Bir süredir Amerika'dayım.
Onların sevdiğim geleneklerinden biri de Thanksgiving dedikleri Sükran Günü... Ona denk geldim.
Bugün, biraz da bizim bayram geleneğimize benziyor. Bizde, bayramlarımız birkaç gün sürer ama onlarda tek bir gün kutlanıyor.
Onlar da tıpkı bizim gibi, eş, dost, özellikle akraba, tanış yanyana gelip, büyücek bir hindinin pişirildiği bir öğlen sofrası hazırlıyorlar. Bunun için evlatlar, torunlar' kardeşler uzaklardan da olsa yanyana geliyorlar. Gelirken misafir getirmek serbest... Tabii önceden haber verilmesi nezaket kuralı, yoksa koskoca hindi , herkese yetecek miktarda pişiyor zaten.
Sofranın etrafında ya genel ve kısa bir konuşma yapılıyor; ya da herkes Tanrı'ya neler için sükrettiğini söyleyerek ayrı ayrı güzel bir paylaşımda bulunuyor. Sonuçta 3 büyük dinden birine sahip oldukları için Allah'ımız müşterek. Elbette giden her dua onun kabulune kalmış ama vefalı kullar olarak el ele gönül gönüle teşekkür ediyorlar.
Bizim de bayram günlerimiz öyle değil mi? Ziyaretlerimizi yaparız, konu komşunun hatrını sayarız, çoçukarı sevindiririz, Kurban eti dağıtır, fakir fukaranın gönlünü alırız. Hediyeler veririz. Kısacası bu da bizim Allah'ımıza ulaşma şeklimizdir.
Sükran günü onlar da her sene perşembe gününe denk geliyor. Ertesi gün de mutlaka tatil. Tatilden istifade o CUMA GÜNÜ Noel alisverislerinde ucuzlukindirim başlatma günü olarak kabul edilmiş. Bugün, biraz da rekabet olsun ve piyasa hızlansın diye görülmedik düzeyde indirimler söz konusu olmuş. Örneğin; 3000 dolarlık televizyonlardan birkaç tanesine 300 dolar etiket koymuşlar. Bir tanıdıgımız, bilmeden aldığı 60 dolarlık pantolonun, kasaya geldiginde 1 peni etiketlendiğine hayretle sahit olmus!!!
Gelelim KARA CUMA ya...
BLACK FRIDAY dedikleri kara cuma, bizdeki kara ruhlu, bilgisiz eğitimsiz insanların sandığı ve inandığı gibi bir karalama günü anlamında kullanılmıyor. Aksine çok hassas bir detay.
İlk yıllarda, ucuzluk uygulamaları öylesine olanaklı olmuş ki, sabahın erken saatlerinde insanlar mağaza önlerinde sabahlamışlar, sokaklarda yatmışlar, trafiği kilitlemişler, birbirini ezmiş, çocuklar zarar görmüs, mağaza girişlerinde ve caddelerde faciaya neden olmuşlar. O günün acı anısını unutmamak, her daim hatırlamak ve daha da önemlisi, kendilerini terbiye etmek adına o gune Kara Cuma demişler... Hem olanaklardan yararlanmaya devam etmek, hem de kendi tavrını, benliğini iyileştirmek...
Bu da medeni olmanın bizde olmayan bir yönü sanırım...
Bizim ülkemizde bu uygulamayı halka benimsetmek ve piyasayı canlandırmak için çıkılan yoldaki anlamsızlık ise kupkuru bir KOPYACILIK!...
Diğer her şeyde olduğu gibi bunda da sahtekarlık diz boyu. En güvendiğimiz markalar, önce yüksek fiyat yazıp indirim yapilmiş gibi bir etiketleme ile kendi öz insanının kandırma terbiyesizliğinde.
Elalemin gavuru bunu yapmiyor işte! İndirimler ve fırsatlar parmak ısırtıyor. Daha önceden gözünüze kestirdiğiniz bir eşyayı gerçekten % 50 - 80 ucuza almak icin kuyrukta bekliyorsunuz. Biz de, örneğin: eski gerçek fiyatı 90 lira olan etiket siliniyor/önce 130 lira yazılıyor/Sonra üzeri karalanıp, indirim yapılmış gibi 110 liraya çekildiği vurgulanıyor. Göz göre göre, bağıra bağıra "sen aptalsın" diyor bizim esnaf ve yüzü kızarmayan, utanmayan marka mağazalar, ünlü ürünler ve zengin patronlar.
KARA CUMA kelimesine alınan, itikatli cahil Müslümanlar! Elalemi karalamak yerine, birbirimize yaptığımız ayıplar ve haksızlıklar, kandırmacalar için kendimize Kara GÜNLER yaratsak yeridir.