RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

Erkek demokrasisinin garnitürü olarak kadınlar


2015-10-20 09:27:42
Itır Bağdadi

Seçimlere 2 haftadan az kalmışken biraz içinde bulunduğumuz “demokrasi”yi tartışmamız gerektiğini düşünüyorum. Bilmem farkında mısınız ama “demokrasi” kelimesi farklı grupları temsil eden o kadar çok kişi tarafından kullanılmakta ki, içi resmen boşaltılmış durumda. Yıllar önce London School of Economics’de ünlü akademisyen Prof. Dr. Alexander Motyl’i imparatorluklarla ilgili konuşurken dinleme fırsatım olmuştu ve şu eleştirisi hiç aklımdan çıkmadı: “bir terim her şeyi anlatmak için kullanılıyorsa, aslında hiç bir şeyi anlatamıyordur.” Demokrasi de bence günümüzde böyle bir kelime haline geldi. Çoğunluğun tercihinden mi bahsediyoruz – demokrasi; Azınlık hakları – demokrasi; Devletin kalkınması – demokrasi; Sosyal hizmetler – demokrasi; Seçimler – demokrasi: Fırsat eşitliği - demokrasi... Ne demek istediğimi anlamışsınızdır, isteyen herkes kendine göre bu kelimeyi kullanabiliyorsa, aslında içi boşaltılmış bir kavram olarak karşımıza çıkmakta.

Demokrasi üzerine akademik araştırmalarıyla ünlü Profesör Larry Diamond’a göre demokrasiyi tanımlamak için 4 şart gerekmekte: 1. Serbest ve adil seçimler (biz yılda iki defa seçim yapar olduk, demokrasi değil ileri demokrasiyiz diye övünelim mi bilemedim); 2. Vatandaşların hem siyasi hem de şehir hayatıyla ilgili kararlara aktif olarak katılması; 3. Tüm vatandaşların insan haklarının korunması ; 4. Hukukun üstünlüğü ve herkese eşit mesafede olması. Türkiye’nin bu tanıma ne kadar uyup uymadığını zaten arkadaş meclislerinde ve yazılı ve görsel medyada sürekli tartışır olduk ama şu bir gerçek ki bizim yaşadığımız sistemde “demokrasinin” temsil etmediği bir grup ve fazlasıyla temsil ettiği diğer bir grup var. Bu ülkenin en ezilen, en temsil edilmeyen, en çok şiddet gören, en ekonomik anlamda geride bırakılan, en sömürülen ve en hor görülen vatandaşları: kadınları. İçinde yaşadığımız yönetim şekli çoğunluğu temsil eden bir rejimse eğer, toplumun yarısını oluşturan erkeklerin gerek siyasette, gerekse ekonomide eşit temsil edilmelerini bekleriz. An itibariyle erkekler Meclis’te %82 temsil edilmekte, kadınların sadece %27’si istihdam edilirken erkeklerde

porno
bu rakam iki mislinden fazla görülmekte, gençler arası işsizlikte de kadınlar erkeklerin önünde. Kadınların %9.4’ü okur-yazar değilken, erkeklerde bu rakam %1.9 oranında. Karar veren pozisyonlarda erkekler varsa eğer, toplumun hepsi için onlar karar vermekte ve kadınların bedenleri, eğitime ve istihdama erişimi, hukuksal hakları ve yaşamıyla ilgili her türlü kararı da erkekler vermekte. Kadın kürtaj hakkına sahip olsun mu olmasın mı, eğitim sistemi nasıl şekillensin, kalkınma planlarında hangi sektörler desteklensin, hepsi erkek hegemonyasında. Eğer devlet fonları inşaat ve otomotiv sektörlerine aktarılıyorsa, sizce erkekler mi kadınlar mı bu yatırımlardan yararlanacak? İşte böyle kararlarda etkili olabilmek için de en üst karar verme mekanizmalarında temsil edilmek gerekiyor. Kendimizi kandırmayalım, biz bir erkek demokrasisinde yaşıyoruz, kadınlar da en son seçimde Cumhuriyet’in en yüksek temsil oranını elde ettikleri %17.8 ile sadece bu sistemde garnitür durumunda.

1 Kasım 2015 seçimlerinde sonuç ne olursa olsun, hangi parti çoğunluğu elinde tutarsa tutsun kadınlar yine eksik olacak. Aday listelerine baktığımızda iktidar partisinin kadın aday sayısını azalttığını görüyoruz. Haziran seçimlerinde aldıkları oyların aynısını alacak olurlarsa AK Parti’de temsil edilen kadın sayısı yaklaşık 10 kadın azalacak, listenin genelinde 30 kadın liste dışı kalmış olacak. CHP ve MHP aday gösterdikleri kadın sayısını arttırsalar bile adayların %25ini bile oluşturmamakta. HDP listesinin yarısını kadın adaylara ayırmış durumda ama geçen seçimlerde listeye giren LGBTI (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel ve interseksüel) adaylar liste dışı. Tahminime göre 1 Kasım seçimlerinde temsil edilen kadın sayısı %16 civarında olacak. Yani erkekler %84 temsil edilirken, kadınlar %16 temsil edilecek. Bu mudur demokrasi?

Temsilde erkekleri tercih eden demokrasimiz elbette gündem olarak da erkekleri ilgilendiren konuları tercih etmekte. Son günlerde artan terör saldırıları ve şehit haberleriyle her gün Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli ve Selahattin Demirtaş’ı ekranlarda görmekteyiz (hiç birinin de kadın olmadığına dikkatinizi çekerim). Terör gibi ciddi ve “erkekleri” ilgilendiren konularda kadınları görüyorsak ya eş olarak, ya da genel başkanın yanına destek hizmeti veren partili olarak görmekteyiz. Haziran seçimlerinden beri yaklaşık 150 şehidimiz var. Her gün bununla ilgili görsel ve yazılı basın ve internet üzerinden tartışmaları izlemekteyiz. Peki 2015 yılında kaç kadın şiddetten öldü biliyor musunuz? An itibariyle 211 (ki bu rakamlara terör saldırılarında öldürülen kadınlar eklenmiş durumda değil). Eğer aile içi şiddet dediğimiz ama toplumu derinden etkileyen kadın cinayetlerinde ölen kadın sayısını bilmiyorsanız,  bu cinayetlerin haber değerinin diğerlerinden eksik görüldüğü içindir. Aile içi şiddet olarak adlandırılan ama toplumu derinden ilgilendiren bu şiddetle toplumda şu an yaşadığımız şiddetin bir ilişkisi olmadığını sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Ne yazık ki önümüzdeki seçimlerde sonuç ne çıkarsa çıksın kadınlar için yine bir erkek demokrasisi olacak ve yine kadını ilgilendiren konular ikinci planda kalacak.  Bu arada yeri gelmişken şunu da söylemek lazım, Birleşmiş Milletler’in verilerine göre yüksek gelir grubu ülkelerinde kadınlar ortalama 82 yıl yaşarken, düşük gelirli ülkelerde bu rakam 63 yıla düşmekte. Yüksek gelir grubundaki ülkelerde de kadınların temsil oranları (Suudi Arabistan gibi doğal kaynaklarından dolayı zengin olan ülkeleri liste dışı tutarsak) şu anda bizimkinden çok daha yüksek. Anlayacağınız demokrasiye kadını katmazsanız kadın hem şiddet mağduru olarak ölüyor hem de doğal sebeplerden dolayı daha erken ölüyor.

Itır Bağdadi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi

(Buradaki fikirler yazarın bağlı olduğu kurumdan bağımsız bir şekilde yazarı yansıtmaktadır.)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber