RSS / XML
21-02-2018
Bizi Takip Edin!

İzmir Tabip Odası'ndan Acil Servis Açıklaması

14-02-2018 15:34:27
A+ A-
İşte haberin detayları...

Sinop Satılık

EGE MECLİSİ - İzmir Tabip Odası Sağlık Bakanlığı’nın 31 Ocak 2018 tarihli genelgesiyle belirli yataklı tedavi kurumlarında uygulanması öngörülen acil servis yakınlarında poliklinik uygulamasının sakınca yaratacağını savunarak bir basın açıklaması yayınladı.

 

"Sakıncaları sıralamayı ve kamuoyunu bilgilendirmeyi görev sayıyoruz" ifadeleri ile başlayan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:  

"Kısaca değinmek gerekirse ülkemizde bir yılda gerçekleşen hekime başvuru sayısı 700 milyon dolayındadır. Bu başvuruların % 95’i kamu sağlık kurumlarına yapılmaktadır ve acil servislere başvuru sayısı 100 milyonu aşkındır. Hiç kuşkusuz acile başvuruların önemli bölümü gerçek acil olgulardan oluşmamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nca açıklandığına göre acillere başvuruların % 70’i “yeşil alan” (normal poliklinik) hastalarından oluşmaktadır. Bu durum da doğal olarak acil servislerde karmaşaya ve gerçekten acil hastalara yaklaşımda sorun yaratmaktadır.

Öncelikle sorgulanması gereken, sağlık hizmeti sunumunda tüketimi özendirmenin geldiği noktadır. Acil servislere bu kadar yoğun başvurunun sebebi nedir? Toplumumuz niçin bu kadar çok hastalanıyor veya sağlık kurumuna başvuruyor?

Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetleri yerine tedavi edici sağlık hizmetlerini ön plana çıkartan sağlık sisteminin, kışkırtılmış sağlık tüketimi karşısında çözüm üretmesi beklenmektedir. Bu beklenti nedeniyle, sorunun kaynağına inerek çözüm üretmek yerine günübirlik çözümlerle kamuoyunun ilgisi farklı bir yöne çekilmektedir. 

Dünyanın en büyük hastanelerini, en modern sağlık teknolojilerini, en fazla sağlık personelini elinizde bulundursanız bile;  hiç bir sağlık organizasyonunun, sürekli hastalanan ve sağlık kurumuna başvurmaya özendirilen 80 milyonluk bir nüfus karşısında ayakta kalması mümkün değildir.  

Kışkırtılmış sağlık tüketimi, yer ve zaman kavramı olmaksızın sağlık kuruluşuna başvurma arzusunu körüklemektedir. Acil servis kavramı, gerçek anlamından koparılmıştır. Acil servisler, gündüz sağlık kuruluşuna başvur(a)mayanların uğrak yeri haline gelmiştir. 

Sağlık otoritesinin birincil görevi, acil servislerin varlık sebeplerini topluma doğru şekilde anlatmak ve toplumun acil servise gereksiz başvurusunun önüne geçecek idari önlemleri almaktır.

Sağlık Bakanlığı’nın son genelgesi, acillerde yoğunluk yaratan acil olmayan hastalara, gece saatlerinde de hizmet vererek sorunu çözmeyi amaçlamaktaysa da, bu uygulamanın sorunları katlaması ve sağlık kuruluşlarına başvuruları daha da kışkırtması kaçınılmazdır.

Bu uygulamaya hasta açısından bakmak gerekirse, uzatılmış poliklinik saatlerinin hastalara yararlı olma olasılığı son derece düşüktür. Acil servisler, fiziksel, teknik ve personel altyapısı ile acil hastaların gereksinimlerini karşılamak üzere kurgulanmış birimlerdir.  Acil olmayan hastaların başvurularını karşılamak için açılacak “yeşil alan” polikliniklerinde, hastalar, gündüz polikliniklerde yapılan işlemlerin yapılmasını isteyecektir. Hiçbir sağlık kurumu, acil hizmetler dışında, mesai saatlerinde yapılan rutin işlemleri mesai dışında da devam ettirmek için kurgulanmamıştır. Acil servise başvuran yeşil alan hastalarının işlemlerinin  bitirilememesi nedeniyle, hasta ve yakınlarında birikecek öfkenin hekimlere ve sağlık çalışanlarına yöneleceği açıktır. 

Acil servis hizmetleri, nöbet yöntemiyle yürütülmekte olan hizmetlerdir. Acil servislerin niteliğine göre hekim ve ilgili daldaki uzman hekimlerin katılımı ile nöbet planlamaları yapılmaktadır. Bu nöbet planlaması, gerçekten acil hastaların gereksinimini karşılamak için yeterlidir.

Acil servislere yığılmanın önüne geçmek adına ek hekim görevlendirmesi yapılması, ağır iş yükü altında ezilen hekimlerin daha fazla çalışmaya zorlanması, dinlenme haklarının ihlal edilmesi sonucunu doğuracaktır. Gece saatleri ve tatil günlerinde çalıştırılacak hekimlerin aile bütünlüğünün bozulması da kaçınılmazdır. Mesai dışı çalışmaktan kaynaklanan biyoritm bozuklukları sonucu mutsuz olan bir hekimin hastasını mutlu etmesi zorlaşacaktır.

Mesai dışı poliklinik uygulamasına zorlanan hekimlerin ertesi gün dinlenme haklarının olup olmayacağı, çalışmaya devam edip etmeyeceği, çalışmalarının karşılığının ne şekilde ücretlendirileceği de belirsizdir.  Hekimler ve diğer sağlık çalışanları yeni bir angarya ile karşı karşıyadır.   

 

Sağlık Bakanlığı’nı uyarmak istiyoruz!

Acillerdeki yoğunluğun giderilmesi amacıyla yapılan düzenlemenin tam tersine başka karmaşalara ve yoğunluklara yol açması söz konusu olacaktır. Bu durumun ise sağlıkta şiddeti ve acil servise başvuruları patlatması kaçınılmaz bir olumsuzluk olarak  karşımıza çıkacaktır. 

Öngörülen çözüm görünümlü uygulamaların sorunun parçası olmasından kaçınılmalıdır! Karmaşa ve yoğunluğu gidermeyi amaçlarken yeni karmaşa ve yoğunluklara yol açmaktan uzak durulmalıdır!

Tersi durumda yaşanacak olumsuzluklardan söz konusu uygulamayı yeterince inceleyip, tarafların görüşlerini almadan yaşama geçiren Sağlık Bakanlığı yetkilileri sorumlu olacaktır.

Sağlık sisteminde, her türlü uygulamada, kalite ve güvenlik stratejileri belirlenirken bu zincirin önemli bir halkası olan hekimlerin görüşleri ve bilim insanlarının değerlendirmeleri dikkate alınmalıdır."


ETİKETLER : İzmir Tabip Odası Acil Servis Açıklama
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri









Arşiv Arama
- -


Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2018 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber