RSS / XML
23-06-2018
Bizi Takip Edin!

Resimle kanseri yenen bir sanatçı: Seba Uğurtan

06-09-2015 09:49:38
A+ A-
Ressam Seba Uğurtan, çok küçük yaşlarda başlayan sanat hayatına onlarca başarı sığdırdı. Kanseri sanat aşkıyla yenen, en büyük hayali ‘sokaklarında resim yapılan bir İzmir’ olan Uğurtan’a ‘Anlat Ustam’ dedik, rengarenk boyalarla yeniden çizdiği hayatını kendi ağzından dinledik.

Adana Satılık

MELİS APAYDIN İDE / EGE MECLİSİ - İzmir Sanat Bienallerinin mimarı Ressam Seba Uğurtan bilinmeyen hayat öyküsünü Ege Meclisi okurlarıyla paylaştı.

 

 

Çocukluğunuzdan bahseder misiniz?

Seba Uğurtan: 1956 yılında İstanbul’da doğdum. Sanatçı bir aileden geliyorum. Babam sanata karşı çok duyarlı biriydi. 8 kardeştik ve bütün kardeşlerim üniversite tahsili yapıyorlardı. Bu bir astsubay emeklisi için zordu. Evimizde iki şey hesaplanırdı; birincisi gıda miktarı, ikincisi ise sanata ayrılan zaman. Babam emekli olunca İzmir’e taşındık. Aslında benim sanat hayatım o zaman başladı.

Nasıl oldu bu?

Seba Uğurtan: İzmir’e geldiğimizde annem ve babam bizi sık sık opera ve balelere götürürdü. Çünkü ucuzdu ve bu bizim için büyük bir şanstı. Ben o zamanlar henüz 14-15 yaşlarındaydım. Devlet Resim Heykel Müzesi’nin resim kursuna yazılmaya karar verdim. Fakat İzmir’e taşınma tarihimizde kursun kayıtları bitmişti. Kapıda ‘Ne olur beni alın’ diye gözyaşı döktüm. Çünkü kursun fiyatı ucuzdu ve gücümüz ancak oraya gitmeme yeterdi. Onlar da sağ olsunlar beni kabul ettiler. İşte o ‘ne olur beni buraya alın’ dediğim günden beri sanat, benim hayatım.

 

 

Peki, öğretmenliğe nasıl başladınız?

Seba Uğurtan: Üniversite sınavlarında puanım çok yüksekti ve dilediğim bölüme girebiliyordum. Fakat o dönemde nişanlandım. Ve bir tercih yapmak zorundaydım. Buca Eğitim Fakültesi gece bölümünde evlilik serbestti. Bu yüzden İstanbul Mimar Sinan yerine orayı tercih ettim. Okul birincisi olarak eğitim fakültesinde eğitimime başladım. Dönemin belediye başkanı Işılay Saygın beni makamında ağırlamış gururlandırmıştı. Bu 17 yaşındaki genç bir kız için çok önemliydi. Sanata olan aşkımı daha da perçinledi. Okul bittikten sonra Dokuz Eylül Ortaokulu’nda öğretmenliğe başladım. O esnada oğlumu dünyaya getirdim.

 Hem evlilik hem sanat... Zor olmadı mı ikisini birlikte yürütmek?

Seba Uğurtan: Eşimle çok severek evlendim, hiçbir zaman da pişman olmadım. Fakat oğlumuz doğduktan sonra resim yapmama itiraz etmeye başladı. Atölyeye gidip resim yapamadığım 10 yıl benim için çok zordu. En sevdiğim şeyi yapamıyordum. Enerjimi okulun duvarlarını boyayarak, çocuklara resimler yaptırarak atmaya çalıştım. Yüzlerce çocuğu akademiye hazırladım. Sanat için elimden gelen her şeyi yapmaya devam ettim. 30 yaşlarında geldiğimde, kanser hayatıma girdi.

 

 

 Tedavi sürecinde resim yapmaya devam ettiniz mi?

Seba Uğurtan: Kanser çok ileri safhadaydı. Göğsüm ile birlikte adalelerim de alındı. Bir müddet kollarımı kullanamadım. O sırada eşim ne yaptığının farkına vardı ve bana bir sanat atölyesi hediye etti. Hayatla tekrar buluşmam başladı. Ruhumun yıpranmasına asla izin vermedim. Ve İzmir’i sokaklarında resim yapılan bir kent haline getirmek için mücadeleye başladım.

 Toplam kaç etkinlik düzenlediniz?

Seba Uğurtan: 56 etkinlik hazırladık. Hepsinde bir amacımız, bir dayanışmamız vardı. Tüm bunların ardından İzmir Sanat Bienali’ni düzenlemeye başladık. Bu sene üçüncüsünü gerçekleştirdik. Dünyanın her yerinden gelen sanatçılarla unutulmaz anlar yaşadık. İzmir’i tanıttık. Bieaneller bana yetmedi, bir de turistik yerleri tanıtalım dedim ve Bodrum’da çalıştaylar düzenlemeye başladım. Çalıştaylarda yapılan resimleri hastanelere bağışlıyoruz. Hastanelerde çok zaman geçirdiğim için oradaki atmosferi çok iyi biliyorum. Koridorlarda oturan insanların yüreklerindeki acıyı hafifletmek için hayal kurmalarını istiyorum.

 

 

En unutamadığınız resminiz hangisi?

 

Seba Uğurtan: “Bana meme kanserini anlatır mısın?” konulu bir resim yarışması için yaptığım resimlerimi unutamam. İstenen bir resimdi fakat ben bir resim sadece acıyı anlatır diye düşündüm ve üç tablo hazırladım. Birincide hastalıkla tanışmayı, hastalığın haberini almayı, ikincide göğsün alınmasını, tedavi sürecini, üçüncüde bir kadının hayata başkaldırmasını ve yeniden güneşle buluşmasını anlattım. Yarışma İngiltere’deydi. Eser dünya ikincisi oldu.


ETİKETLER : Seba Uğurtan ressam Seba Uğurtan kanseri resimle yendi
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Mobil
Perıhan inan 2015-10-09 08:59:00
seba hanım bır sabah Facebook de gezınırken hayat hıkayenızını okudum çok etkilendım fakat azmınızın sayesınde bu güzel muhteşem eserlere ımza atmanıza ve etkınlılere bıtevıye çalışmanız benı çok mutlu ettı her ne kadar sizı tanımasamdaAzmın ellinden hiçbırşeyın kurtulamayacağını eserlerınızle hayata bakış açınızın takdırle karşılıyor başarılarınızın Devamını dıler hayatınızınyaptığınız resimler gıbı renkli geçmesini temennı ederim sevgiyle ,sağlıkla kalın ıyıkı sızler gibi başarılı Türk Kadınlarımız var
Mobil
Kadriye Ipek Men 2015-09-29 03:56:01
Seba Hocam. Izmir in gururusunuzz.
Mobil
sibel cinsdemir 2015-09-16 00:56:33
Hocam saygilar..ortaokulda sizin ogrencinizdim. ....
bende fizik ogretmeni oldum...sizin yazınızı okuyunca çok duygulandim...ellerinizden öpüyorum
Toplam 3 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer İZMİR haberleri









Arşiv Arama
- -


Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber