RSS / XML
15-08-2018
Bizi Takip Edin!

Öcal Uluç'un deneyimleri, anıları, gençlere önerileri

03-10-2015 10:50:00
A+ A-
Gazeteci-yazar Öcal Uluç mesleğe 61 yıl öce Fenerbahçe Dergisi’nde başladı. Aslında Galatasaraylıydı; ama bunu iş arkadaşlarının hiçbiri bilmiyordu. Günden güne ilerlettiği gazeteciliği onun sayısız serüvene sürükledi. Yenigün Gazetesi’nden Öncü’ye, Tercüman Gazetesi’nden Türkiye Gazetesi’ne kadar birçok yerde üst düzey görevlerde bulundu. ‘Anlat Ustam’ dediğimiz gazeteci yazar Hıncal Uluç’un ağabeyi Öcal Uluç, genç gazetecilere önemli nasihatler verdi.

Manisa Satılık

MELİS  APAYDIN İDE / EGE MECLİSİ - 1956 yılında Yenigün gazetesi spor şefi olarak kendi deyimiyle ‘asıl’ gazeteciliğe başlayan Öcal Uluç yaşam öyküsünü ‘Ege Meclisi’ okurlarıyla paylaştı. Usta gazeteci günümüz gazeteciliğini sert bir dille eleştirdi.

Öncelikle bize yaşam öykünüzü ve gazeteciliğe nasıl başladığınızı anlatabilir misiniz?

Öcal Uluç: Rahmetli babamız subaydı. Dört kardeş yurdun dört bir yanında doğduk; “en büyük” ben Edirne’de, Hıncal Kilis’te, kız kardeşim Van’da, en küçük erkek kardeşimiz Bandırma’da. Yurdun dört bir yanında yaşadık, okuduk. Gazeteciliğe 1955’de, üniversitede okumak için gittiğim İstanbul’da, Babıali’de başladım. Dayım spor yazarı Necati Bilgiç Fenerbahçe Dergisi’nde haber müdürü idi. Bana “Gel, ikinci liglerden başla” dedi. Başladık. Bu arada hemen ilave edeyim; ben Galatasaraylıyım. Dayım biliyor, o koyu Fenerli ama, dergide başka kimseler bilmedi; orada Fenerbahçe’nin maçlarından “notlar ve soyunma odaları” yazmaya kadar ilerlettim gazeteciliği. Bir yıl sonra Mülkiye’nin sınavlarını kazanarak ailemin yanına Ankara’ya döndüm. Bu sırada annemizin dayısının oğlu olan Mehmet Ali Kışlalı, Ankara Yenigün Gazetesi’nin genel yayın müdürlüğüne getirilmiş ve kadro değişikliği yapılarak yeni bir kadro kurulmaya başlanmıştı. Mehmet Ali Ağabey beni spor servisi şefliğine atadı. Kardeşim Hıncal ile kendi kardeşi Ahmet Taner Kışlalı’yı da spor servisine aldı. Sadece benim Fenerbahçe Dergisinde tecrübem vardı. İşte “asıl” gazeteciliğe Yenigün’de böyle başladık; yıl 1956.

Sonra?

Öcal Uluç: Kısa bir süre sonra beni Yazı İşleri Müdür yardımcılığına yükselttiler, Hıncal spor şefi oldu. Bu dönemde rahmetli Adnan Menderes’in DP iktidarı “hürriyetleri kısma ve baskı” dönemine girmişti. Gazetemiz İnönü ve CHP’yi destekliyordu; muhalifti; kapattılar ve 27 Mayıs İhtilali’ne kadar gazete çıkamadı. İhtilalden sonra yeniden yayına başladık. Bu arada Ankara’da “arkasında ihtilalin güçlü albayı Alpaslan Türkeş’in olduğu” Öncü Gazetesi çıktı. Ben o gazetenin yazı işleri müdürü oldum, Hıncal da Spor Servisi Müdürü... Genel Yayın Müdürümüz Altan Öymen, Haber Müdürümüz Oktay Ekşi idi. Zamanın birçok ünlü muhabiri ve yazarı gazetemizdeydi; rahmetli Örsan Öymen, Mete Akyol, rahmetli Mustafa Ekmekçi, Mahmut Makal, Fakir Baykurt, Prof. Dr. Aydın Yalçın, Özdemir Nutku, Nilüfer Yalçın, rahmetli Ahmet Oktay, rahmetli karikatürist Semih Balcı gibi. Ünlü şair rahmetli Ahmet Arif, “düzeltmen” şefimizdi. Sonra Ankara’da Rüzgarlı Sokak’ta başka gazetelerde yazı işleri müdürlükleri, genel yayın müdürlükleri yaptım. Kemal Ilıcak’ın Tercüman Gazetesi’nin Ankara Temsilciliği’nde Spor Servisi şefliği, sonra aynı gazetenin İzmir Haber Müdürlüğü, sonra İstanbul’da gene Tercüman'ın Spor Müdürlüğü ve nihayet yeniden İzmir’e dönüş; Tercüman’ın İzmir Temsilciliği... Emekliliğimi isteyerek Tercüman’dan ayrıldıktan sonra, Türkiye Gazetesi’nde spor yazarlığına döndüm. Bu arada Gözlem Gazetesi’nin çıkışı ve ilk sayısından itibaren 25 yıl bu gazetede yazarlık... Başka birçok gazetecilik duraklarım da var; dergicilik, TV programları, başarılı olmayan gazete patronluğu maceraları, İzmir’de iş aleminin çıkardığı Gazete İzmir’in kurucu genel yayın müdürlüğü gibi... Biraz düşünsem 40’ı bulur bu duraklar, belki de geçer. Az değil 61 yılıma giriyorum bu meslekte. Sendikacılık var, cemiyetçilik var. Meslek kuruluşlarında yöneticilikler, başkanlıklar var. Basın Konseyi Yüksek Kurulu üyeliği var, var da var. Hatıralarımı yazmaya çalışsam, birkaç cilt tutar!

 

Günümüz gazeteciliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öcal Uluç: Zaman zaman düşünüyorum; “Bugün Türkiye’de gazetecilik yapılıyor mu; gazetecilik yapılmasına izin veriliyor mu” diye. Üzülerek söyleyeyim; bu soruya “Evet” cevabı veremiyorum.

Neden?

Öcal Uluç: Baskı var; siyasetin, iktidarların, sermayenin, patronların baskısı var. Bu baskı gazeteciye yansıyor, gazeteciliğe yansıyor ve sansürün yanında, daha da kötüsü “otosansür” başlıyor; beyine ve kalemlere süzgeç konuyor; böyle gazetecilik yapılmaz ve böyle gazetecilik olmaz!.. Sözüm ona, “Basın Hürriyeti” Anayasa’nın güvencesi altındadır. Çok acı ama, “kendini bile koruyamayan” bir Anayasa var bugün Türkiye’de, nerede kaldı ki Basın Hürriyeti’ni korusun; koruyamıyor ve de halkın “haber alma hakkı” çiğneniyor. Gazetecilikte çok ileri bir teknolojiye ulaştık. Ama teknoloji ilerledikçe, ters orantılı olarak gazetecilik geriledi. Gazeteler ve TV’ler, radyolar “ajans haberleri” ile dolu. Özel haber, nadide bir çiçek gibi. Bul ki, koklayasın...

 

Bizim aracılığımızla genç gazetecilere bir mesajınız olacak mı?

Öcal Uluç: Genç gazeteci kardeşlerim; gazetecilik merak demektir, araştırmak demektir, öğrenmek demektir, haberin peşinde, doğrunun peşinde gece gündüz koşmak ve çalışmak demektir, parayı, pulu, bayramı, seyranı, tatili düşünmemek demektir. Bunlara varsanız gazeteci olursunuz, devam ediniz. Yoksanız hemen başka bir meslek seçip, ona doğru yol alınız. Son sözüm; kimsenin adamı olmayın ve kimseye benzemeye çalışmayın; kendiniz olun ve kendinizin adamı olun!


ETİKETLER : Gazeteci-yazar Öcal Uluç fenerbahçe dergisi tercüman gazetesi türkiye gazetesi
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer İZMİR haberleri









ÇOK OKUNANLAR
Arşiv Arama
- -


Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber