RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

YAŞAR NURİ HOCAYI NASIL BİLİRDİNİZ?


2016-06-27 10:41:12
Z.Remide ARSAN

Ülkemizdeki  Hakiki Müslümanların yol göstericisi Yaşar Hocamızı kaybettik. Sahte Müslümanlar bayram yaptı.

Şimdi… Soruyorum; Yaşar Nuri Öztürk hocamızı çok takdir edip yolunu izleyen milyonlar  içinde kaç kişi onun yaşamını, eğitimini ve yararlı çalışmalarını biliyordur? Acaba, hocamız popüler olmasa, kanal kanal dolaşıp fikirlerini yaymasa aramızdan kaç kişi, onun eserlerini okur da,  İslam’ı rasyonal bir bakış açısından öğrenmeye kalkardı? Kaç kişi onun kitaplarını alırdı?

Elbette onun takipçileri eğitimli, aydın, aydınlık kişilerden oluşur lakin, yine de biz milletçe okuma- araştırma sevmeyiz. Oturduğumuz yerden fındık fıstık yiyerek Tivi izleyerek bilgilenmek bize cazip gelir.

Yazalım, tanıtalım ve kendisini öyle analım:

Yaşar Nuri Öztürk, Karadenizli’dir. İlk eğitimini babasından  aldı ve dokuz yaşında hafız  oldu. On yıllık klâsik din eğitiminden sonra hukuk ve ilahayat  tahsilini bitiridi. İslam felsefesi gibi çok derin bir dalda  doktorasını tamamladı. Fransa’da, Ortadoğu ve Balkanlarda, Afrika ülkelerinde, Fransa’da akademik çalışmalar yaptı, New York üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalıştı..  .

Türkçe , Farsça, Arapça ingilizce ve Fransızca dillerinde çalışmaları vardır.

İlk tercümesi, Elmalılı M. Hamdi Yazır tarafından yapılan KURAN’IN ‘yorum katılmamış’ Türkçe çevirisini yayınıydı. 1993 - 2003 yılları arasında 126 baskı yapan bu çeviri, “Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin En Çok Baskı Yapan Kitabı” sayılmaktadır.

1992 yılında İstanbul Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesi kuruldu. 19.11.1993 yılında ise Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk kurucu dekan olarak atandı.

Yaşar Nuri, renkli bir kişilik, ilginç bir din bilimcisi idi. Özel hayatını da aynı renklilikte devam ettirerek, bir dönem kamuoyunu, dizi film heyecanında peşinde sürükledi. Karizmatik olduğunu, boylu poslu ve yakışıklı sayılmadığı halde, istediği her kadını etkisi altına alabileceğini söylediği röportajları herkesçe hatırlanır.

İlginçtir. İlk eşi hakkında kimse bir şey bilmez. 2. Eşi de hocamızı,  ilişkisi olduğu danışmanı ile uygunsuz bir şekilde yakalamış, boşanmaları pek zarif olmayan bir şekilde basına yansımıştı. Son yıllarda TSM sanatçısı Kanaat hanımla nişanlanmış ve kendisinden bir hayli genç olan aşkını dillendirmekte sakınca görmemişti. Bir başka ilginçlik de o zamana kadar tüm resmi belgelerde 1945 olan doğum tarihini, bu genç hanımı tanıdıktan sonra 1951 olarak duyurmaya başlamasıdır. Din adamı da olsa, Yaşar hoca sonunda bir erkektir!

Magazin haberlerinin ne kadarının doğru olduğu tartışma götürür. O nedenle, kendisini saygıyla ve güzel duygularla anmak,  eşsiz bilgisini ve bize öğretilerini ön plana almak  lazımdır.

Kısa süre önce Tüyap Kitap Fuarında eşi Canan hanımla aynı yayınevinin yazarları olarak imza günlerimiz  paylaşmıştık.. İlk dikkatimi çeken,  düzgün hatlı, güzel bir kadın olduğuydu. Hemen ardından, gözlerinde, aldatılmış kadınların hepsinin bakışlarına yapışıp kalan ve ölene dek çıkmayan hayal kırıklığının o buzdan, solgun ışıklarını fark ettim.

 Ben  o bakışları o kadar çok gördüm ki…

Yanılmadığımı onun cenazeye katılmadığını öğrendiğimde iyice anladım. Nedense büyük aşkı Kanaat hanım da son vedada yoktu. Yaşar Hocamız, kadınlarını pek mutlu edememiş ve kalbi kırık bırakmış anlaşılan. Allah rahmet eylesin.

 

 

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Yanlış bilgi vermişsiniz
Canan Murtezaoğlu 2016-07-05 19:33:41
İyi günler. Eski eşimle ilgili yazınızı okudum. Öncelikle belirtmeliyim ki ben eski eşimin cenazesindeydim, CNNTürk muhabiri Göksel Göksu'ya kısaca duygu ve düşüncelerimi aktardım ve şu anki Genel Başkanım Sn.Kemal Kılıçdaroğlu ile en önde görüştüm, taziyelerini kabul ettim. Habercilik sorumluluk gerektirir diye düşünüyorum.Birçok yayında orada olmadığım belirtilmiş.Önemli değil ancak ülkenin içine düştüğü durumda acaba sürekli eksik ya da yanlış (yalan demeyeyim) bilgi veren basının payı olabilir mi diye de düşünmeden edemedim. Ayrıca; "gözlerinde, aldatılmış kadınların hepsinin bakışlarına yapışıp kalan ve ölene dek çıkmayan hayal kırıklığının o buzdan, solgun ışıkları" ifadeniz de pek bir pembe roman gibi olmuş. Tüyap'ta hangi stantta beraberdik, onu da bilemedim.Yine de ilgilendiğiniz için teşekkürler. İyi Bayramlar, selamlar, saygılar.
Fena halde yanıldınız!
Tülay Hergünlü 2016-07-05 19:11:44
Remide Hanım merhaba, Sizinle aynı yayınevinin yazarıyız ve Canan Hanım ile birlikte imza gününde ben de vardım. Kitabınız dolayısıyla sizi takdir ediyorum ancak bu yazınızı okuyunca doğrusu büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Canan Hanım eşinden 2009 yılında ayrıldı. Aradan bunca zaman geçmiş ve siz bir kadının gözlerinde aldatılmışlığı görecek kadar dikkatlisiniz; çok edebi bir cümle kullanmışsınız; ne diyeyim, tebrik ederim... Cenazeye gelmediği konusunda ise fena halde yanıldınız! Canan Hanım cenazeye geldi ve hepimiz oradaydık. Size bu bilgiyi kim vermişse tabirimi mazur görün ama çok iyi sallamış! Köşe yazarı olmak kolay değildir. Bir olayı yazmadan önce doğruluğunu araştırmak gerekir. Yıllardır köşe yazan birisi olarak doğruluğunu teyit etmediğim hiç bir olayı yazmadım. Size de naçizane tavsiye ederim. İyi günler dilerim.
Toplam 2 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber