Dağlarda keçi güderken öğrendiği küçük bir çalgıyla bir kültürü ayağa kaldıran, UNESCO ödüllü Halime Özke; Teke yöresinin sesini tek başına geleceğe taşımaya çalışıyor.
Denizli’nin Beyağaç ilçesinde 1948 yılında dünyaya gelen Halime Özke, henüz 7 yaşındayken dağlarda keçi güderken tanıştığı sipsiyi ömrünün merkezine koydu. Çalgının hem yapımını hem de icrasını aile büyüklerinden ve çevresindeki ustalardan öğrenen Özke, radyo türkülerini sipsisiyle harmanlayarak kendini geliştirdi. Geçmişte yörenin düğün, kına ve yayla şenliklerinin vazgeçilmezi olan bu gelenek, zamanla unutulmaya yüz tuttu.
"Tek Başıma Kaldım"
Köyde sipsi çalan genç kızların evlendikten sonra eş baskısıyla çalgıyı bırakması ve açılmak istenen kursların ailelerin izin vermemesi nedeniyle sonuçsuz kalması, Özke’yi bu mirası tek başına omuzlamak zorunda bıraktı. Yaşadığı yalnızlığı, "Eskiden burada yaşayan çok insan çalardı bunu... Beyağaç'ta kurs açalım, bu kültürü gelecek nesillere aktaralım dedik ama aileler izin vermedi, o da öyle kaldı" sözleriyle özetliyor.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden Gelen Gurur
Yarım asrı aşkın süredir sipsiye nefes veren Halime Özke'nin bu sadakati, uluslararası düzeyde karşılık buldu. UNESCO Bilim Kurulu tarafından 2017 yılında "Yaşayan İnsan Hazinesi" ilan edilen Özke, ödülünü 11 Şubat 2020’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.
Gelecek İçin Büyük Endişe
Bugün Teke yöresinin sipsi alanındaki son temsilcilerinden biri olan Özke, geleneğin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olmasından derin endişe duyuyor. Kendisinden sonra bu sanatı devam ettiren tek kişinin, düğünlerde kendisine dümbelekle eşlik eden oğlu olduğunu belirten usta sanatçı, bu köklü kültürel mirasın yeterli ilgiyi görmemesinden yakınıyor. (İHA)