RSS / XML
16-11-2018
Bizi Takip Edin!
bodrum escort

TEŞEKKÜR EDERİM SÖZCÜĞÜNÜN BÜYÜSÜ


2018-03-01 11:48:20
Z.Remide ARSAN

Bu hafta kişisel bir konumu köşeme taşıyorum. Umarım yadırgamazsınız. Konu hem içimde bir ukde, hem de toplumumuzda  ‘örnek’ haline gelmiş, ünlü kişiler hakkında başka bir açıdan fikir sahibi olmanız için. Benim gibi siz de şaşırabilirsiniz.

Kitaplarım 'Dinozor Çağına Bilet' ve '60’lı Yıllar Durağında İnecek Var' yayıncıdan gelir gelmez, adettendir diye birer kopyalarını, toplumda model olmuş gazeteci, sanatçı, iletişim ve ilişki uzmanı gibi kişilere hediye olarak  gönderdim. Her birine de ayrı küçük notlar iliştirdim. 

Ne var ki  bu insanlar, programları çok dolu olan kişilerdir. Ayrıca eminim her ay, onlarca kitap gidiyordur her birine… Okunmasını beklemek şüphesiz abestir. Hangi birine yetişsinler de okusunlar değil mi? 

Sonra… Kitap ne anlatır, yazar ne yazar, ne amaçla kaleme alınmıştır? Su ve sabun dokundurması varsa; ‘al başına belayı’  durumu da göz ardı edilecek şey değildir. Sorumluluk da alınmaz yani. Haklılar. 

Benim tek garipsediğim, bu seçilmiş kişilerin bırakın teşekkür etmeyi, kitabımı aldıklarını bildirme nezaketini dahi gösterme gereği duymamalarıdır. ABD (o zamanki) Başkanı Obama’ya, hem de Türkçe olarak kitabımı göndersem, en azından bir teşekkür alırdım diye hala iddia etmekteyim.

Özellikle de ‘iletişim’ konusunun uzmanı olan, kültür ve bilgi düzeyleri ile  model olmuş, uzmanlığı ile yer edinmiş insanların, kendilerinin yolunda yürümeye çalışan genç, (ya da benim gibi yaşlı) yazarlara el vermesi, destek olması, hiç olmazsa, bir teşekkür edecek vakit ayırması beklenir diye düşünmüştüm. Kaldı ki bu kişilerin çoğunun özel birkaç sekreteri vardır.

Örneğin, Doğan Cüceloğlu, sayfasında  sürekli, 'Bana yazın, bana anlatın, beni bilgilendirin' diyordu. Ben de, 'Bizim 60 lı yıllarımızı yazdım, aile ilişkilerimizi ve gençlik sorunlarımızı, dile getirdim, belki bir zaman aralığında şöyle bir karıştırırsınız' diye sundum emeğimi. 

Benzer şekilde Sunay Akın’a da, 'Siz çok değerli bir üretkensiniz, eminim üreteni de seversiniz. Kendi oyuncağımızı yaptığımız bizim yılları yazdım'  diye not düştüm.

Üstün Dökmen, okul arkadaşım, Aynı yıllarda olmasa da… 'Bak saygıdeğer Üstün, okullun olarak ben de  geçmişteki aile-çocuk ; okul-öğrenci  ilişkilerimize ayna tuttum' dedim saf saf.

Ferhan Şensoy’la aynı sokakları arşınlamışız. Aynı müzik grubunda eğitim almışız. Çoğu çocukluk anımız ortak tattadır. Ona da, 'Ben ilk kez senin babanın  Ferhan Sineması'nda, hayallere dalmıştım ve bunu da kitabımda yazdım' diye dile getirdim.

Ayşe Arman’ın yazılarına (yazım tarzına) hayranım. Kitabımda ona da göndermeler vardı. Görsün istedim. Onun fikirlerini ve duruşunu bizim 60’lı yıllar zamanımızdaki 'Hippi Çağı'na yakıştırmıştım. Bizlerle o zamanlarda yaşamış olmasını dilemiştim doğrusu.

Ertuğrul Özkök’ün tüm bakış açılarına ve fikirlerine bayılmasam da, 'yazmaya soyunan insanları' desteklemek gibi bir misyonu olduğunu düşünürdüm hep.

Daha ne isimler var. Yaz yaz bitmez. 

Benim yazacaklarım bitti. 

Hepsi de  gerçekten ‘özel’ kişilerdi benim için. Tek bir cümleden yoksun kaldım:

'Aldım, teşekkür ederim'…?

Not: Sabah programındaki mini tanıtım için bir tek  İsmail Küçükkaya’ya sevgilerimi gönderiyor ve  bin teşekkür ediyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









ÇOK OKUNANLAR
Arşiv Arama
- -


Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber