RSS / XML
maltepe escort alanya escort film izle
17-09-2019
Bizi Takip Edin!


Yüksek Seçim Kurulu nasıl kurulmuştu?

24-05-2019 12:46:13
A+ A-
Bugün Türkiye’ye düşen, ona 1950’deki seçim sistemiyle çağ atlatan uygulamayı derinleştirmek, kökleştirmektir. Onu zayıflatmak, Türkiye’yi zayıflatmak olacaktır...

Aydın Satılık

1950 seçimleri öncesinde Hükümet tarafından TBMM’ye getirilen seçim kanun tasarısı için CHP, DP ve Millet Partisi’nden (MP) karma bir komisyon oluşturuldu. Anayasa, Adalet ve İçişleri komisyonlarından onar üye ile kurulan geçici komisyonun başkanı Dr. Behçet Uz’du. Karma Komisyon, ilk toplantısını 9 Ocak sabahı Behçet Uz’un başkanlığında yaptı. Toplantıya komisyon üyelerinin yanı sıra, kalabalık bir dinleyici kitlesi (milletvekilleri) de katıldı.

Komisyon üyelerinden ilk sözü CHP’li Şükrü Sökmensüer aldı:

“Yeni kanunda temel unsur vatandaşların tam bir serbesti ile reylerini kullanmaları ve sandıklara atılan reyleri olduğu gibi sandıktan çıkmasını temindir. Vatandaşlar, kendilerini rey sandığına gidip gelirken emniyette hissetmiyorlar. Bunun üzerinde dikkatle durulması lazımdır. Dört sene evvel tek dereceli seçime geçtik. İtiraf etmeli ki o zaman acemi idik. Şimdi tatbikattan mülhem olarak bu acemi devreyi atlattık”.

Sökmensüer’den sonra DP’li Nuri Özsan konuştu. Özsan, seçim sisteminin demokrasinin temelini oluşturduğunu, milli iradenin doğru olarak gerçekleşmesini sağlayamayan aksak bir seçim sisteminin şahıs egemenliğine araç olmaktan başka bir işe yaramayacağını, seçim kanununun demokrasiyi benimseyen milletler için hayati bir önem taşıdığını, eski seçim kanununun millet vicdanına emniyet vermediğini, bu kanunun bugüne kadar değiştirilmemesinde gösterilen anlamsız ısrarın ruhsal ve siyasal buhranlara yol açtığını, adli bir sistemin kabulünün gerekli olduğunu ve yeni getirilen sistemi memnunlukla kabul ettiklerini söyledi. Nuri Özsan, nispi temsil sistemi konusunda ısrarlı olmadıklarını, her şeyden önce seçimlerin dürüst bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacak bir kanun istediklerini ilave etti.

MP’li Hasan Dinçer ise nispi temsil sistemini savunarak, bu sistemin dünyanın her yerinde uygulandığını belirtti. Seçim kanunu tasarısının adli teminatı tam anlamıyla getirmediğini, seçim kurullarında çoğunluğun iktidar mensuplarında olduğunu ve seçimler konusunda nihai kararı yüksek seçim mahkemesinin vermesi gerektiğini ifade etti.

Komisyonun ertesi gün yapılan toplantısında Kemal Zeytinoğlu (DP), hâkimlere verilen yetkilerin az olduğundan şikayet etti. DP milletvekilleri seçimlerin güvenliğini, dürüst bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaya çalışırken, MP’li milletvekillerinin temel derdi, nispi temsil sistemiydi. DP çoğunluk sistemiyle de olsa CHP ile rekabet edebileceğini biliyordu; oysa, MP temsilde adalet olduğu takdirde parlamentoda bir güç olarak var olabileceğinin farkındaydı. Bu nedenle MP’li Ahmet Oğuz ve Hasan Dinçer, tekrar ve ısrarla nispi temsil sisteminin kabulünü savundular. Başbakan Yardımcısı Nihat Erim, bu görüşlere yanıt verdi. Erim, 35 ülkenin anayasalarını incelediğini, bunların büyük çoğunluğunun nispi temsil sistemini kabul etmiş olsalar da, bu konudaki tartışmaların henüz bitmediğini ve bu ülkelerde nispi temsil sisteminin sakıncaları üzerinde sıklıkla durulduğunu, İngiltere’nin kendi bünyesine uygun görmediği için nispi temsil sistemini kabul etmediğini, bu sistemin en büyük kusurunun meclisleri küçük parçalara ayırmak olduğunu ve mesuliyetli bir hükümet olanağını ortadan kaldırdığını anlattı. Adalet Bakanı hâkimlere yeterli yetki verilmediği görüşünü anlayamadığını ve buna hayret ettiğini belirtirken, Nuri Özsan bu konudaki sorunları dile getirmeye devam etmekteydi. Görüşmeler bir müddet daha sürdükten sonra, tasarının maddelerine geçildi. Tasarının ilk maddeleri seçim sistemi ve seçim bölgesinin büyüklüğü ile ilgiliydi. Bu konuda yapılan tartışmalarda CHP daha uzlaşmacı bir tavır sergilemiş olsaydı, 1950, 1954 ve 1957 seçimlerinde yaşanan sorunların birçoğu yaşanmamış olacaktı ve bu konuda dert yananların biri de CHP olmayacaktı.

Tasarının maddelerine geçildiğinde, birinci maddeye çoğunluk sisteminin konmasına ilişkin uzun tartışmalar yapıldı ve sistemin konmasına karar verildi. İkinci maddede nüfusu 150 bin olan ilçelerin ayrı bir seçim bölgesi olması konusu tartışıldı; sonuçta, her vilayetin bir seçim bölgesi olması esası benimsendi. Üçüncü maddede her köye bir sandık konması tartışma konusuydu. Sonuçta nüfusu 150’den fazla olan her köye bir seçim sandığı konması kabul edildi. 

23 Ocak tarihinde yapılan komisyon toplantısı 8 saat sürdü. Bu toplantıda, ilim heyetinin önerdiği yüksek seçim mahkemesinin, hükümet tarafından değişikliğe uğratılması eleştirilere yol açtı. Hükümet adına konuşan Nihat Erim, böyle bir mahkemenin milletvekili mazbatalarını kabul ya da reddetmesinin anayasaya aykırı olduğu tezini ileri sürdü. Bu konuda son sözü TBMM’nin söylemesi gerektiğini belirtti ve 112. maddeyi buna göre değiştirdiklerini söyledi. Buna göre, yüksek seçim mahkemesi adı, yüksek seçim kurulu olarak değiştirilmiş ve kurula itirazları tetkik etme yetkisi verilmişti. Son kararı verecek olan TBMM idi. Başbakan yardımcısı Erim, “ilmi heyetin teklifini anayasanın ruhuna uygun bulmadık” diyordu. DP’den Fuat Hulusi Demirelli, Nuri Özsan ve Adnan Menderes, yüksek seçim kurulunun yetkilerinin arttırılmasından yanaydı ve anayasaya aykırılık iddiasını reddediyorlardı. CHP’liler de buna şiddetle karşı çıkıyordu; son kararı yüksek seçim mahkemesinin/kurulunun verecek olmasının TBMM’nin haklarına müdahale olacağı fikrindeydiler.

CHP’lilerin 23 Ocak günü ısrarla savunduğu fikirler daha sonra başlarına dert oldu. Son karar merciinin Yüksek Seçim Kurulu değil, TBMM olmasında ısrar eden CHP’liler, iktidarda ve Meclis’te çoğunlukta olmanın verdiği rahatlıkla bu tezleri savunuyorlardı. Ancak iktidar ve çoğunluk DP’ye geçince, daha 1950 seçimlerinin hemen ertesinde mazbatalarının TBMM onayından geçmesi çok ciddi sorunlara/tartışmalara neden oldu. CHP’liler yine kendi kazdıkları kuyuya ya da DP’lilerin eline düşmüşlerdi.

Komisyonda en büyük kriz 24 Ocak’ta yaşandı. DP milletvekilleri komisyon toplantısını terk ettiler. Böylece, komisyonda CHP’liler tek başlarına kaldılar. MP’liler komisyonda yer almakla beraber, bir müddettir toplantılara katılmıyorlardı. Bunun nedeni, MP’lilerin şiddetle savundukları nispi temsil sisteminin komisyonda kabul edilmeyişi olsa gerektir. Ancak, anlaşılan bu çok da ciddiye alınmamıştır. 24 Ocak tarihine kadar CHP ve DP, seçim kanunu tasarısını birlikte ilerletmeyi başarmışlardı ve CHP açısından DP’nin komisyonda olması yeterliydi. Bu, komisyona yeterince meşruiyet sağlamaktaydı. 24 Ocak’ta DP’liler açısından bardağın taşması ve komisyonun terkiyle sonuçlanan durum, CHP açısından da ciddi bir kriz demekti. 

Komisyon toplantılarında daha önce de sıklıkla tartışmalar olmuştu. Komisyonda ilk ciddi kriz, il ve ilçe seçim kurullarında iktidar partisi ağırlığı nedeniyle çıkmıştı. En büyük sorun da Yüksek Seçim Mahkemesi/Kurulu meselesinde yaşandı. Hükümetin mahkeme yerine kurul adını benimsemesi DP’lilerin tepkisini çekti. CHP milletvekillerinden bazılarının -başta Mümtaz Ökmen olmak üzere- yüksek kurulun “tahkik” yetkisinin içeriğini boşaltmak istediğini iddia eden DP milletvekilleri buna da tepki gösterdiler. Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin daraltılarak, sadece bir danışma kuruluna dönüştürüleceğini belirten DP milletvekilleri Adnan Menderes’in öncülüğünde komisyon toplantısını terk ettiler. İki büyük parti arasında çıkan anlaşmazlığın yine de aşılacağı beklentisi yüksekti. Her şeyden önce kamuoyu baskısı ve beklentisinin, engellerin aşılmasını kolaylaştıracağı umuluyordu. Nitekim, komisyon Ocak ayı sonunda çalışmalarını bitirdi. Sorun Yüksek Seçim Kurulu’na “tahkik” yetkisi verilerek aşılmıştı.  28 Ocak’ta çalışmalarını bitiren komisyonun birkaç gün içinde yeni layihanın raporunu bitirmesi, ardından layihanın basılıp milletvekillerine dağıtılması beklenmekteydi.

Demirelli’ye göre layihayı inceleyen komisyonun amaçları şunlardı:  

1. Seçim hakkına sahip bulunan bütün yurttaşların ad ve soyadlarını –eksiksiz ve hatasız olarak- devamlı ve kontrollü bir şekilde kütüğe geçirmek,

2. Seçimleri adli gözetim ve kontrol altında, yasalara uygun ve dürüst bir şekilde yapmak,

3. Gizli oy, açık tasnif ilkesini güvence altına almak,         

4. Milletin hayatında çok önemli bir olan seçim gününde, seçimler için huzur, güvenlik ve kolaylık sağlamak,

5. Seçim sonuçlarını en ayrıntılı bir şekilde ve tarafsız heyetler aracılığı ile öğrenilmesini temin etmekti.

Sanırım DP’li Demirelli’nin beklentileri, aradan 70 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra bugün bile hâlâ güncelliğini koruyor. 

Layiha üzerine eleştirileri Hükümet adına Başbakan Yardımcısı Nihat Erim yanıtladı. Erim, hükümetin tasarıyı hazırlayış şekli hakkında şunları söyledi:

“… hükümetiniz seçim kanununu daha hazırlamağa başlarken, ilk adımını atmadan önce geniş ve açık bir yürekle muhalefete el uzattı, bize yardım ediniz, beraber çalışalım, büyük Meclise sunacağımız tasarıyı beraber hazırlayalım, dedi.

Biz seçim tasarısını, hükümetin kendi imkânlarıyla, kendi idare ve politika mekanizması içinde hazırlanmış bir tasarı olarak Büyük Millet Meclisine getirmek istemiyorduk. Çünkü Sayın Başbakanın da müteaddit vesilelerle işaret ettikleri gibi hazırlanacak seçim kanununun şu veya bu partinin hazırladığı, şu veya bu hükümetin politik mülahazalarla hazırlayıp getirdiği bir metin olmasını istemiyorduk”. Çünkü, seçim esasları ve güvenliği üzerine TBMM’deki bütün partilerin mutabakatını amaçlıyoruz. Bu nedenle partilere kanunu birlikte hazırlayalım, demiştik. Ancak, onlar buna yanaşmayınca başka bir yol benimsemek zorunda kaldık. Bir “ilim heyeti” oluşturduk. Kurul, “ilim heyeti tasarısı”nı yoğun bir çalışma sonrasında hazırladı. Tasarı, kurul başkanı tarafından Başbakana sunuldu ve hükümet tasarıyı gereken önem ve dikkati göstererek inceledi. Zorunlu olmadıkça hemen hemen hiç değişiklik yapmadı; sadece, tasarıyı takviye edecek bazı küçük değişiklikler yaptı. 

Erim’e göre, tasarının en dikkat çekici özelliği “bütün seçim mekanizmasını her noktasında, her safhasında kayıtsız, şartsız kazaî mürakabe altına koymuş olmasıdır”. Seçim kütükleri de vali ve kaymakamların gözetiminde muhtarlar tarafından hazırlanacaktır. Kütüklerde yaşanan sorunlarda itiraz makamı en yakın yerdeki yargıçtır. Hükümet bu konuda bir eksiklik varsa gidermeye ve yargıçların etkisini arttırmaya taraftardır. 1946 seçimleri sonrasında, sadece gizli oy ve açık tasnif talebi muhalefet tarafından istenirken, 1948 yılında seçim kanununun değiştirildiği günlerde bir de “adli teminat” konusu gündeme getirildi. Hatta, sanırım Sayın Demirelli yargıçların seçim kurullarına başkanlık etmesini önermişti. Bugün Yüce Meclis’e sunulan tasarıda yargıçlar, il ve ilçe seçim kurullarına başkanlık etmektedirler. Bu, DP’nin uzun zamandan beri seçim emniyeti için “tek vazgeçilmez şart” diye öne sürdüğü şartın yerine getirilmesidir.

Demirelli, mazbataların son onay merciinin Yüksek Seçim Kurulu olması gerektiğini ve ilim heyetinin de bu görüşte olduğunu belirtti. Ancak, hükümet “… mazbataların nihai tasdik veya iptali işinin Türkiye Büyük Millet Meclisinden başka bir organa verilmesinin anayasaya aykırı olacağı kanaatini taşımaktadır”.

Nihat Erim’in Hükümet adına konuşmasında sonra MP’li Ahmet Tahtakılıç söz aldı. Tahtakılıç layihanın seçim güvenliğini sağlamaktan uzak olduğunu söyledi ve askerlerin oy hakkının tanınmamasını eleştirdi. “Hükümet layihayı alelacele bir kördövüşü içinde çıkartmak istiyor. (…) İktidar dört yıldır neredeydi, bu layihayı hazırlayıp neden Meclise getirmedi. Aynı zamanda İnönü parti genel başkanlığından istifa etmeden bu memlekette emniyetli seçime gidilemez”. 

1950’deki tartışma ortamı bugün de güncelliğini koruyor. Türkiye, 1950 yılında çıkardığı kanun ile dürüst seçim yapabilmeyi sağladı. 1950 öncesindeki 70 yıl ile, 1950 sonrasındaki 70 yıl arasında büyük fark vardır. Bu başarının altında kurucu lider Atatürk’ün ve İnönü’nün imzası vardır. Eleştirilen partili cumhurbaşkanı sistemi sonraki yıllarda haklı çıkacaktır. Bayar, iyi bir iktisat vekili ve iyi bir başbakan olsa da kötü bir cumhurbaşkanı olmuştur. Tek parti döneminin partili cumhurbaşkanlığı, çok partili dönemde işleyebilecek bir uygulama değildir. Tek partili dönemin uygulamasını kuruluş dönemindeki geçiş sürecinin bir parçası olarak görmek yerinde olacaktır. 

Bugün Türkiye’ye düşen, ona 1950’deki seçim sistemiyle çağ atlatan uygulamayı derinleştirmek, kökleştirmektir. Onu zayıflatmak, Türkiye’yi zayıflatmak olacaktır.  

Kaynak: Hakkı Uyar, Türkiye’nin Demokrasi Devrimi: 1950 Seçimleri, Anka Yay., Ankara, 2014. 


ETİKETLER : hakkı uyar köşe Yüksek Seçim Kurulu nasıl kurulmuştu
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer POLİTİKA haberleri

istanbul escort

gaziantep escort porno
sakarya escort sakarya escort bayan escort sakarya adapazarı escort
tempobet









ÇOK OKUNANLAR
Arşiv Arama
- -


Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
iskenderun escort adana escortdenizli escort iskenderun escort iskenderun escort lowest-price-20mgcialis.mobi https://maps.google.com/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.de/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.co.jp/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.it/url?q=https://www.gmcs.pt https://images.google.es/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.fr/url?q=https://www.gmcs.pt https://images.google.fr/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.it/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.co.uk/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.com.br/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.nl/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.com.au/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.pl/url?q=https://www.gmcs.pt https://maps.google.ca/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.co.in/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.at/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.ch/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.se/url?q=https://www.gmcs.pt https://images.google.com.tw/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.be/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.cz/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.se/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.fi/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.co.id/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.ro/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.pt/url?q=https://www.gmcs.pt https://www.google.com.tr/url?q=https://www.gmcs.pt http://www.tc.faa.gov/content/leaving.asp?extlink=https://www.gmcs.pt izmir escort escort izmir escort bayan izmir izmir escort bayanlar izmir escort bayan izmir escort kizlar izmir escort kiz izmir bayan escort izmir bayan escortlar izmir escort bayanlar izmir escort escort izmir bayan escort izmir izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort bayan escort izmir izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort izmir escort porno izle porno
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber
bahis siteleri