RSS / XML
25-11-2017
Bizi Takip Edin!

BUGÜN DE BU: ACI HARDAL


2017-10-18 12:11:17
Serhat GOBİ

“Molla nerede yoksa cennet orasıdır.”

                                         Dara Şikuh

Öğrenme psikolojisinde en akıllı yol, söylenilmek istenilenin aynısını kendi hasmına söyletebilmek kısaca yedirebilmektir. Ancak bunu yaparken amaçlanan, kendi görüşünü hasmının ‘sözde dostunun’ kendi görüşü haline getirebilmek hünerini gösterebilmek yani kısacası becerebilmektir. Sonuca ulaşıldığında hasmın, uzunca bir süre neyi yediğinin farkına bile varamamalıdır.

Beyninizle günümüze uyarlamanızı tavsiye edeceğimiz kıssamıza göre:

Bir Alman, İtalyan, Fransız ve İngiliz oturmuşlar; azılı bir kurt köpeğine acı hardal yedirmek konusunda iddiaya girmişler. Alman asil ya(!) önceliği kendine almış, hardalı topak yapıp ensesinden tuttuğu köpeğin ağzına tıkıvermiş, ağzı yanan hayvan, hemen çıkarmış.

İtalyan Akdenizli uyanık ya(!) hemen atılmış, öyle yedirilmez demiş ve hardalı ufak parçalar haline getirip azılı kurt köpeğine yedirmeye çalışmış; ama hayvanın ağzı yanmış bir kere. Anlayacağınız o da başarılı olamamış.

Fransız o da Akdenizli, ateşli ya(!) şık bir yaklaşımla hardalı önce sulandırmış, sos haline getirip köpeğe yedirmek için uğraşmışsa da hayvanın ağzı bir kere daha yandığından bu uygulama ile sonuca ulaşamamış.

Sıra bizim soğuk İngiliz’e gelmiş, aristokrat ve tilki gibi doğuştan kurnaz olan İngiliz; önce azılı kurt köpeğini okşayarak yanına çekmiş. Köpeğin bir eliyle sırtını sıvazlarken diğer eliyle de acılı hardalı topak haline getirmiş. Sırtının sıvazlanmasıyla relaks olup gevşeyen köpek, bir ara kuyruğunu kaldırmış, tam da o an bizim İngiliz, hayvanın poposuna acı hardalı yapıştırıvermiş ve hemen geri çekilmiş. Azılı kurt köpeğinin poposu yandıkça başlamış hardallı poposunu yalamaya… Canı yandıkça yalamış, yaladıkça yanmış ve sonuçta yalaya yalaya hardalı bitirivermiş. …Tabii ki İngiliz, iddiayı da açık ara kazanmış.

Tarih boyunca akıllı devletler hedeflerindeki ülkeleri istedikleri çizgide tutabilmek için onlara acı hardalı böyle yedirirler ki; o ülkeler neyi yediklerini, zokayı nasıl yuttuklarını farkına bile varamazlar. Vardıklarında ise atı alan Üsküdar’ı çoktan geçer. İş işten geçmiş, oluvermiştir. …

Sürekli yürüyen benlik, gözünü ileri menzillere diker. Bu yüzden o, hep yeni şeyler söyler, hep yeni şeyler konuşur. Yüzünü geriye dönen benlik ise, sürekli eskiyi anlatır, rivayet ve nakille meşgul olur. Hep hazıra baktığı için konuşmaya malzeme yapacak çok şey bulur; ama konuştukları, yaptıkları yürüyen dünyaya bir şey kazandırmaz.

Hayatın sıcaklığı ve düzeni ne Asya’da var ne de Avrupa’da. Asya’da benliğin, Avrupa’da ise kalp ve vicdanın yokluğunu görüyorum.

Unutmayalım bu dünyadan göçtüğümüzde namazımızı kıldıran imam öncelikle komşularımız ve yakınlarımızdan bizim için bağışlanma ve helallik ister ve ancak ondan sonra bizi defneder.

Sözün kısası dostumuzla düşmanımızı ayırabilmeyi bilelim. Ayrıca birbirimizi de önyargısız ve karşılık beklemeden sevelim.

Akıllı atalarımız sayesinde aşırı kahır ve eziyet çekmeden kazandığımız bu eşsiz güzel Vatanımızla muhteşem Cumhuriyetimize koşulsuz sahip çıkalım.

Işık ve sevgiyle kalın!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









Arşiv Arama
- -

Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
© Copyright 2017 Ege Meclisi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile OHO Internet Solutions tarafından yapılmıştır.
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber