RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

Sorumluluk kimde?


2015-10-13 09:06:38
Itır Bağdadi

Sevgili Ege Meclisi okuyucuları, bugün sizlerle ilk yazımı paylaşıyorum. Aslında haftasonu olan olaylardan önce sizler için uzmanlık alanım olan siyasette kadın ile ilgili güzel bir analiz de hazırlamıştım ama maalesef yapılan hain terrör saldırısı sonrasında başka bir konuyla ilgili yazmak, konuşmak ve düşünmek zor geldi. Keşke daha farklı bir günde Cumartesi günü aramızdan ayrılan 100ün üzerinde masum vatandaşımızın hala hayatta olduğu bir dünyada size yazıyor olsam...

 

Terör saldırıları masum vatandaşları hedef alarak devletin zayıflığını göstermeyi hedeflemekte, basını ve halk arasındaki paniği kaldıraç gibi kullanarak tüm topluma bu korkuyu yaymayı amaçlamaktadır. Türkiye bu tür saldırılara maalesef yabancı değil. Bu tür saldırılar aynı zamanda liderlerin doğduğu, liderlerin toplumu bir araya getirdiği veya liderlerin yok olduğu olaylardır. Zaten liderlere iyi günlerde çok ihtiyaç yoktur, kriz anlarında bu ihtiyaç doğar ve toplum, en zayıf olduğu o anda, kendisine yol gösterecek birilerini arar ve bekler.

 

Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında terör gibi olaylardaki tavırlar açısından çok fark bulunmaktadır. Bizim gibi ülkelerde, iktidardakiler, saldırıyla ilgilenmektense, ilerde böyle olayların tekrar olmasını engelleyecek güvenlik zaaflarını incelemektense, ülkede herkesin eşit etkilendiği bir travmaya herkesi kapsayacak bir tavırla yaklaşmaktansa sürekli kendilerini savunmayı tercih ederler. Ortada sürekli savunma yapan ama hiç bir konuya tam açıklık getirmeyen bir iktidar olunca elbette suçlayanlar da çok olur. Bu son saldırıda odaklanan soru yanlış. Kim suçludan çok kim sorumlu diye sormalıyız. Bir patlama oldu, ölü ve yaralılar var, bunların can güvenliğinden kim sorumlu? Resmi izin alınmış bir mitingin güvenliğini sağlamakla kim sorumlu? Halkı bilgilendirmekle kim sorumlu? Suçluları tespit edip yakalamak, yargılamak ve cezalandırmakla kim sorumlu? Sorumluluk bir devleti oluşturan sosyal sözleşmenin devlete düşen en büyük görevi. Devlet belirli görevler için sorumluluk taşımaktadır. En başta da vatandaşının can güvenliğini sağlamak gelir. 10 Ekim 2015 Ankara saldırısını değerlendirdiğimde mevcut iktidar ile ilgili bazı tespitlerimi yıllardır öğrendiğim siyasi teorileriyle harmanlayarak sizlerle paylaşmak istedim:

 

1.       Her güvenlik krizi iktidar tarafından şahsi kriz olarak algılanmaktadır. ABD, İngiltere, İspanya, Japonya, ve daha nice ülke terör saldırılarına maruz kaldı. Hiç birinde iktidarda olanlar çıkıp da olaydan sonraki ilk basın toplantısında bu bizim suçumuz değil, biz haklıyız, istifa etmeyiz demedi. Genelde işlerini yapmış olsalar bile ortadaki kayıp yüzünden birileri istifa etti. 100 kişinin üzerinde bir kayıp var ise, eğer bu kadar geniş bir alanı etkileyen bir yerde ölüler arasında güvenliği sağlamakla yükümlü tek bir kayıp yok ise, birileri işini tam yapmamıştır. Bunu kabul etmek o iktidarı zayıflatmaz, halkın gözünde yeri geldiğinde hesap vermeyi bilen hale getirir.  Bir demokraside parti üyemi “yedirtmem” diye bir anlayış yoktur, suçluysa, işini yapmadıysa veya eksik yaptıysa hesap verir, nokta.

