RSS / XML
20-10-2018
Bizi Takip Edin!
bodrum escort

İzmir Basını'nın Ustalarından Çetin Gürel Anlatıyor

13-09-2015 10:28:58
A+ A-
Meslek hayatında 55 yılı geride bıraktı. Yeni Asır, Sabah gibi Türkiye’nin köklü gazetelerinin kuruluşunda büyük rol oynadı. 1980’lerde tırmanan terör olaylarına muhabirleri gönderirken yaşadığı stres yüzünden kalp krizi geçirdi ama yine de gazetecilikten vazgeçemedi. 25 yıl önce kurduğu ‘Gözlem Gazetesi’ nde sayısız gazeteci yetiştirdi. Usta gazeteci Çetin Gürel mesleğe ilk adım attığı günden bugüne yaşadıklarını EGE MECLİSİ’ne anlattı.

Ankara Satılık
MELİS APAYDIN İDE/EGE MECLİSİ- Gazeteciliğe bir tesadüfle başlayan 75 yaşındaki Çetin Gürel meslek hayatına çok sayıda başarı sığdırdı. Gürel’e ‘ANLAT USTAM’ dedik ve unutulmaz anılarını kendi ağzından dinledik.
 
Mesleğe nasıl başladınız?
 
Ç.GÜREL:Aslen İzmirli'yim Kemalpaşa’da doğdum. İlkokulu İstanbul Yıldız İlkokulu’nda okudum. Sultanahmet Ticaret Lisesi’ne devam ederken İzmir’e göç ettik. İzmir Ticaret Lisesi’ne kaydımı yaptırdım. Lise son sınıftaydım. Sabah Postası gazetesinde spor servisi şefi olarak görev yapan bir arkadaşım maça gönderecek bir arkadaş bulamamış, bana sen gider misin dedi. Ben de giderim dedim. Sene 1959’du. Alsancak Stadı’nda Yeşilköy ile Demirspor maçı oynanıyordu. Gazeteye geldim kendime göre bir şeyler yazdım. Ertesi gün Sabah Postası gazetesinde imzamı görünce çok hoşuma gitti. Birkaç defa daha aynı gazetede maç yazısı kaleme aldım. 1960 yılında Ege Ekspres gazetesine kadrolu girdim. Basın hayatım bu tesadüfle başladı.
 
 
 
 
Peki sonra?
 
Ç.GÜREL:1961’de Demokrat İzmir’de spor servisi şefliğine başladım. 15 yıl içinde önce haber müdürü, sonra yazı işleri müdürü oldum. 1976 yılında transfer olduğum Yeni Asır’da 1984’e kadar çalıştım. 1980’de terör olaylarında arkadaşlarımı göreve gönderen bir insan olarak çok stres yaşadım. Çünkü göreve gönderdiğim insanın geriye dönüşü o gün için tesadüflere bağlıydı. Bunun getirdiği stresle kalp krizi geçirdim. Çok şükür ucuz atlattık. Kalp krizi geçirdikten sonra yazı işlerinden, genel müdürlüğe kadar yükseldim. Başarılı bir dönem geçirdim. Yeni Asır grubu İstanbul’da Sabah Gazetesi’ni çıkarmaya karar verdiğinde Güngör Mengi ve ben İstanbul’a gittik. 22 Nisan 1985’te Sabah Gazetesi’ni çıkardık. 1 yıl içinde Sabah’ı günde 1 milyon satan bir gazete haline getirdik. Ondan sonra bir milyon satan gazete pek olmadı.1990’a kadar Sabah’ta genel müdürlük yaptım. 1990’da Dinç Bilgin Yeni Asır’ın sana ihtiyacı var dedi ve İzmir’e geri döndüm. Tirajı 16 ayda 3 misline çıkardım. 1991’de Yeni Asır’dan ve Sabah grubundan ayrıldım. 26 Ağustos 1991’de kendi gazetem Gözlem’i çıkardım.
 
Şimdi olsa yine aynı kararı verir miydiniz?
 
Ç.GÜREL:Artılara eksilere baktığınızda benim için doğru bir karar oldu. Çünkü benden sonra Sabah Gazetesi arka arkaya çok talihsiz olaylar yaşadı. Ben ayrıldığım için olayların içindeki sıkıntıları yaşamadım ama gruba 15 yıl hizmet etmiş biri olarak o hüznü yaşamadım dersem yalan olur.
 
Gözlem gazetesini kurmaya nasıl karar verdiniz?
 
Ç.GÜREL:Gözlemi kurarken benim sermayem yoktu. Ama mesleğimi yapmak istiyordum. Ve İzmir’de yapmak istiyordum. İstanbul’daki çevrem İstanbul’da kalmam için ısrar ettiler. Ama ben kendi şehrimde yararlı bir insan olmak istedim. Haftalık bir ekonomi gazetesi olarak çıktık. İlkelerimizi belirledik; Atatürkçülük, Laiklik, Demokrasi, Cumhuriyet ve Hukuk devleti savunmak. 25 yıldır bu ilkelerden hiç taviz vermeden yolumuza devam ediyoruz.
 
 
 
 
Unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız?
 
Ç.GÜREL:1965 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nin İzmir’de spor muhabirliğini yapıyordum. Beni İstanbul’a çağırdılar. Milli takımla Romanya ve Bulgaristan’a maçlara gitmemi istediler. Bu benim için bir ödüllendirmeydi. Çünkü 11 kişilik gazeteci grubu içinde 10 kişi İstanbul’dan 1 kişi İzmir’dendi. Maçları seyret, gez gel, haberi yollamana gerek yok dediler. Biz önce Romanya’ya gittik. Otelde 10 kişilik grubun bir arada olduğunu gördüm. Ben yoktum çünkü İstanbul’daki gazeteciler İzmir’deki gazetecileri taşra olarak görürler. Bu durum hala da böyledir. Bunu görünce taksiye bindim Romanya Türkiye Büyükelçiliği’ne gittim. Fotoğraf makinesi ve film rica ettim. Onlar da sağ olsun bana yardım ettiler. Filmi İstanbul’a nasıl göndereceğimi sordum. Saat 18’de İstanbul’a giden bir tren olduğunu söylediler. Maça gittim birinci devreyi çektim. Stattan çıktım koşarak gara gittim. Türk olduğunu anladığım birinden filmi İstanbul Cumhuriyet Gazetesi’ne götürmesini istedim. Şu an anlatırken hala aynı heyecanı yaşıyorum. Ertesi gün Bulgaristan’a diğer maçı izlemeye gittik. Maçtan önce bize büyük elçilikte bir davet verdiler. Burada Türkiye’den gelen gazetelerde vardı. Cumhuriyet’i alıp arka sayfasına baktığımda 5 fotoğrafımın imzamla yayınlandığını gördüm. Film yerine ulaşmıştı. Dünyalar benim oldu. Ben bunu hayatım boyunca unutamam. Bizim mesleğimizde eğer heyecan duygun yoksa o mesleği bırakacaksın.

ETİKETLER : Çetin Gürel gözlem gazetesi Türkiye’nin köklü gazetelerinden gözlem gazetesi
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer EGE haberleri









ÇOK OKUNANLAR
Arşiv Arama
- -


Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber