RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

SURİYE’Lİ VATANDAŞLARLA KA(N) KA OLDUK


2016-07-11 10:23:47
Z.Remide ARSAN

NEW York Times da yer alan habere göre; ‘’Avrupa’ya yasal olmayan yollardan göçmeye kalkan Suriyelileri durdurmak ve Ege Denizini aşmak uğruna telef olmalarını  önlemek için , Avrupa birliği Türkiye ile anlaşma yaptı. Bu anlaşmaya göre, Suriyeli’leri ülkesine kabul ettiği taktirde, Türkiye’ye ($ 6.7 milyar) ödenek vermeyi kabul etti. Türklerin Avrupa’da vizesiz serbest dolaşım hakkı karşılığında Avrupa Birliğinin şartlarından biri de, Suriyeli’leri ülkesine almasıydı. Serbest dolaşım reddedilince Suriyeli’lerin de geleceği belirsizlik içinde kaldı.’’

Yazıda Suriyeli bir ailenin şikayetlerine yer verilmiş. Zeynep Süleyman, hayatta kalmak için oğlu  Ahmed’in çalışmak zorunda olduğunu söylüyor. ‘’270 dolara 1 küçük oda kiralayabildik,  Ahmed saat 8 de evden çıkıp yürüyerek işe gidiyor, Çok az ücret alıyor, geçinemiyoruz. ’’

Unicef raporuna göre Türkiye’de 3 milyon Suriye’li  çocuk, eğitim alamıyor. Birleşmiş Milletler Türkiye’deki Göçmen Programı sözcüsü Selin Ünal, Türk  hükümetinin özel çalışma izni çıkardığını ancak sadece 10.300  Suriyeli’nin çalışabildiğini ifade etti.

İyi de; koskoca AB ve Türkiye kafa kafaya verdiğinde, bu sonuç ortada değil miydi? Lisan problemi, iş bulma zorlukları, eğitim aksaklığı için çözüm üretmeden, kıta bazında bir Göçmen Programı nasıl hayata geçirilir?  ‘Al şu parayı, çöz ‘ saçmalığına kim inanır?

AB’nin Türkiye’nin  başına açtığı bu sıkıntı, Suriyeli’lerin de ümitlerini boşa çıkaran bir aldatmaca.  Sonuçta kendi karnını zor doyuran ülkeye gelmiş Zeynep Süleyman ve diğerleri… Bilmiyor ki çoğu genç,  Ahmed kadar bile şanslı değil. Asgari ücretle, sigortalı iş bulmak için insanlar birbirini kırıyor. Sağlık sorunu için de hastane kuyruklarında telef olmakta, acil durumlar için  birkaç ay sonraya randevu alabilmekte.

Kendi emeklisine, 35 lira zam yapmak için bile uykuları kaçan, elini cebine atamayan bir devlet, kendi kafasını kaşıyamazken, başkasına ne oranda yar olabilir ki?

Bu Suriye’li vatandaşları buralara  getirmeden önce birileri çıkıp da ülkenin şartlarını söylemedi mi? Üstelik Devletin başındakilerin  ülkenin kapılarını,  kendi öz halkının isteği dışında açtığını, bu anlamda vatandaşlar tarafından pek de kucak açılarak karşılanmayacaklarını  AB de pekala biliyordu. Ama ne gam…?

Onlar, artık onursuzluk noktasına taşınan  ‘AB üyeliği’ ve ‘serbest dolaşım hakkı’ ile kandırdıkları Türk’lerin başına Suriye’li gariban vatandaşları sararak,  sözümona ‘insani’ olan görevlerini üstlerinden attılar. Öte yandan da  verdikleri  üç kuruşla susturup, ‘’senin bizim topraklarda vizesiz dolaşabilmen için 10 fırın ekmek yemen lazım’ diyerek göbeklerini kaşımaktalar.

Suriyelilere vatandaşlık hakkı verilerek  oylarına göz dikilmesi konusu ise, göründüğü kadar basit bir denklem değil. Avrupa, zaten nüfusundan korktuğu Türkiye’ye yeni bir nüfus eklenmesini; o grubun da aile planlaması ve doğum kontrolü bilincinde olmadığını  göz ardı edecek kadar öngörüsüz değil. Amaç, zaman içinde  verecekleri tavizlerle onları  kışkırtmak ; açık ya da gizli  siyasi  provokasyonlarla ülkenin bölünmesini kolaylaştıracak bir grup yaratmak. Türkiye’nin önce kendi içinde küçülmesi,  ülkelerarası  etkisinin azalması, sonra da varlığının silinmesi hedefleniyor.

İlk adım,  serbest dolaşım hakkını tavşan- havuç çizgisinde tutarak, Türkleri, Avrupa’dan tecrit edilmiş halde, huzursuzluklarıyla (ve Suriyeli’lerle)  baş başa bırakmak.

 

  Sadece biz mi görebiliyoruz?

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber