RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

NASIL BU HALE GELDİK?..


2017-02-13 08:51:01
Prof.Dr.Esin Emin ÜSTÜN

Ülkenin bu günlere taşınacağının sinyali, Demokrat Partinin 1950'de iktidara gelmesiyle verilmişti. Celal Bayar ve Adnan Menderesi ikilisi ilk günden başlayarak Atatürk Devrimlerinin yemin edercesine altını oymaya başladılar ve bunu on yıl sürdürdüler. Bu ikili, partileri kurulurken belgelerde kayıtlı olan İnönü'ye verdikleri devrimlerle ilgili dürüstlük sözünü bile tutmadılar.

Cumhuriyete karşı ilk icraatları, Türkçe ezanı Arapçaya çevirmek,  imam hatip okullarını yoğunlaştırmak, köylümüze ve köy çocuklarına ışık verecek Köy Enstitülerini  ortadan kaldırmak oldu. Ve bunun arkası geldi.  

1950'lerden bu yana siyasiler, Bayar-Menderes ikilisinin açtığı yolu kullanıp hep 'dini' kullanarak siyaset yaptılar. Gel-gitlerle  uzun yıllar ülke yönetiminde kalan Demirel  ''imam hatip okullarını en çok açan benim!'' diyen kişi değil miydi? Hırsızlara göz yuman ''verdimse ben verdim'' diyebilen Demirel değil de kimdi?..

Özal, Türk Ceza Yasasını kaldırıp şeriatçı güçlerin önünü açtı ve şeriat sermayesinin güçlenmesini sağlayacak önlemleri getirdi.

Atatürk Cumhuriyeti yerine 2. cumhuriyeti Özal savunmadı mı?..

Turgut Özal, Cumhuriyetin çivisini koparan, Devrimlere zarar verecek ne kadar anayasa maddesi varsa hepsini değiştiren kişi olarak tarihe geçti.

Yobazlar, yıllarca istedikleri halde yapamadıklarını 12 Eylül darbecilerinin eliyle yaptılar. 27 Mayıs 1960 Devriminin getirdiği çağdaş, özgürlükçü anayasayı o darbeciler kaldırdı. ''1960 Anayasası bize bol geldi'' diyen kişi Kenan Evren'den başkası mıydı?.

Çiller, kendisini ve çevresini zengin etmekten başka döneminde ne yaptı bu ülkeye acaba? Doğuya, Güney-Doğuya bir çivi mi çaktı? Orada yaşayan vatandaşlarımızın gerçek sorunlarını seçim dönemi dışında gündeme mi aldı?..

Çiller-Erbakan ortaklığında, Erbakan'ın mal varlığının kökenini o gün için soranlara: ''48 kilo altınımdan!'' dediği altınları kısa bir süre sonra üçe katlanmadı mı?..

Sosyal demokrat kabul edilen Ecevit, ''iyi tarikat, kötü tarikat '' tanımlaması yapan ve tarikatlara zaman zaman yakın olabilen bir siyasetçi değil miydi?.. Bu mu Atatürkçülük? Bu mu Yurtseverlik? Bu mudur Devrimleri sahiplenme?

Atatürk'ün kurduğu partiye, egolarını her şeyin önüne alıp bilerek ya da bilmeyerek zaman zaman  büyük zarar veren Ecevit ve Baykal'dan başka kim olabilir?..

2002'deki erken seçimin önünü açan ve ülkenin bugünlere taşınmasında önemli bir rolü görev olarak üstlenmiş, kendisi koalisyon ortağıyken koalisyonu dağıtan, arka bahçe Bahçeli'yi tanımayan, bilmeyen ve anlamayan mı var?..

2003 yılından bu yana ülkeyi yönetenlere gelince, onları değerlendirmeye gerek yok! Her şey her gün hız kesmeden yaşanıyor. Çarşambanın gelişi perşembeden belliydi.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber