RSS / XML
22-10-2019
Bizi Takip Edin!

BÜGÜN DE BU: SU


2019-06-14 10:44:55
Serhat GOBİ

Suya sadece H2o diye bakmak abesle iştigalden başka bir şey değil !    

Dünyaya suyun nereden geldiği ise bilinmemekte…

Dünyada yaşamı oluşturan temel prensiplerin, galaktik bir var edilişin ürünü olduğu Kuranın Vakı’a suresinde verilen çeşitli örneklerle anlatılmış. İnsan sperminin, bitki ve ağaçların oluşmasının özel bir var edilişin ve imalatın eseri olduğu, verilen gayet basit örneklerle dile getirilmiş. Bu imalatın adresi de, birbiri arkasına sıralanan örneklerden sonra adeta atılan bir imza gibi. “Attığınız o meniye ne dersiniz? Ektiğiniz tohuma ne dersiniz? Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? İçtiğiniz suya ne dersiniz? Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz? Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaradan biz miyiz?’’

Verilen örnekler Dünyamızda yaşamı meydana getiren temel unsurlardır. Bu unsurlar Antik felsefede ateş, hava, toprak ve su olarak sembolleştirilmiştir. Surede su ile ilgili söylenilen ilginç bir tanımlama vardır. Buna dikkatinizi çekmek istiyorum.

Güneş sistemindeki gezegenlerin içinde okyanusları, denizleri, gölleri, akarsuları ve ayrıca yeraltı suları olan tek gezegen Dünyadır. Ve ne ilginçtir ki, günümüzde yapılan tüm araştırmalar, bu kadar büyük orandaki suyun yerküreye nereden gelmiş olduğuna açıklama getirememiştir. Başta NASA olmak üzere hiçbir bilimsel araştırma kurumu bu konu üzerinde kesin bir bulgu elde edememiş; bu kadar büyük orandaki suyun nereden geldiğine bir açıklık getirememiştir. Çünkü laboratuar ortamında suyu yaratamamıştır. Şu anda bilimin cevap veremediği sorulardan biri de dünyamızda bulunan bunca rezervin buraya nasıl gelmiş olduğudur.

‘’Suyu yukarıdan biz indirdik ‘’ diyerek surede bu konuya çok ilginç bir açıklama getirilmekte ve yeryüzündeki suyun kozmik kökeni üstü örtülü olarak açıklanmaktadır.

Bütün bu anlatılanların hemen ardından gelen ayet de son derece manidar ve düşündürücüdür. Sanki anlatılmak istenenlerin ne anlama geldiğini açıklarcasına şöyle denmiştir.

“Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir” (Vakı’a 56/75-76)

Sıralanan örnekler bu ayetle noktalanmış ve dünyanın adeta bir laboratuar gibi kozmik varlıklarca şekillendirildiği ve üzerinde bir yaşamın başlatıldığı vurgulanmıştır. Genel kanı: Su, Dünya’mıza belli ki, kozmik varlıklarca dışarıdan getirilmiştir.

İlginç olanı da, üstünde kesin bir fikir birliğine varılmamış olsa da bilimsel çevrelerce, suyun dünyamıza kuyruklu yıldızlardan gelmiş olabileceği üzerinde durulmaktadır.

Biz insanlara ve tüm canlılara yaşam ve şifa kaynağı olarak verilen su; Kur’an’ın muhteşem ifadesi ile ‘bozulmamış su’ olmalıdır. Saf ve temiz su dememiz bundandır. (Muhammet 15.Furkan 48)

Saf su, cennetin belirgin nimetlerinden biri değil; birincisidir. Yerküreye sadece insana değil, diğer tüm canlılara rızık ve hayat kaynağı olarak gökten indilmiştir.(Bakara 22-164,İbrahim 32, Nahl 65)

Su, bir ölçüye göre yani belli bir miktarda yeryüzüne indirilmektedir.(Müminun18.Zuhruf 11) Kur’an böylece, suyun israf edilmesinin açabileceği tehlike ve tehditlere, kendine özgü ihtişamlı üslubu ile önceden dikkat çekmekte ve uyarmaktadır.

Susuzluk; susuz olma durumu, kuraklığı ve susamış olmayı anlatır. Hiçbir şey yemeden yaklaşık bir ay yaşayabileceğimiz halde, vücudumuz susuzluğa bir hafta bile dayanamaz. Beynimizin % 70 i, kanımızın %80 i sudur.

Yerkürenin dörtte üçü sular ile kaplı olmasına rağmen bugün bile suyun nasıl oluştuğunu kanıtlayan mevcut bir bilgi yoktur. Milyarlarca yıl önce Dünya’da var olan su, bugün de hala var. Bu sular gezegenimizin büyük bir bölümünü kaplıyor; ancak %3 ü temiz ve içilebilir durumda, büyük bir bölümü ise buz halinde. Günümüzde temiz ve saf suların ancak % 1 ine ulaşabiliyoruz. Bir başka açıdan bakarsak yeryüzündeki suların %0,007 sinden az bir kısmı içilebiliyor. Ancak ne acıdır ki bugün evimize giren temiz suların dörtte birini tuvaletlerimizin sifonu için kullanıyoruz. Sifonu bir kez çekmek bile 10 litre temiz suyu heba ediyor; tüketiyor. Bir kez çamaşır yıkamak 37 litre,1 dakikalık duş 132 litre, musluğu kapatmadan diş fırçalamak 15 litre (aksi 1 litre)vb.

Büyük bir su sıkıntısı hem dünyayı hem de ülkemizi bekliyor. Su kaynakları tehlikede!

Yirminci yüzyılda dünya nüfusu üç katına çıktı; su kullanımı ise altı kat arttı. Bu yüzyılın ortasında üç milyar insanın daha dünya nüfusuna eklenmesi bekleniyor. Yani birçok bebek su sıkıntısı çeken ülkelerde dünyaya gözlerini açacak.

Bu, su kullanımı açısından şu anlama geliyor:  Ülkemizin birçok şehri 2025 yılına kadar tamamen susuz kalabilir. Amerika, Çin ve Rusya gibi bazı ülkelerse beş yıldan daha az bir sürede susuzluk belasıyla karşı karşıya kalacaklar.

Dünyada milyonlarca insan günde 10 litrenin altında suyla yaşamak zorunda. Yeryüzünde her beş kişiden biri güvenilir yani saf ve temiz su içmekten mahrum. BM raporuna göre: her 15 saniyede bir çocuk susuzluğun neden olduğu hastalıklardan hayatını kaybediyor.

Yani dünya çapında susuzluk tehlikesi var ve bu çok ciddi bir tehlike. Bilim adamlarına göre yakıtsız kalmadan önce susuz kalacağız. Bilinçsiz su tüketimi yüzünden birçok ülkede yer altı su havzaları tükenmiş durumda.

Ülkemizde de Konya bu durumda. Hala, inatla ve ısrarla kuru tarım yapılması lazım gelen bu yerde çok su isteyen pancar tarımı yapılıyor. Yer altı su havzalarının tükenmesi tahıl hasadının düşmesine neden oluyor. Çin, şu anda büyük bir tahıl krizi yaşıyor. Hindistan, Pakistan ve Mısır da… Su sıkıntısı, açlık sıkıntısına dönüşmeye başladı. Yer küresi susuz, endüstri susuz, tarım susuz, insan susuz…

Bir şeyleri değiştirmemiz için daha ne olması gerekiyor? Artık su hakkında yeniden düşünme zamanı!!! Daha az kullan, daha çok tasarruf et! Her zaman sahip çık! Bu konuda bilinçlen, bilinçlendir! Duşunu kısa tut; çamaşır ve bulaşık makinelerini mutlaka dolu çalıştır. Damlayan muslukları onar. Sadece ve sadece 2 gün susuz kaldığını varsay!  Yazılanların, söylenenlerin boş olmadığını gör. Kendin, ailen, insanlık için gör!

Denizlerimize, göllerimize, nehirlerimize, çaylarımıza kısacası su kaynaklarına ve sularımıza hep birlikte şehir şehir, kasaba kasaba, köy köy, mahalle mahalle, fert fert ölesiye sahip çıkalım. Su, aynı zamanda bizim en büyük ihraç kaynağımızdır. Tanrının topraklarımıza bağışladığı bu potansiyeli değerlendirelim. Dünyanın her yerine benzin istasyonları gibi su istasyonları kuralım. Buralardan yeryüzü insanına su verelim. Mutluluk ve şifa verelim. Tüm bu anlattığımı araba markası yaratmak için harcadığımız paranın onda birine yapabiliriz. Karar sizin…

 Işık ve sevgiyle kalın!                   

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...









ÇOK OKUNANLAR
Arşiv Arama
- -


Ege Meclisi - Ege'nin Ortak Sesi -
SPOR
Spor Haberleri
GÜNCEL
İZMİR
İzmir
POLİTİKA
Politika
ÖZEL HABER
Özel Haber