2.       Kabadayı kültürü bir yönetim biçimi olamaz. Maalesef batıdan doğuya doğru gittikçe yönetim kültürü daha çok uzlaşmaz ve zaman zaman kaba bir tavıra dönmekte. Çok sık kullanıldığı için “kabadayı” terimiyle özetleyeceğim bu tutum her olay karşısında kendini haklı görmekte, kendisine yöneltilen en ufak eleştiriyi kabul etmemekte ve uzlaşmayı bir zayıflık olarak görmekte. Ya bizimlesin ya da diğer taraftasın yaklaşımıyla etrafında olanları da kutuplaştırmakta. Olay olduktan kısa bir süre sonra bazı iktidar milletvekillerinin attıkları tweetlere bakarak ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. Bu tür kültürle büyüyenler genelde aralarında en “kabadayı” olanı lider olarak seçip sonra da onu “ilah” pozisyonuna yüceltip dokunulmaz hale getirirler. Böyle liderleri sorguladığınızda da düşman, paralel veya ajan olmakla suçlanırsınız. Bu tür gruplar liderlerini mantıksız bir şekilde savunmak için onu sorgulayanlara saldırmayı, ekonomik olarak sistem dışı bırakmayı ve gerekirse sistemi o kişinin iktidarına bırakacak şekilde demokrasiyi yok edecek kurumlarla doldurmayı hiç düşünmeden kabul ederler. Bazen o lidere maddi ve manevi olarak da bağlı oldukları için onun geleceği ile kendi gelecekleri birbirine bağlıdır. Şiddet de bu şekilde olağan hale gelebilir. Bir liderin altında bulunanlara tokat atması, bir erkeğin eşini dövmesi, farklı görüşte olan bir üniversite öğrencisinin esnaf tarafından dövülerek öldürülmesi gibi olaylar gayet olağan hale gelebilir.  “Kimse Türkiye’nin gücünü test etmeye kalkışmasın” demek de bu tür bir söylemdir.

3.       Takım tutar gibi siyasi parti tutar hale gelmiş bir Türkiye var.

4.       Kabul etseniz de etmeseniz de mecliste 4 parti var ve her biri de Türkiye’nin geleceğiyle ilgili karar vermek üzere seçildi.

5.       Toplum korku içinde yaşıyor. Terör saldırısı bizi çok sarsmış olabilir ama her gün yaşadığımız psikolojik terörden de bahsetmek gerektiğini düşünüyorum. Telefonda konuşurken, “ya birisi dinliyorsa” diye kaygılanmadığımız, söylediğimiz her kelimeyi iki defa filtreden geçirmediğimiz, adli bir durum olduğunda tarafsız bir şekilde yargılanmayacağımızı düşündüğümüz tek bir gün bile geçmiyor.  Geçenlerde yayınlanan bir araştırmada en fazla Twitteri engelleyen ülke Türkiye çıktı. Şaşıran var mı? Amerika’nın ünlü siyasi düşünürleri Madison, Hamilton ve Jay tarafından 18. Yüzyılda yazılan Anayasa Üzerinde Düşünceler’de fikir fikirle çatışsın ki en doğru fikir ortaya çıksın düşüncesi maalesef 21. Yüzyıl Türkiye’sinde yok. Fikri ve aklı olan sessiz kalıyor.

6.       Demokrasi sadece oy almaktan ibaret değildir. Seçilmek ve temsil etmek ayrı şeylerdir. Bir grup sizi seçer ama iktidar olursanız herkesi temsil edersiniz, azınlıkların haklarını korumak da görevleriniz arasındadır.

7.       Dış politika iç politikayı etkiler. Orta Doğu gibi bir coğrafyada yer alıp, etrafımızda savaşlar varken etkilenmemek mümkün değildir. Kemalist dış politika yaklaşımı genelde barışcıl ve bizi ilgilendirmeyen savaşlara ve olaylara karışmamayı, statükocu bir yaklaşımı sergilemektedir. Sayın Davutoğlu önderliğindeki dış politika bunu değiştirmeyi, Türkiye’yi bir “oyun kuran” ülke haline getirmeyi hedeflemiştir. Bölgede barış varken ekonomik anlamda ekonomiye katkıda bulunan bu yaklaşım Arap Baharı sonrası tam bir felakete doğru gitmiştir. Böyle bir durumda Suriye’deki liderle olan anlaşmazlıkları kişiselleştirmek

porno
, bölgedeki diğer aktörlere kafa tutmak ve insan haklarına aykırı davranan örgütlere kapalı destek vermek elbette ki iyi sonuç doğuracak değildir. Sınırların pek de denetlenmediği, IŞID militanlarının rahatça girip çıkabildiği bir Türkiye’de terör saldırılarının olmaması garip olurdu. Madem saldırı potansiyeli var, o zaman gerek istihbarat kurumları, gerek kolluk görevlileri vatandaşı korumakla yükümlüdür. Bu işi yapamazlarsa sorumluluk onlardadır.  

8.       Allah’a havale etmeyi değil, güvendiğimiz bir devlete havale etmeyi öğrendiğimizde ileri bir demokrasi oluruz.

9.       Bugün gençlere sunduğumuz demokrasi, ilerde siyasete girecek gençlerin kalitesini, uzlaşma yöntemlerini ve siyaset yapma biçimini belirleyecektir.

Bugün hepimiz için yas günü ama yasımızı tutarken ilerde daha fazla masum vatandaşımızı kaybetmemek için ne yapmalıyız diye de bir araya gelme günü. Bu saldırıyı kimin yaptığını bulmak devletin görevi, bizi korumak devletin görevi, herkese eşit mesafede olmak da devletin görevi. O devletin iktidarında da bir şahıs değil, halk vardır. O halk da umarım 1 Kasım günü sesini duyuracaktır.

 

Itır Bağdadi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi

 

(Buradaki fikirler yazarın bağlı olduğu kurumdan bağımsız bir şekilde yazarı yansıtmaktadır.)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber