RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

Cinsel Taciz Bir Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Sorunudur


2016-02-25 09:20:01
Itır Bağdadi

Son günlerde yürek burkan bir haber daha her yerde. Lise öğrencisi Cansel öğretmeninin cinsel tacizine uğradığını okul idaresine bildirdikten sonra konuyla ilgili bir şey yapılmayacağını anlamış dahası ailesine durumun bildirileceği tehdidi ile karşılaşınca intihar etmiştir. Haberin neresinden tutarsanız toplumsal cinsiyet eşitliğinin yoksun olduğu bir toplumda yaşamanın etkilerini görüyorsunuz.

Peki biz üniversitelerde cinsel taciz ile ilgili mücadele etmek için neler yapmaktayız? Farklı üniversitelerde Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları odaklı araştırma ve uygulama merkezleri üyeleri olarak bizler de zaman zaman farklı cinsel taciz olaylarına müdahil olmaktayız. Hatta bu konuyla ilgili Üniversitemize yeni gelen öğrencilere farkındalık eğitimi vermekteyiz. Bizim amacımız öncelikle öğrencilerimizi bu konuyla ilgili bilgilendirmek, sonra da hareketleriyle ilgili onları sorumlu tutmaktır. Cinsel taciz sadece fiziksel olmadığı için farklı çeşitleriyle ilgili de öğrencileri bilgilendirmek gerektiğini düşünmekteyiz. Tabii sadece öğrencileri bilgilendirmek yetmez, aynı zamanda en üst idareden taşeron olarak çalışmakta olan işçilere kadar kurumdaki herkes bu konuyla ilgili bilgilendirilmeli ve sorumluluk sahibi olmalıdır.

Özgecan Aslan cinayetinden sonra konunun öneminden dolayı Yüksek Öğretim Kurumu Mayıs 2015’te farklı üniversitelerin temsilcilerinin bulunduğu bir çalıştay düzenledi. Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Üniversite Çalıştayının sonuç raporunu okumak isteyenler için link:

Raporda YÖK bu tür çalışmalarda üniversitelere destek olacağını ve toplumsal cinsiyet konulu derslerin üniversitelerde ders olarak okutulmasını teşvik etmektedir. Bununla kalmayıp üniversite içindeki tüm personelin de bu konuyla ilgili farkındalık sahibi olmasını istemektedir. Ancak uygulamada tabii ki bazı sıkıntılar vardır. Bunları aramızda konuşmak için farklı akademisyenlerin üye olduğu cinsel taciz ve saldırıyı önlemek için bir internet ağımız bulunmakta, belirli aralıklarla da buluşup bu konuyla ilgili uygulamaları, önerileri ve yapılması gerekenleri paylaşmaktayız. Bu tür çalışmaların sonucunda pek çok üniversite cinsel taciz ile ilgili yönergeler çıkarmakta, üniversite kampüsünde de bu tür olaylarla ilgili farkındalık çalışmaları yapmaktadır.

Hem akademik bilgim hem de cinsel taciz ile yaptığımız çalışmalar sonucunda edindiğim tecrübeler doğrultusunda bu konuyla ilgili bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istedim:

“Bizde cinsel taciz yok” diye bir durum hiç bir kurum için tam olarak geçerli değildir. Dahası cinsel tacizin o anda olmaması ilerde olmayacağı anlamına gelmez. Cinsel tacizin olmadığını savunanlar cinsel tacizi çoğu zaman yanlış tanımlamakta ve farklı çeşitlerini de bilmemektedir. Üstelik cinsel taciz sadece erkeklerin kadınlara yaptığı bir şey de değildir. Bu konuyla ilgili çeşitli şikayetleri dinlediğim için şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki kadınlar da erkeklere cinsel tacizde bulunabildiği gibi, hemcinsler arasında da taciz vakaları çoktur. 

Cinsel tacizle mücadele etmek için kadın yönetici sayısını arttırmak şarttır. Genelde cinsel taciz ile şikayetler eril sistemde tıpkı Cansel’in durumundaki gibi çok ciddiye alınmamakta veya soruşturmalar sonuçsuz kalmaktadır. Bu durum kadın yönetici sayısı arttıkça değişmektedir. Özellikle şikayetin ilk yapıldığı mercide kadınlar varsa gerek mağdura olan yaklaşım gerek soruşturmanın gidişatı farklı işlemektedir. Tabii böyle davranmayan pek çok kadın da vardır, unutmamak lazım ki kadın olmak ve kadın bakış açısına sahip olmak iki farklı durumdur. Ay aman huzurumuz kaçmasın diye cinsel taciz olaylarını halı altına süpüren çok kadın yönetici de vardır.

Kadın bakış açısına sahip olmak için her kurumun toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerini personeline vermesi gerekir. Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük finans kuruluşlarından birinde işe başladığımda daha işbaşı yapmadan bizleri cinsel taciz farkındalık eğitimine aldılar. Bir tam gün boyunca cinsel taciz nedir, nasıl tanımlanır, iş yerinde kabul edilen davranışlar nedir, cinsel taciz olursa nereye başvurulur, yöneticilerin sorumluluğu nedir – bunların hepsi bize tek tek anlatıldı. Mesela, bir grup kendi arasında hiç birisi yanlış anlamadan bazen cinsel içerikli konuşmalar yapabilirmiş ama o gruba yeni katılan biri eğer rahatsız olursa bu taciz tanımına girermiş – kısacası konuşmalarınıza dikkat edin, karşınızdaki yanlış anlarsa cinsel taciz ile suçlanabilirsiniz uyarısı yapıldı. Her iş yerinde, özel veya kamu farketmez, böyle eğitimlerin verilmesi şart. Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri ile birlikte kurumları da kadın bakış açısına sahip ve tüm çalışanlarına eşit mesafede duran yerler haline getirebiliriz. İzmir’de Üniversitelerin, Büyükşehir Belediyesinin, Birleşmiş Milletler Kadın Dostu Kentler Koordinatörün da aralarında bulunduğu İzmir Valiliği İl Kadın Hakları Koordinasyon Kurulu'nun kurmuş olduğu bir Eğitim Komisyonu bulunmakta. Üyesi olduğum bu komisyon farklı belediyelerin kamu çalışanlarına bu tür eğitimler vermekte. İmamdan, devlet hastanesinin başhekimine, emniyet görevlilerine, okul müdürlerine ve belediye çalışanlarına kadar farklı katılımcılar içeren eğitimlerde toplumsal cinsiyet eşitliği, mobbing, kadına yönelik şiddet, ve kentsel yaşamda kadın ile ilgili konular işlenmekte. Geçen yıl başlayan eğitimler bugüne kadar Urla, Aliağa ve Karabağlar Belediyelerine verildi, bu hafta da Kiraz Belediyesi’nde verilecek. Üniversite olarak da cinsel tacizi önlemek için her yıl birinci sınıf öğrencilerimize toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsel taciz ile mücadele eğitimi vermekteyiz. Kampüsümüzde herhangi bir öğrencinin mağdur olmasını engellemenin ilk adımı budur diye düşünüyoruz.

Cinsel taciz ile ilgili kurumsal mekanizmaların bulunması gerekmektedir. Madem her kurumda cinsel taciz olabilir, cinsel taciz vakası olduğunda nasıl davranılması gerektiğiyle ilgili bir kurumsal yapı bulunmalıdır. Mağdur şikayetini kime iletecek, o şikayet ile ilgili sonra hangi işlemler yapılacak? Mağduru yönlendireceğiniz psikolojik destek kurumda mevcut mu? Şikayeti dinleyenler toplumsal cinsiyet eşitliği hassasiyetine sahip mi yoksa Cansel’in yaşadığı durumdaki gibi duyarsız ve mağduru tekrar mağdur eden bir tutuma mı sahip? Mağdur ve suçlunun kurum içinde karşılaşmamaları için ne tür önlemler alınmaktadır? Cinsel şiddet ile ilgili adli yardım ve emniyete bildirilmesi gereken bir durum varsa nasıl ilerlenmesi gerekir? Tüm bunların hepsi önceden kurumsal yapı ile belirlenirse mağdurlar aynı zamanda sistem mağduru olmaz. Başka bir nokta da farklı yaklaşımları engellemek için her kurumda böyle şikayetlerle ilgilenecek bir birimin olmasıdır. Şikayet A biriminin müdürüne giderse olayın üstü örtülür, B biriminin müdürüne giderse olay üst mercilere taşınır diye bir ayrımcılık olmamalıdır.  Üstelik tüm yöneticiler şunu bilmeli ki kendilerine gelen her cinsel taciz olayında eğer üst mercilere bunu aktarmazlarsa yasalar önünde kendileri de kişisel olarak sorumludur. Cinsel taciz ile ilgili bir davada öğrenci “ama ben öğretmenime anlatmıştım” dediği için öğretmen sorgulanmış ve sonunda olayı bildirmediği için hapis cezasına çarptırılmıştır. Yöneticilik, özellikle cinsel taciz gibi durumlarda kişisel yasal sorumluluk da taşımaktadır.

Cinsel tacize uğrayan birisi “namus” gibi kavramlarla korkutulmamalı, tacize uğramanın da hiç bir koşul altında mağdurun suçu olmadığı iyice yaygınlaştırılmalıdır. Yok kısa etek giymiş, yok erkeğin evine gitmiş, yok birlikte bir şeyler içmeyi kabul etmiş, yok kız arkadaşıymış, vs vs – bunların hiç biri cinsel tacizi kabul edilir ve affedilir hale getirmez. Kadınlar istedikleri gibi giyinmekte serbesttirler ve kılık kıyafetleri tacize uğramaları için bir bahane oluşturmaz. Eğer çıplaklık veya kıyafetlerin kısalığı cinsel taciz için bir önkoşul olsaydı nü kamplarında tecavüz ve taciz olayları her an olmaz mıydı? Böyle bir durum olmadığına göre çıplaklık cinsel taciz için bir önkoşul oluşturmamakta ama kadınları bir cinsel obje olarak görmekte ısrar eden eril bakış açısı kadının her yeri örtülü olsa da onu taciz etmeyi kendine hak olarak görmekte. Ünlü boksör Mike Tyson 1991 yılında tecavüzden suçlu bulunup hapis cezası aldığında mağdur ettiği kadın onu otel odasına davet etmişti ama sonra birlikte olma konusunda fikrini değiştirmişti. İyi ki dava ABD mahkemelerinde görülmüş, bizde olsaydı kadına bir de ahlak dersi verirlerdi. Kadın istediğini giyebilir, gecenin istediği saatinde dışarda olabilir, bir erkekle yalnız da kalabilir, hatta bir erkekle birlikte olmayı isteyip sonradan fikrini de değiştirebilir – cinsel tacize uğrarsa bunları yaptığı için kadın o tacizi hak etmiş durumda değildir. Bu arada Cansel dışında farklı koşullarda taciz mağduru olan kadınlarımızı da unutmayalım. Taciz mağdurunun namusu olmaz. Eğer bir kadın bunu hak etti diyorsanız, önce kendinize bir ayna tutun derim.

Cinsel taciz toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden doğar. Cinsel taciz vakalarını tamamen ortadan kaldırmak imkansızdır ama asgari düzeye indirmek için toplumda ve kurumlarda köklü değişiklikler yapılması şarttır. Herşeyden önce tüm kurumlarda toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri verilmeli ve cinsel taciz ile ilgili mücadele etmek için kurumsal mekanizmalar olmalıdır. Hiç bir mağdur tacizi hak etmez, mağduru suçlayan bakış açılarının değişmesi için de toplumsal bir dönüşüm ve kadına bakış açısında köklü bir değişim gerekmektedir.

Cansel eğer sistem doğru işleseydi bugün hala hayatta olabilirdi. Onu mağdur eden öğretmeni, okulun yöneticileri ve “ailem duyarsa” namus ve sistem korkusu genç yaşta onu aramızdan aldı. Cansel’in ölümü bir intihar değil sistematik bir cinayettir, en baştaki sorumlu da eril bakış açısına sahip olan zihniyettir. Ne yazık ki bu zihniyet düşündüğünüzden de daha yaygındır... 

 

Itır Bağdadi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi

(Buradaki fikirler yazarın bağlı olduğu kurumdan bağımsız bir şekilde yazarı yansıtmaktadır.)

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber