RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

Noel Babalığı Meslek Edinenler...


2015-12-31 09:22:36
Itır Bağdadi

Yeni yılın kapımızda olması vesiliyle bugünkü köşemde biraz da toplumun kalkınmasını sağlayan ve yaptıklarında kar amacı gütmeyen, piyasaların kendi başına çözemediği toplumsal sorunlara yenilikçi yöntemlerle çözüm bulmaya çalışan bir anlayıştan bahsetmek istedim. Bildiğiniz gibi gerçek hayat hikayesi tam olarak belli olmasa da popüler hikayelerde Noel Baba yeni yıl zamanı karşılıksız hediye dağıtmakta ve etrafındakileri mutlu etmekte. Günümüzde karşılık beklemeden bazen de gönüllü olarak bu tür işleri yapanlar dünyada gitgide yaygınlaşan “sosyal girişimci” kavramıyla anılmakta. Tabii sosyal girişimci ve gönüllü olanlar arasında kavramsal farklılıklar bulunmakta ama bu yazı kapsamında derin teorik tartışmalara girmeye gerek yok diye düşünüyorum. Ülkemizde de varlık gösteren sosyal girişimciler özellikle dezavantajlı kesimleri içeren projeler üretmekte ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının da Büyüyen Kapsayıcı Piyasalar (Growing Inclusive Markets) anlayışına hizmet etmektedir. Birleşmiş Milletlerin bu insiyatifi toplumun bireylerini eşit bir şekilde kapsamayan, adil olmayan dağılımlara yol açan toplumsal dışlanma üretim modellerine karşı yeni ve yaratıcı çözümler üretmeye çalışmakta ve bunu toplum arasında özellikle dayanışma ile ekonomide dışarda kalanları “içeren” yeni çözümler öngörmektedir. İşte tam bu noktada bu tür toplumsal içermeyi sağlayan projelerle karşımıza çıkan sosyal girişimcilere ihtiyaç duyulmaktadır. 

Aslında toplum olarak sosyal girişimciliğe çok yabancı değiliz. Hemşireler için 1860’da ilk okulu kuran Florence Nightingale, 19. yüzyılda kadın hakları için savaşan Susan B. Anthony, Amerika’daki köleleri özgürleştirmek için çalışan Quakerlar, çevre koruma faaliyetleriyle bilinen Sierra Kulübü’nün kurucusu John Muir, toplumun en fakir bireylerine mikrofinans uygulamasıyla kredi veren ve 2006 yılında bu faaliyetlerden dolayı Nobel ödülünü kazanan Muhammed Yunus gibi bireyler hep sosyal girişimci örnekleridir. Akademik anlamda genel olarak “girişimci” yenilikçi çözüm üreten, fırsatlardan yararlanan, bu süreçte de gerekli kaynakları bulan ve bunları da değer yaratmak üzere kullanan bireylere denir. O zaman sosyal girişimciler de farklı ve karmaşık sosyal problemlere yenilikçi çözümler getiren bireylerdir. Sosyal girişimciler kişisel varlıklarını arttırmak, yani “kar amacı güden” yaklaşımlar yerine sosyal değer yaratmayı hedeflerler ve sosyal değişimi verdikleri hizmetlerle tetiklerler. Yapılan akademik araştırmalar sosyal girişimci sayısı arttıkça ekonomik kalkınmanın da olumlu etkilendiğini göstermektedir. Aynı zamanda sosyal problemler de bu sayede azalmaktadır. Sosyal girişimciliğin önemini anlayan Forbes dergisi 2011 yılında derginin o güne kadar 94 yıllık yayın hayatında ilk defa Sosyal Girişimci listesi yaratmış ve günümüzde de sosyal girişimci olarak en etkili olan kişileri sıralamaktadır. 

