RSS / XML
21-11-2017
Bizi Takip Edin!

OBAMA'DAN DEMOKRASİ DERSİ...


2016-07-29 18:25:50
Itır Bağdadi

Sevgili okuyucular, farkındaysanız son günlerde hepimiz demokrasi şölenleri yaşıyor, camilerimizden demokrasi için halk meydanlara çağrılıyor, demokrasiyle uyanıyor, demokrasiyle yatıyoruz. Sokaktaki amcalardan, memleketin en ücra köşesinde yaşayan teyzelere ve plajlardaki tatilcilere kadar kime sorarsanız herkes demokrat. 15 Temmuz öncesi bu yazın en fazla kullanılan kelimesi (sağolsun pop kültür) gıybet olur derken birdenbire demokrasi en moda terim oldu.

 

Sokağa çıkıp darbeye direnenlerden, ülkelerinin geleceğinde sesi olmasını isteyen seçmenlere kadar dünyanın dört bir yanında nereye giderseniz gidin herkes “demokrasi” şart diyor ama bu demokrasinin ne olduğu konusunda veya daha derin bir şekilde demokrasinin neleri gerektirdiğiyle ilgili pek bir açıklama yapan yok.

 

Bir kelime bu kadar çok kullanılırsa anlam kaybetmeye başladığı kanaatindeyim. İşte tam bu anda Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama bu hafta Demokrat Parti kongresinde kendisinden sonra başkan olması gerektiğini savunduğu Demokrat Parti adayı Hillary Rodham Clinton’u savunurken herkese demokrasinin tam olarak ne olduğuyla ilgili önemli bir ders verdi. Konuşmanın orijinali sanırım henüz Türkçe’ye çevrilmedi ama ben bazı ana başlıkları ve konuşmanın ana fikirlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Uzun bir konuşma olduğu için Obama’nın değindiği tüm konuları analiz etmem mümkün değil ama konuşmada öne çıkan 4 ana başlık vardı:

 

1.       Amerikan demokrasisinin tanımı, Amerika’nın ayrıcalıklığı ve Amerikalı vatandaş tanımının çeşitliliği

 

Obama’nın konuşmasının en can alıcı tarafları Amerikan demokrasisinin nasıl çalıştığını, ayrıcalıklığının ne olduğu ve gerçek “Amerikalı”nın kim olduğunu tanımlamasıydı. Eğer Cumhuriyetçi Parti (CP) kongresini takip ettiyseniz CP adayı Donald Trump’ın Amerikalıları genelde kendisi gibi aynı din, ırk, cinsel tercih ve yaşam tarzından gelenlerin birliği olarak tanımladığını; Latin kökenli, siyahi veya başka ırk ve inançtan olan vatandaşların da birliğe tehdit olarak algılanıp bu tür farklılıkları gerekirse ülkeye girişlerini yasaklayarak azaltmayı söz verdiği bir gelecek sunduğunu görmüş olabilirsiniz. Demokrat Parti işte tam bu noktada kendini halkın partisi olarak konumlayarak Trump’un zaman zaman nefret söylemine dönen bu yaklaşımına cephe aldı.

 

Amerikanın kurucu babalarının söylemlerini ve tarihini usta bir hitap yeteneğiyle harmanlayan Obama öncelikle “hepimiz eşit ve özgür yaratılırız” dedi. Seçimi normal bir seçim gibi 2 parti arasında bir rekabet veya sağ/sol arasında bir tercih olarak değil Amerika’yı Amerika yapan temel değerlerin tartışıldığı bir seçim olarak konumlandırdı. Fikir çatışması demokrasinin ilerlemesi için iyi olsa da Trump’ın fikir ayrılığı değil nefret söyleminde bulunduğunu ve seçimi kötümserlik, korku, suçlama, ve çözüm sunmayan bir söylemle kazanmaya çalıştığını ifade etti. Halkı birbirine karşı kışkırtma, bir grubu diğerlerine üstün tutma demokrasi değildir - Obama ustaca bunun altını çizdi.

 

Amerikalıların yüzyıllardır cesaret, iyimserlik, ve yaratıcılıkla dolu olduklarını, yarattıkları fırsatlar yüzünden kurulmasından önce bile pek çok göçmenin daha iyi hayat yaşamak için Amerika’yı tercih ettiğini söyleyen Obama, bütün bu farklılıkları harmanlamanın Amerikan ayrıcalıklığı olduğunu ve Amerika’yı daha iyi bir ülke haline getirdiğini tekrar tekrar hatırlattı.

 

Her demokrasinin olmazsa olmazı orta sınıfı temsil ettikleri vurgusu sadece Obama tarafından değil tüm konuşmacılar tarafından yapıldı. Demokrat Parti’ye göre Amerika zenginlerin değil çalışan insanların ülkesi ve bu insanlar tek bir birey tarafından yönetilmek istemiyor. Obama’nın sözleriyle, “Amerika’nın büyüklüğü tek bir adama bağlı değildir – bu seçimdeki en önemli fark bu. Trump sadece kendisinin çözebileceğini iddia ediyor. Slogan ve korku sunuyor.” hard sex

 

Obama’ya göre Amerikalılar yönetilmek istemiyor, herkesin eşit yaratıldığı bir yerde halk özerk bir yönetimle kendi kendini yönetmek istiyor, bu da Amerika “Birleşik” Devletlerini birbirine daha bağlı yapmakta.

 

Trump’ın sunduğu beyaz, heteroseksüel, Hristiyan Amerikalı profilinden farklı olarak Obama “Amerikalı” tanımına her ırktan, inançtan, cinsiyet ve cinsel yönelimden insanların dahil olduğunu ve hepsinin de vatansever olduğunu vurgulayarak vatandaşlığı daha kapsayıcı bir temele oturttu.

 

Kısacası, ABD farklı din, dil, ırk ve etnik kökenlerden gelen göçmenler tarafından, herkesin eşit ve hür olduğu bir ortamda tek bir birey tarafından yönetilen değil halkın kendi kendini yönettiği bir sistem olarak kuruldu. Bu çeşitlilik Amerika’nın zenginliği.

 

2.       Cam tavanları delmenin önemi 

 

Hillary Clinton’ın kadın olarak ana partilerden birinden aday gösterilmesi ABD’de cam tavanın delinmesi açısından çok önemli bir gelişme. Hem Obama hem de eşi, first lady Michelle Obama bu tarihin altını çizdi ama sadece kadın olarak aday gösterilmediğini de Clinton’ın tecrübelerini paylaşarak belirttiler.

 

Özellikle Michelle Obama yaşadıkları Beyaz Saray’ın bir zamanlar köleler tarafından inşa edildiğini ve şimdi kölelerin torunlarının orada Başkan olarak yaşabileceklerini, Hillary Clinton’ın da aday olmasıyla birlikte artık kız çocuklarının da bir gün Başkan olabilecekleri hayallerini kurduklarını söyledi.

 

Tabii yıllardır Hillary Clinton’ı takip edenler onun sadece bir first lady kimliğine bürünmediğini bilirler. Yale Üniversitesinden hukuk derecesini aldıktan sonra üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmış,uzun yıllar özellikle engelli çocuklar için yasal düzenlemeler konusunda lobicilik yapmış, first lady olarak 1995’de Pekin’de düzenlenen Dünya Kadın Konferansında yaptığı feminist konuşmayla hala kadın hakları derslerinde okuttuğumuz bir metine imza atmış, sonrasında New York’tan senatör seçilip yasalar yapmış, ardından dışişleri bakanlığını üstlenen bir başarı hikayesine sahip Hillary Clinton’a sadece bir “kadın” demek haksızlık etmek olurdu.

 

Hayatını devlet görevlerine adamış biri olarak Hillary Clinton hiç bir zaman geleneksel first lady profiline uymadı. Obama, Hillary’nin bu tecrübesini ve yeterliliğini anlatmak için “bugüne kadar Hillary kadar bu görevi yapacak kadar yeterli bir aday olmamıştır – ne ben ne de Bill Clinton” diyerek Hillary’yi bir kadın olarak değil en iyi aday olduğu için desteklediğini açık bir şekilde belirtti. Her zaman kendi kariyeri, fikirleri ve çalışmaları olan Hillary Clinton ile birlikte kadınların neler yapabileceği konusundaki önyargılar da yok oldu. Başkan seçilmese bile bu Amerika için önemli bir gelişme.  

 

3.       Diktatörlere karşı ABD’nin duruşu

 

Obama’nın konuşmasının en ateşli ve dikkat çeken kısımlarından biri Amerika’nın diktatörlere bakış açısını anlattığı bölümdü. CP adayı için “Trump Putin’e yaklaşıyor, Saddam’ı övüyor, ABD’nin 11 Eylül sonrası yanında durmuş NATO’ya meydan okuyup Amerikan koruması için daha fazla katkıda bulunmaları konusunda tehdit ediyor. Amerika’nın vaatleri fiyat etiketiyle gelmez. Bu yüzden ABD bu kadar güçlü ve saygındır” diyerek Amerika’nın dünyadaki konumunu ve kendi bakış açısın özellikle belirtti.

 

Amerikan değerlerimizi tehdit eden kim olursa olsun, faşist veya komünist veya cihatçı veya yerli demagog, eninde sonunda başarız olacaktır” diyerek de Donald Trump’ı diğer diktatörlerle aynı kefeye koyduğunu da açık bir şekilde dillendirdi.

 

Donald Trump nefret söyleminde bulunan, insanları korkuyla yönetmeye çalışan, herhangi bir devlet tecrübesi olmayan ve çabuk sinirlenen biri olarak Obama’ya göre bir yerli demagog. Bugüne kadar Trump’a Obama tarafından yapılan en açık ve net meydan okuma olarak yorumlanabilir. Unutmamak lazım ki Obama için Trump’ın seçilmesi bugüne kadar Amerika’da yarattığı mirasın yok olması anlamına gelebilir. Obama gibi bir demokrat için artık bu seçim kişisel bir dava.

 

4.       Kamu görevinde tecrübe sahibi olmanın önemi

 

Belki de Trump’ın en zayıf olduğu nokta herhangi bir kamu görev tecrübesi olmaması. Kendi uluslararası şirketi dışında herhangi bir yönetim tecrübesi olmayan bir adayın Beyaz Saray için yetersiz olduğu pek çok konuşmacı tarafından ifade edilse de Obama bir başkanın yaşayabileceği zorlukları daha net bir şekilde ifade etti:

Beyaz Saray’a hiç bir tecrübe sizi hazırlamaz. O masada oturana kadar küresel bir krizi yönetmenin veya genç insanları savaşa göndermenin nasıl bir şey olduğunu bilemezsiniz. Ama Hillary o odada bulundu, o kararların bir parçası oldu. Her kararın çalışan aileler, emekliler, küçük esnaf, asker ve gaziler için ne anlama geldiğini biliyor. Kriz anında bile insanları dinliyor ve herkese saygıyla davranıyor. Ve koşullar ne olursa olsun asla pes etmiyor.”

 

Daha da ötesi, liderlerin yönetmesi ve plan yapması gereken bir göreve talipken Trump herhangi bir çözüm veya plan sunamıyor. Diğer taraftan Hillary Clinton hem istihbarat, hem dışişleri hem de ordu mensuplarıyla dışişleri bakanı olarak görev yaptığı için birebir çalışmış ve terörizmle mücadele edecek tecrübeye sahip olmuş. Obama’ya göre alanın içinde olmayıp kenar çizgilerinden eleştirmek kolaydır, işi yapmak ise daha zordur ve hem tecrübe hem de uzlaşmacı bir mizaç gerektirir. 

 

Sonuç

 

Başkanlık döneminde yaptığı son konuşmalarından birinde Obama bizlere demokrasiyle ilgili önemli bazı tanımlar ve önkoşullar sundu:

-demokrasiler kapsayıcıdır, insanların dil, din, cinsiyet, cinsel tercih, ve engellerine bakmaksızın herkesin eşit ve hür olduğu bir sistem sunar

-nefret söylemlerinin demokrasilerde yeri yoktur, korku ile yönetim yapılamaz

-uzlaşmak demokrasilerde zayıflık değil gerekli bir koşuldur, fikirler çatıştıkça en verimli sonuç ortaya çıkar

-demokrasiler tek bir adama veya lidere bağlı değildir, önemli olan halktır

-Başkanlık seçimle yapılsa da belirli bir tecrübe ve mizaç gerektiren bir görevdir ve herkese uygun değildir

 hd porno izle

Bakalım Amerikan halkı Kasım ayında nasıl bir demokrasi modeli tercih edecek... Ne yalan söyleyeyim, bir feminist olarak gönlüm Hillary Clinton’da, yolun açık olsun bacım...

 

Itır Bağdadi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü; Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

porno

Bölümü Öğretim Görevlisi

 

 

tül perde desenleri

(Buradaki fikirler yazarın bağlı olduğu kurumdan bağımsız bir şekilde yazarı yansıtmaktadır.)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber