Çocuk Cinayetleri Sosyolojik Bir İflastır!

Abone Ol

Türkiye, 2026 yılına oldukça ağır bir toplumsal yükle girdi. Henüz Kadıköy’ün merkezinde 14 yerinden bıçaklanarak öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi’nin acısı dinmemişken, Ocak ayında Güngören’den gelen bir haber daha yürekleri dağladı.

17 yaşındaki Atlas Çağlayan, sadece "yan bakma" bahanesiyle çıkan bir tartışmada, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından kalbinden bıçaklanarak hayattan koparıldı. Bu iki cinayet, sadece münferit birer asayiş vakası değil; toplumun, ailenin ve hukuk sisteminin kolektif bir iflasıdır.

Atlas ve Ahmet’in katillerinin de birer "çocuk" olması, sosyolojik açıdan şiddetin kanıksandığına işaret ediyor. Atlas Çağlayan olayında tanık olduğumuz "neden bakıyorsun" gerginliği, aslında gençlerin kendilerini birer "güç figürü" olarak kanıtlama çabasının en ilkel ve en tehlikeli halidir.

Üstelik şiddet, fiziksel eylemle de sınırlı kalmıyor. Atlas’ın ailesine cinayetten sonra gönderilen "Sıra sende, seni de oğlunun yanına gömeceğiz" şeklindeki tehdit mesajları, durumun bir tür toplumsal linç ve çeteleşme kültürüne dönüştüğünü gösteriyor. Bu tablo, Ahmet Minguzzi davasında karşımıza çıkan organize kötülüğün bir kopyasıdır.

VERİLER İMDAT ÇIĞLIĞI ATIYOR!
İstatistikler artık birer uyarı değil, bir imdat çığlığı niteliğinde. FİSA Çocuk Hakları Merkezi ve TÜİK verileri acı tabloyu netleştiriyor.

2024 yılında Türkiye'de en az 777 çocuk; şiddet, ihmal ve iş cinayetleri gibi önlenebilir sebeplerle yaşamını yitirdi.

Güvenlik birimlerine yansıyan olaylarda, çocukların suça sürüklenme oranı bir önceki yıla göre %9,8 arttı. Bu dosyaların başında yaralama suçları geliyor.

SAHİPSİZLİK VE ADALET KAYBI!
Sahipsizlik sadece sokakta yaşamak değildir; bir çocuğun ailesi varken bile duygusal ve sosyal olarak denetimsiz bırakılmasıdır. Suça sürüklenen çocukların %65'inden fazlasının aile içi çatışma yaşaması veya ebeveynlerinin suç kaydı bulunması tesadüf değildir.

Ahmet Minguzzi olayında katilin yere düşen çocuğu tekmelemeye devam etmesi, Atlas’ı vuran çocuğun ise cebinde fütursuzca bıçak taşıması; adaletin caydırıcılığının çocuklar nezdinde yok olduğunu kanıtlıyor.

Atlas Çağlayan bir kafede arkadaşlarıyla otururken, Ahmet Minguzzi ise sadece alışverişe gitmişken öldürüldü.

Son cümle: “Eğer 15 yaşındaki bir çocuk, belinde bıçakla sokaklarda fütursuzca gezip bir başka çocuğu gözünü kırpmadan katledebiliyorsa; orada suçlu olan yalnızca o bıçağı saplayan el değildir. Bu, bütün bir sistemin mağlubiyetidir.”