Herkesi kapsayan bir ekonomi için bu kadar önem taşıyan sosyal girişimcilik Türkiye’de ne durumda? Bu konuyla ilgili kısa bir araştırma sonucunda son 5 yılda yayınlanmış 2 rapor buldum. İlki Aralık 2010 yılında yayınlanan British Council ve Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV)’in Sosyal Girişimler ve Türkiye: İhtiyaç Analizi Raporu, ikincisi de Temmuz 2012’e ait İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının ortak hazırladığı Büyüyen Kapsayıcı Piyasalar: Türkiye’de Sosyal Girişimcilik Vakaları raporu. Her iki çalışma da Türkiye’de sosyal girişimciliğin artmakta olduğunu ama bazı eksikliklerin de var olduğunu göstermekte. Kurumsal yapılar, mali düzenlemeler, aşırıya kaçan bürokratik uygulamalar ve uzman eksikliği en önde gelen kısıtlayıcılar. Bunların yanında Türkiye’de umut veren olumlu örnekler de bulunmakta. Bunlardan kendi uzmanlık alanıma giren kadın çalışmalarından örnek vermem gerekirse: 1997 yılında ilkokul öğretmeni ve Eğit-Sen sendikasının başkanı Nebahat Akkoç tarafından erkek şiddetiyle ilgili mücadele etmek için Diyarbakır’da kurulan ve şu anda 23 ilde hizmet vermekte olan Kadın Merkezi (KAMER),  1986 yılında kadınların ekonomik durumlarını güçlendirmek için kurulan ve Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar ve uluslararası şirketler, merkezi ve yerel yönetimler, özel sektör kuruluşları ve üniversitelerle ortak projeler yapan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), 2008 yılında faaliyete başlayan, atık malzemelerden sürdürülebilir ürünler üretmeyi ve bu süreçte kadınları istihdam etmeyi hedefleyen ve günümüzde Unilever gibi uluslararası bir şirketin sponsorluğu altında hem Unilever’dan hem de belediyelerden toplanan ambalaj, cam ve plastik gibi ürünlerle eğlenceli ürünler üretip farklı internet sitelerinde ve mağazalarda satan Çöp(m)adam. 

Son yıllarda gelişmekte olan sosyal girişimcilikle ilgili bazı gözlemlerimi paylaşmak istedim:

1. Sosyal girişimciliğin bizlere net bir şekilde gösterdiği şu ki, üretim ve tüketim modelleri bize dayatılan sadece kar amaçlı kapitalist modeller olmak zorunda değildir, kapitalizmde motor görevi gören şirketler de sadece kar amaçlı çalışmak zorunda değildir. Günümüzde pek çok şirket sosyal sorumluluk projeleri geliştirmekte veya sosyal girişimcilere destek olmaktadır. Neredeyse her büyük uluslararası şirketin bu konuyla ilgilen en azından bir elemanı, daha gelişmiş olanlarda da bir birimi bulunmaktadır. 

2. Sosyal girişim olan ülkelerde ekonomik büyüme daha hızlı gerçekleşmekte, dezavantajlı grupları içeren ekonomik kalkınma modelleri de daha kapsayıcı olduğu için daha adaletli olmaktadır. British Council ve TÜSEV’in ortak hazırladığı rapora göre İngiltere’de 62 binin üzerinde sosyal girişim bulunmakta ve bu sayede 800 bin kişi istihdam edilmekte. Hindistan’da ise genelde kooperatifler ağırlıklı çalışan sosyal girişimciler özellikle toplumdaki en dezavantajlı bireyleri hedeflemekte. Başarılı örnekler olarak 2.8 milyon süt üreticisini istihdam eden Amul süt üreticileri kooperatifi ve bir milyonun üzerinde kadını kayıt dışı ekonomiden kayıtlı ekonomiye taşıyan Serbest Çalışan Kadınlar Birliği (Self-Employed Women’s Association of India – SEWA) gösterilmekte.  

3. Gerek ekonomik kalkınma, gerek sosyal değişim, toplumun her bireyini ilgilendiren konulardır Böyle projelerin sadece kamu kurumları tarafından üretilmesini beklememeliyiz. Projelere destek de sadece devlet tarafından verilmemekte. Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası gibi uluslararası örgütler  ve farklı uluslararası şirketler de devletlerin bazen veremediği destekleri verebilmekte. Her ülkenin kaynakları kısıtlıdır ve maalesef kalkınma planlarında en dezavantajlı kesimler genelde unutulur. Bu grupları içeren projeler yaratmak da aslında halkın kendisi tarafından o bölgedeki ihtiyaçları en iyi bilenler tarafından üretilmelidir. 

4. Sosyal girişimciliği yaygınlaştırmak için kar amaçlı üretim anlayışının değişmesi gerekmektedir. Yeni üretim şekillerini destekleyen kavramlar, modeller ve bu tür üretimleri yaygınlaştıran anlayışları destekleyen eğitimler üniversiteler tarafından yapılmalıdır. Yukarıda örnek olarak verdiğim sosyal girişimcimlerden KEDV ve Çöp(m)adam projelerinin kurucuları ya bir üniversitede çalışmaktadır ya da üniversitede yüksek öğretim görürken girişimini projelendirmiştir. Üniversiteler bu anlamda hem eğitim ve vizyon sağlamakta, hem de bu tür fikirlere sahip olanların birbirleriyle ağ kurmalarının fırsatını vermektedir. Ülkemizde sosyal girişimciliği içeren eğitimler üniversite düzeyinde artmaktadır. Bu konuya gitgide daha fazla kaynak ayıran ve ders seçeneği sunan üniversiteler vardır. Öğretim elemanı olduğum İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde sosyal girişimcilik özellikle İşletme Fakültesindeki bazı derslere entegre edilmiştir. Aynı zamanda öğrenci projelerini destekleyen Embryonix birimimiz sosyal girişim projelerini de değerlendirmektedir. Mevcut durumda İstanbul, Ankara ve İzmir’deki üniversiteler bu konuya daha fazla önem vermektedir ama ilerleyen yıllarda farklı bölgelerimizdeki üniversitelerde de yaygınlaşması beklenmektedir. 

5. Herkes sosyal girişimci olabilir. Haberlerde görmüş olabilirsiniz, 28 Aralık günü İzmir’de farklı kadınlardan oluşan bir koro Notalar Şiddete Karşı projesi kapsamında kadına yönelik şiddete dikkat çekmek için bir konser verdi. Koroda kadın akademisyenler, belediye başkanları, sivil toplum kuruluş liderleri, işkadınları, siyasetçiler ve eski bakanlar da bulunmaktaydı. Konsere çıkanlar arasında ben de vardım. Proje sayesinde farklı kadınlar birbirini tanıdı, önemli bir sosyal probleme dikkat çekti ve medyada geniş yer alması vesilesiyle de farklı kesimlerden de destek aldı. Projenin sahibi müzik öğretmeni Muharrem Dayanç. Kendi kaynakları, bilgileri ve eğitimi doğrultusunda sosyal bir probleme yeni bir yaklaşım getirdi. Sosyal bir projenin kadınları nasıl bir araya getirebileceğini gören bazı belediyeler de projeye destek çıkarak sürdürmeye karar verdiler. Yani, şarkı söyleyerek kadına yönelik şiddete dikkat çektik ve bu konuda kadınların sesini duyurduk. Sahnedeki kadınlar da aldıkları eğitim sayesinde hem bilmedikleri bir yeteneklerini keşfettiler hem de şiddetle mücadelede taraf olduklarını gösterdiler. Bir sosyal girişimci olarak Muharrem Bey’e tekrar böyle farklı bir proje için teşekkür ediyorum. 


Sonuç olarak bu gece yepyeni bir yılın gelişini kutlayacağız. Her yıl yeni yılda yapacaklarımızın listesini yaparken bu yıl sadece kendimiz için değil toplum için de bir şey düşünelim. Neden yukarıda bahsettiğim Notalar Şiddete Karşı projesi gibi farklı sosyal sorumluluk projeleri olmasın? Herkesin kendi bilgisi ve kaynakları doğrultusunda yaratabileceği bir fark vardır. Hadi gelin hep birlikte kar amacı gütmeden, sosyal değişimleri yaratacağımız bir yeni yıl yaratalım...

Itır Bağdadi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi

(Buradaki fikirler yazarın bağlı olduğu kurumdan bağımsız bir şekilde yazarı yansıtmaktadır.)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber