İşgalden Kurtuluşa 1 Mayıs

1 Mayıs işgal döneminde bile kutlanmıştı. Atatürk, bağımsızlık savaşını kazanarak toplumu emperyalizmin esaretinden kurtarmıştı. Cumhuriyetten beklenen ekonomik esaretten de toplumu kurtarmasıydı. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken sosyal adalet ve refah hedefi halen önümüzde duruyor. 1923’te Atatürk’ün önümüze koyduğu ulusal egemenlik/demokrasi, hukuk devleti ile çağdaş bir toplum ve çağdaş devlet yaratma idealini gerçekleştirmek zorundayız.

GÜNCEL 30.04.2021, 11:23 30.04.2021, 11:23 bolulu
İşgalden Kurtuluşa 1 Mayıs
Siyasal kimliğiniz ne olursa olsun vatanınızı kurtaran ve devletinizi kuran liderlerle kavgalı olmamanız gerekir. Kurtarıcı ve kurucu baba Atatürk’le kavga etmek sizi daha dindar, daha solcu, daha milliyetçi kılmaz. Olsa olsa gayri milli ve işbirlikçi kılar.
 
Türkiye’de ilk grevler ve işçi eylemlerinin ortaya çıkışı İkinci Meşrutiyet yıllarına rastlar. Ancak Türkiye’de işçilerin dünya işçileriyle bir dayanışma bilinciyle kitlesel eylem yapmaları 1 Mayıs 1921’de gerçekleşti. Emperyalizme karşı bağımsızlık savaşının verildiği bu tarihlerde 1 Mayıs kutlaması yaparak işgalci güçlere karşı direnişi de içerisinde barındırıyordu. Çünkü 1 Mayıs eylemcileri, tüm İstanbul’u felce uğratan grevler yapıyorlardı. Bu eylemlerin kendisine karşı direniş olduğunun bilincinde olan işgal kuvvetleri, 1 Mayıs gösterilerini engellemeye çalışıyordu. İşgal kuvvetleri zabıta komisyonu başkanı Miralay Ballar, 1 Mayıs kutlamaları amacıyla kendilerine yapılacak başvuruları kabul etmeyeceklerini ve her tür etkinliğin askeri komutanlık tarafından yasaklandığını belirtmekteydi. Bu emre itaat etmeyenlerin şiddetli bir şekilde cezalandırılacakları kesin bir dille ifade edilmişti. Ayrıca işgal kuvvetleri, İstanbul’da yapılacağını öğrendikleri grevleri önlemek için dönemin gazetelerinde bildiriler yayınlattı. Askeri işgal altındaki İstanbul’da grev yapıp fabrikalardaki alet ve makinelere zarar verenler askeri mahkemelerde yargılanacaklardı.
 
İşgal kuvvetlerinin tüm engelleme çabalarına rağmen 1 Mayıs eylemleri, Şirketi Hayriye, Tramvay Kumpanyası ve Haliç İdaresi gibi kurumlarda etkili oldu. İşçilere yönelik yayınlanan bildiride elektrik fabrikası işçileri hariç tüm işçilerin bayrama katılmaları ve 1 Mayıs günü iş bırakmaları isteniyordu. Nitekim 1 Mayıs günü Şirketi Hayriye, Haliç Şirketi, Baruthane, Feshane, Zeytinburnu fabrikaları ile diğer birçok fabrika ve atölyenin işçileri iş bırakmıştı. Tramvay Şirketi’ndeki grev dolayısıyla seferler aksamıştı. Kentin karanlıkta kalmaması için Elektrik Şirketi’ndeki işçilerin grev yapmaması kararlaştırılmıştı.
 
Türkiye Sosyalist Fırkası’nın da öncülük ettiği kutlamalar sırasında enternasyonal marşı çalınmış, işçiler birbirlerinin bayramını kutlamıştı.
 
1 Mayıs 1922 öncesinde işgal kuvvetleri yine gazetelerde bildiriler yayınlayarak siyasal nitelikteki her türlü eylemi askeri saldırı olarak kabul edeceklerini açıklamışlardı. Ancak işçi örgütleri bunu engeli aşmaya, 1 Mayıs’ta Anadolu’daki anti-emperyalist direniş hareketiyle dayanışmaya yönelik tavrından geri atım atmadı. Oluşturulan komite, gösteri programını yayınladı ve İstanbul’daki bütün kadın ve erkek işçileri –ister bir örgüte mensup olsun ister olmasın- kutlamalara davet etti.
 
Kağıthane’deki mitinge Şirketi Hayriye, Haliç Şirketi, Tramvay Kumpanyası, Tünel Kumpanyası, Elektrik Fabrikası, Seyr ü Sefain İdaresi ve Mürettibini Osmaniye Cemiyeti işçileri katılmıştı. 1922 yılında Ankara ve İzmir’de de kitlesel gösterilerle 1 Mayıs kutlanmıştı.
 
1 Mayıs 1923’te artık emperyalizm Anadolu’da yenilmişti. Lozan görüşmelerinin ikinci kısmı yürütülmekteydi ve barış antlaşması da yakında imzalanacaktı. Bu süreçte saltanat kaldırılmış, Vahdettin –tıpkı Yunan hanedanı gibi- İngiliz gemisine binip kaçmıştı. Yeni kurulan devlet, ulusal egemenliğe dayanıyordu ve Cumhuriyet ilan edilmek üzereydi. Ulusal egemenlik ile tam bağımsızlık ilkelerine dayanılarak kurulan yeni devletten elbette işçilerin beklentileri vardı. Bunlardan birinci işçilere bir refah artışı sağlanması ve insani iyileştirmelerdi. İkincisi ise bir Mesai (İş) Kanunu çıkarılmasıydı. Bu Kanunun çıkarılması için dönemin İktisat Bakanı Mahmut Esat (Bozkurt) Bey’in bazı girişimleri olsa da bu kanun için 1936 yılını beklemek gerekecekti. Üstelik anlaşılan o ki Mahmut Esat Bey’in hazırladığı kanun tasarısı işçilere daha geniş haklar ve örgütlenme özgürlükleri sağlamaktaydı.
 
1 Mayıs 1923’teki 1 Mayıs gösterileri Umum Amele Birliği ve Mürettibin Cemiyeti tarafından örgütlendi. Organizasyon komitesince kararıyla su ve elektrik şirketlerinin bir kısım çalışanları dışında tüm İstanbul emekçilerinin bayrama katılması kararını aldı. 1 Mayıs günü, İstanbul’un çeşitli yerlerinden gelen işçiler Sultanahmet’teki Umum Amele Birliği Genel Merkezi önünde toplandı. Burada yapılan kutlamaların ardından hükümete verilecek olan muhtıra onaylanmış, TBMM reisi Mustafa Kemal Paşa’ya ve Enternasyonal’e telgraf çekilmesi kararlarlaştırılmıştı. Mustafa Kemal Paşa’ya çekilen telgrafta şu görüşler yer alıyordu:
 
“İstanbul Umum Amele Birliği’nin Sultanahmet Meydanı’nda toplanan binlerce üyesi 1 Mayıs Bayramı nedeniyle milyonlarca insanı esaretten kurtararak kendilerine siyasal özgürlükler veren Türkiye halk ihtilalinin reisi sıfatıyla size şükranlarını sunar ve işçi evlatlarınızı da barış antlaşmasının imzalanmasıyla beraber ekonomik esaretten de kurtaracağınıza olan inancımızı arz ederiz”.
 
1 Mayıs işgal döneminde bile kutlanmıştı. Atatürk, bağımsızlık savaşını kazanarak toplumu emperyalizmin esaretinden kurtarmıştı. Cumhuriyetten beklenen ekonomik esaretten de toplumu kurtarmasıydı. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken sosyal adalet ve refah hedefi halen önümüzde duruyor. 1923’te Atatürk’ün önümüze koyduğu ulusal egemenlik/demokrasi, hukuk devleti ile çağdaş bir toplum ve çağdaş devlet yaratma idealini gerçekleştirmek zorundayız.
 
Kaynak:
Zafer Toprak, Türkiye’de İşçi Sınıfı, Tarih Vakfı Yurt Yay., İstanbul, 2016.
 
Hakkı Uyar, Sol Milliyetçi Bir Türk Aydını: Mahmut Esat Bozkurt, Büke Yay., İstanbul, 2000.

Yorumlar (0)
banner13
banner14
6
parçalı az bulutlu
banner15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11