RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

Seni Başkan Yaptırmayacaklar


2015-10-27 11:39:47
Itır Bağdadi

Haziran seçimlerinden sonra stratejik anlam taşıyan Kasım seçimlerinin aday listelerinden en çok etkilenenler yine kadınlar oldu. Stratejik hesaplar peşinde koşanlar, özellikle de en çok oy alan iktidar partisi, pek çok kadın adayın yerini değiştirerek erkek adaylarla listelerini “kuvvetlendirmeyi” tercih etti, veya kadın adayları komple liste dışı bıraktı. CHP ve MHP’nin listelerdeki kadın aday sayılarını arttırmalarıyla birlikte en çok kadın aday gösteren partiler sırasıyla HDP, CHP, MHP ve son olarak da AK Parti oldu. Tüm partilerin son seçimlerdeki aynı sonuçları almaları durumunda AK Parti’nin liste dışı bıraktığı kadınlar yüzünden Meclis’te yaklaşık 10 kadın milletvekilinin eksilmesi beklenmektedir. Benim tahminlerime göre Haziran’da Cumhuriyet tarihinin en yüksek temsil oranı olan %17.8 ile temsil edilen kadınlar bu seçimlerde %16 civarında kalacak.  Bugünkü yazımı da seçilmesini  beklediğim 85-90 kadınımız için yazıyorum. Vekilim sana söylüyorum, tüm adaylarım sen de dinlersin umuduyla seçimler olmadan önce bu yazıyı yayınlamak istedim...

2 Kasım sabahı aranızdan milletvekili olarak uyanacak sevgili çiçeği burnunda vekilim, sevgili hemcinsim, sevgili bacım, senin için hem iyi hem de kötü haberlerim var. Öncelikle seni tebrik ediyorum. 2015 yılında YSK kayıtlarına göre yurt içinde yaklaşık 54 milyon, yurt dışında ise yaklaşık 3 milyon seçmen tarafından yapılan oylama sonucunda birbiriyle yarışan binlerce aday arasından ilk 550’ye girmiş olacaksın. Türk kadının seçme seçilme macerası 1935 yılındaki seçimlerde 18 kadın milletvekilinin seçilmesiyle başladı. O günkü milletvekili sayısına göre bu Meclis’in %4.5’ydi. Son seçimde bu rakam neredeyse %18 oldu. Yani tam 80 yılda %4.5den sadece %18’e geldik. Bakanlıklara gelince durum daha da vahim. Cumhuriyet tarihimizde 21 tane kadın bakan var, bunlardan şu anda görev yapmakta olan son iki tanesi de seçim hükümetine atanma yoluyla girdiler. En uzun görev yapan bakan Nimet Baş (Çubukçu), Kadından Sorumlu Bakan olarak başladığı bakanlık hayatını Milli Eğitim Bakanlığıyla 2013 yılında sonlandırdığında yaklaşık 8 yıl bakanlık yapmıştı. Cumhuriyet tarihimizin tek kadın başbakanı Tansu Çiller, şu anda Meclis’te olan partiler arasında Genel Başkanı kadın olan parti olmadığı için (bir tek HDP’nin eşbaşkanı kadın) başka bir kadın başbakan çıkma ihtimali yakın dönemde yok. Genelde pek çok kadın milletvekili tek dönem görev yapmakta, 3-4 dönemi görenler ise çok nadir. Demek istediğim şudur ki sevgili hemcinsim, senin milletvekili olarak raf ömrün belli. Bu sistem içinde yükselebileceğin yerler de çok kısıtlı. Seçilmiş olabilirsin ama bu erkek egemen sistemin içinde seni başkan ve başbakan yaptırmayacaklar. Hatta ve hatta seni bakan da yapmayacaklar. Aileden Sorumlu Bakanlık görevi için bir büyük ihtimal bir kadın seçilecektir ama Dışişleri, Milli Savunma, Adalet, Ekonomi, Enerji, Maliye gibi bakanlıklar tamamen erkek egemenliğinde. Bu gerçekleri anlar ve kabul edersen Meclis’teki asıl görevini daha verimli bir şekilde yapabilirsin. İşte sana iyi haberim de burada. Sen artık Meclis’tesin ve arkanda şu anda bazılarınızın tanıdığı, bazılarınızın da henüz tam olarak tanıyamadığı canlı bir Türk kadın hareketi var ve senin misyonun artık Türkiye’de herkesin temsil edildiği, toplumsal cinsiyet eşitliğinin varolduğu, ayrımcılığın ve şiddetin olmadığı bir sistemi yaratmak.

Meclise yeni girmiş bir vekil olarak senin için naçizane bazı önerilerim var:

1.     Kadın demeyi öğren ve her fırsatta kadın kelimesini kullan. Bay kelimesini kullanamayacağın hiç bir yerde bayan kelimesini de kullanmamalısın. Kadın bir kimlik meselesidir, bayan (“bağyan”) kelimesi kibarlık için kullanıldığı iddia edilse de aslında bu şekilde kadının cinsel kimliğini gizlemeye çalışan erkek egemen zihniyetin bir yansımasıdır. Bayan derseniz kadının cinsel kimliğini yok sayarsınız, kadınlığı utanılacak bir şey olarak görürsünüz, kadın derseniz bu kimliğinizi kucaklarsınız. Bayan bir hitabet şeklidir, kadın ise kimliktir. Bu arada yeri gelmişken feminizmi de tanımalısın. Feminizm toplumsal cinsiyet eşitliğini savunur, bir cinsin diğerinden üstün olduğunu değil. Erkekler egemen statülerini tehlikeye soktuğu için feministleri sevmez ve onları her fırsatta kötüler bu yüzden “ben feminist değilim” diye sakın etrafta dolaşma, eğer toplumda gerçek kadın erkek eşitliğini istiyorsan feminist hareket senin en büyük destekçin olacaktır.

2.     Kadınla ilgili yasaları ve uluslararası anlaşmaları öğren. Kadınlara verilen haklar çoğu zaman dış baskılar yüzünden de verilmiştir. Birleşmiş Milletler’in Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesine (CEDAW) 1985 yılından beri Türkiye taraf ülkelerden biri ve bu yüzden de yükümlülükleri bulunmakta. Taraf ülkeler belirli aralıklarla BM’e ülkelerindeki kadın haklarıyla ilgili rapor sunmak zorundalar. Türkiye’nin son raporunun hazırlanma aşamasında bulunduğum için durumun özellikle kadına yönelik şiddet ve kadın temsiliyle ilgili ne kadar vahim olduğunu şahsen gördüm. Sana da önerim bu tür uluslararası anlaşmaları iyi bilmen ve takip etmen. Aynı şey Avrupa Birliği için de geçerlidir. Avrupa Birliği’nde toplumsal cinsiyet ana akımlaştırma adı altında kadına yönelik pek çok haklar ve yeni düzenlemeler bulunmaktadır.  AB müzakereleri kadınlar için bu yüzden çok önemlidir. Kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak için hazırlanan ve devletleri sorumlu hale getiren İstanbul Sözleşmesi de 2011 yılında Türkiye tarafından imzalandı. Bu sözleşmeyle birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda kadınların hayat kalitesini arttıracak yeni uygulamalar getirilecek.

3.     Kişisel olan politiktir. Aile içi diye bir şey aslında yoktur. Kadınlar öldürülüyorsa bu politik bir olaydır. Kadına yönelik şiddetle öldürülen kadınlar şehitlerden daha az değerli değildir. Erkek egemen bir toplum, erkek egemen bir aile ve genel olarak erkek hiyerarşisinde yaşayan kadınlar için her şey politiktir, çünkü yaşam alanını ilgilendirir.

4.     Her konunun kadını ilgilendirdiğini unutma. Bir milletvekili olarak imza attığın her yasa, sunduğun veya destek verdiğin her teklif kadını etkiler. Tarım arazileri, imar yasaları, sağlıkla ilgili gelişmeler, eğitimdeki reformlar, kalkınma planları, hepsi kadını ve kız çocuklarını bir şekilde etkiler. Bunların etkilerini derin bir şekilde araştıran sivil toplum kuruluşları ve üniversite bünyelerinde bulunan araştırma ve uygulama merkezleri vardır. Bizlerle iletişime geç, biz insan kaynağının eksik olduğu yerde sana destek verelim. Yeri gelmişken, Meclis’te yalnız kadın konularıyla ilgilen demiyoruz, sadece her konunun toplumun her bireyini ilgilendirdiğini ve etkileri olduğunu hatırlamanı istiyoruz.

5.     Ben sadece vitrin miyim deme, kadının Meclis’teki varlığının önemini bil. İmren Aykut’un Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı döneminde Kadın Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü kuruldu. Genel Müdürlüğün kurulmasını ve yasa tasarısının bakanlar kurulundan geçmesini İmren Aykut sağladı. CEDAW’ın imzalanması, Devlet Planlama Teşkilatı’nda Kadına Yönelik Politikalar Danışma Kurulunun kurulması, daire başkanı kadınların sayısının arttırılması, kadın Yargıtay üyesinin arttırılması, kadın istihdamını geliştiren projelerin hazırlanması, üniversitelerde kadın araştırma ve uygulama merkezlerinin kurulması, medeni kanundaki değişiklikler, kadın girişimcilik kredileri, medyadaki cinsiyetçi yaklaşımların ortadan kaldırılma çalışmaları, boşanmış ve dul gibi ayrımcı ifadelerin nüfus cüzdanı, sağlık karnesi gibi belgelerden kaldırılması, TBMM’de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun kurulması,  İstanbul Sözleşmesinin imzalanması hep kadın milletvekillerinin emekleriyle gerçekleşti.

2 Kasım sabahı seçilmiş olma sevinciyle uyanacak olan tüm sevgili çiçeği burnunda milletvekillerim, öncelikle sizi canı gönülden tebrik ediyorum. Farklı ideolojileri temsil etseniz bile hepinizin birbirinizle partideki erkek vekillerle olandan daha çok ortak kaygınız ve sorununuz var. Hangi partiye üye olursanız olun umarım her zaman sizler herşeyden önce kadın olduğunuzu hep hatırlarsınız. Seçilmeyen kardeşlerimiz de merak etmesinler, sizlere ihtiyaç duyan canlı bir kadın hareketi var, ve siyaset her yerde. Hepinizin yolu açık olsun...

Itır Bağdadi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi

(Buradaki fikirler yazarın bağlı olduğu kurumdan bağımsız bir şekilde yazarı yansıtmaktadır.)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber