RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

“Syriza gibi bir olayın gelişmesi pekala Türkiye’de de mümkün”

--
A+ A-
Bir devrin unutulmayan isimlerinden, Türkiye’deki devrimci hareketin en önemli öncüsü Oğuzhan Müftüoğlu Ege Meclisi’ne çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yunanistan’da yaşanan Syriza örneğinin Türkiye’de de yaşanabileceğini vurgulayan Müftüoğlu, “Türkiye’de sol Gezi olaylarından sonra bir toparlanma sürecine girdi. Haziran hareketi AKP’nin kurduğu düzene karşı bir ortak muhalefet şeklinde gelişiyor. Bu önümüzdeki dönemde ülkenin geleceği açısından umut veren en önemli gelişme. AKP’nin diktatörlüğüne, dinciliği yolsuzluklara örtü yapmasına karşı tutarlı bir muhalefet yapılmasıyla Syriza gibi bir olayın gelişmesi pekala Türkiye’de de mümkün” dedi.

Diyarbakır Satılık

MELİS APAYDIN İDE/EGE MECLİSİ-Devrimci hareket içinde 1960'lardan bu yana yer alan, 1970'lerin ikinci yarısında devrimci demokrat hareketin en güçlü ve en yaygın örgütü olan Devrimci Yol'un önderliğini yapan, 12 Eylül faşizmine esir düşüp 11 yıl hapiste yattıktan sonra 1996'da Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin kurulmasına öncülük eden Oğuzhan Müftüoğlu ile Türk solunu, Yunanistan’daki ‘Syriza’ devrimini ve önümüzdeki seçimlerde neler olacağını konuştuk.

Türk solu hakkındaki düşünceleriniz neler?

Türkiye’deki devrimci hareketin geleneği aslında çok da zayıf değil. 60’lı yıllardan itibaren güçlü bir devrimci muhalefet geleneği oluşmuş durumda. Ancak 12 Eylül’den sonraki süreç içerisinde özellikle dünya çapındaki liberal dönüşüm süresince sol içerisinde de belli bir liberal etkileşim söz konusu oldu. Kaymalar söz konusu oldu. Bütün dünyada sol hareket, küreselleşme süreciyle beraber yeni bir dalgayla karşı karşıya kalırken, kaçınılmaz olarak Türkiye de bir kafa karışıklığı ve sarsıntı yaşadı. Ayrıca Türkiye Ortadoğu’da Amerika’nın, emperyalist güçlerin birinci dereceden ilgi odağı olan bir bölge içerisinde. Enerji kaynaklarının yoğun olduğu ve bütün emperyalist ülkelerin ilgisini çeken bir bölgenin içerisinde olması dolayısıyla ideolojik olarak da emperyalizmin etkisi altında kaldı. Bu bakımdan 80 sonrasında solun gelişmesi belli ölçüde sarsıntılı. Ayrışmalar bölünmeler yaşıyor.

Sizce Türkiye’de de Yunanistan’da yaşanan Syriza devriminin bir benzeri yaşanır mı?

Syriza örneği gibi örgütlenmeler Türkiye’de de oldu. ÖDP böyle bir örgütlenme. Zaten Syriza’nın kardeş partisi.  Ama kendi içinde bu liberal sızmalar, liberal kafa karışıklıkları dolayısıyla sarsıntılar ve bölünmeler yaşadı. Sol muhalefet şimdi şimdi özellikle Gezi olaylarından sonra bir toparlanma sürecine girdi. İdeolojik olarak da liberal ihanetin özellikleri daha net ortaya çıkıyor. Ve saflaşma daha belirgin hale geldi. Haziran hareketi AKP’nin kurduğu düzene karşı bir ortak muhalefet şeklinde gelişiyor. Bu önümüzdeki dönemde ülkenin geleceği açısından umut veren en önemli gelişme. Yunanistan’ın koşullarıyla Türkiye’nin koşulları aynı değil. Yunanistan Avrupa birliği üyesi. Önce çok fazla borçlandı. Sonrasında yardım gibi görünen şeyler aslında sömürüydü. Avrupa Birliği’nin yarattığı kriz en çok İspanya, Yunanistan gibi ülkeleri etkiledi. Syrıza aslında krizin içinde gelişen bir süreç. AB’nin politikalarına karşı tutarlı bir direniş gösterdiği için geniş kitlelerin desteğini aldı. Türkiye aynı değil, ama çok farklı da değil. Haziran hareketleriyle aynı şeyin olması mümkün. AKP’nin diktatörlüğüne, dinciliği yolsuzluklara örtü yapmasına karşı tutarlı bir muhalefet yapılmasıyla Syriza gibi bir olayın gelişmesi pekala Türkiye’de de mümkün. Düzen içerisindeki partilerle buna son vermek mümkün değil. Haziranda oluşan sol, tutarlı ve ortak bir muhalefet geliştirirse önce iktidarın politikalarını durdurur. Sonra eşitlik temelinde bir ülke için harekete geçilir.

Önümüzdeki seçimlerle ilgili düşünceleriniz neler?

Seçimlerde önemli bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Halkın sorunlarını çözecek bir sonuç beklemek hayal olur. Olabilecek en iyi ihtimal AKP’nin gücünü arttırıp, tüm yetkilerini tek kişi üzerinde toplanmasının önüne geçilmesidir. AKP hükümet kuramasa bile mevcut durumdan kurtuluş olacağını düşünmek zor. CHP, MHP, cemaat koalisyonu bile olsa umut vadetmiyor. Önce ezilen kadınlar, Kürtler, Aleviler beraber etkili bir güç olarak ortaya çıkmalı. CHP bana göre merkez sağı kendinde toplayarak krize çözüm sağlamaya çalışıyor. Bu bir çözüm değil. Değişimci, ilerici politikalar yürütmesi lazım.

Son dönemde yaşanan üniversite olaylarına ilişkin değerlendirmeniz nedir?

Türkiye’yi karıştırmak isteyenler gençler üzerinden hareket etmeyi severler. Siyasal gerilim arttıkça bu gerilim üniversiteye yansır. Üniversite Türkiye’deki gerilimin en iyi görüldüğü yerdir. Türkiye ciddi bir kriz içinde. Bu devam ettikçe toplumun her kesiminde olduğu gibi üniversitede de çatışmalar devam eder.

Oğuzhan Müftüoğlu kimdir

Oğuzhan Müftüoğlu 1944 yılında Anamur'da doğdu. 60'lı yıllarda Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiyken Dev-Genç hareketine katıldı. Kızıldere öncesinde Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla birlikte THKP-C saflarında mücadele etti. Dev-Genç ve THKP-C davalarından yargılandı, ceza aldı. 1974 affıyla birlikte tahliye edildi. 70'li yıllarda önce Devrimci Gençlik, ardından Devrimci Yol hareketinin kurulmasında öncelikli rol oynadı. 12 Eylül'den sonra açılan Devrimci Yol ana davasında 1 numaralı sanık olarak yargılandı. 11 yıllık cezaevi yaşamının ardından 1991'de tahliye oldu. Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf'ın, Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin ve BirGün gazetesinin kuruluşunda yer aldı.


ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJLAR haberleri









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber