Balçova Belediyesi'nin düzenlediği panelde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, eğitimde her bakan ve müsteşar değiştiğinde değişen sisteme dikkat çekerek, "Bugün eğitim sistemimizle çelik-çomak oyunu gibi oynanıyor; A'dan Z'ye dizayn edilmeye çalışılıyor. Eğitimde en büyük yara bu" dedi.    

 

Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 78. yıldönümü nedeniyle Balçova Belediyesi tarafından düzenlenen "Eğitimde Adaleti ve Geleceği Düşünmek" konulu uluslararası sempozyum,  3 önemli kentin büyükşehir belediye başkanlarını bir araya getirdi. Sempozyumun "Yerel Yönetimler ve Eğitim"  başlıklı oturumunda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, eğitim sistemine bakışlarını ve yerel yönetimler olarak katkılarını anlattı. Oturumu Eğitim Reformu Gelişimi Direktörü Batuhan Aydagül yönetti.  

Üniversite eğitimini de yozlaştırdık

Köy Enstitüleri'nin inançlı ama çaresiz, çok sınırlı olanaklarla Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitimde sıçrama yapabilmek için bulduğu etkili bir yöntem olduğunu ve günün koşullarına çok iyi cevap verdiğini hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bugün her bakan, müsteşar değiştiğinde eğitim sisteminin de değiştiğini belirterek, "Şimdi eğitim sistemimizle çelik-çomak gibi oynanıyor; A'dan Z'ye dizayn edilmeye çalışılıyor. Eğitimde en büyük yara bu. Anadolu liseleri, fen liseleri eski özelliğini yitirdi. Eskiden kaliteli yüksekokullar, fakülteler vardı. Buralardan çok kıymetli insanlar yetişirdi. Artık en küçük kentlere bile üniversite yapmakla övünüyoruz. Oysa üniversite okumak, 30 kitabı okuyup 30 kitabın sınavından geçmek de ğildir. Metropol yaşamını, kültürel, sanatsal faaliyetleri izleyerek Türkiye'nin her yerinden gelen insanlarla hayatı paylaşmaktır.  Maalesef üniversite eğitimini de yozlaştırdık. Öyle üniversite mezunları var ki, yazdığı şeyin anlaşılırlığı tartışılır" diye konuştu.

 

Önce kentin kalkınması

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak eğitime yaptıkları katkıları da anlatan Başkan Kocaoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"2002'de AKP göreve geldi.  Ben de 2004 yılında belediye başkanı oldum. Çaresizlik çare üretiyor. Ben eğer iktidar partisinin belediye başkanı olsaydım, bu kadar başarılı olamazdık. Çünkü çaresizlik, inançlı ve dirençli insanlara bir yol yapmayı yahut yol bulmayı öğretiyor.  Eğitim,  ekonomi, tarım ve turizm konusunda birçok  projeyi hayata geçirdik. Dağın tepesindeki köye, merkezde oturan insana, sanayiciye,  lojistikçiye ne lazımsa bunun öncülüğünü yapmak,  bulmak; eğitimse eğitim, alt yapıysa alt yapı kenti kalkındırmak zorundayız. Ben göreve geldiğimden beri kentin kalkınmasından kendimi sorumlu tutuyorum."

Büyükerşen ve Gürün

Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, ülke olarak eğitime gönüllü destek konusunda hevesli olduklarını, ancak yine de adaletsizliğin ortadan kaldırılamadığını vurguladı. Büyükerşen, "Eğitim yalnız başına devlete bırakılamayacak kadar önemli bir hizmettir. Biz kentimizde çocuklarımızın hayal gücünü geliştirmek için masal şatosu yaptık. Senfoni orkestrası kurduk. Tiyatroya çok önem verdik. Ben belediyeleri eğitim konusunda bir okul olarak görüyorum" dedi.

Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün ise eğitim sisteminde hayata geçirilmeye çalışılan karşı devrime dikkat çektiği konuşmasında, " Şu anki durumumuza ağlamak sızlamak yerine bunu aşmanın formülünü bulmalıyız. Ülkemizin dünyanın hızına yetişebilmesi için dünya vatandaşı olabilecek insan malzemesine süratle kavuşması lazım.  Bu ancak  bilgi üretmek ve bilgiyi üreten insanları yetiştirmekle mümkün olur.  Yoksa zıplama yapamayız. Üniversite programını yaparken önce yereli düşünmeli,  yereldeki problemlere evrensel değerlerle çözüm üretmeli" diye konuştu. (İzmir BŞB. Bld.Basın Bürosu)