Planlı Kent, Huzurlu Yaşam

Abone Ol

Kıymetli okurlarım, tam 20 yıldır gazete yazılarım ile İzmir televizyon ekranlarında, özellikle de Ege Meclisi programımızda bu şehrin nabzını tutmaya çalıştım. Canlı yayınlanan programlarda belediye başkanlarından emniyet müdürlerine, bürokratlardan STK temsilcilerine kadar sayısız ismi konuk ettim. Binlerce soru sordum, binlerce yanıt aldım. Ancak geriye dönüp baktığımda gördüğüm tek bir gerçek var: Yıllar geçse de isimler değişse de şehirlerin temel sancıları hiç değişmiyor.

Ben, önce alaylı yetişmiş, ardından mektebini okumuş bir haritacı olarak diyorum ki: Bir şehri planlamazsanız, o şehir sizi yönetmeye başlar. Planlı bir kentleşme, sadece kağıt üzerindeki çizgilerden ibaret değildir; o çizgiler bir toplumun trafiğini, sağlığını ve hatta huzurunu belirler.

Planlanmayan Kent Sorun Üretir

Bir haritacı gözüyle baktığımızda, bugün yaşadığımız pek çok kentsel kaosun temelinde "arsa üretememek" ve "plansız büyüme" yatmaktadır. Eğer bizler yeni ve planlı yerleşim alanlarını zamanında açmazsak, şehir kendi içinde boğulur.

Peki, biz kentleri gerçekten planlı kurabilirsek nelerden kurtuluruz?

• Trafik Çilesi Son Bulur: Planlı bir kentte yollar, nüfus yoğunluğuna ve gelecek projeksiyonlarına göre çizilir. Çıkmaz sokaklar, daralan arterler ve plansız kavşaklar yerine; akışın sağlandığı, toplu taşımanın kılcal damarlara ulaştığı bir sistem kurulur.

• Suç Oranları Düşer: Sosyolojik araştırmalar gösteriyor ki; aydınlatması yetersiz, metruk alanları çok olan ve mimari karmaşanın hâkim olduğu bölgelerde suç işleme potansiyeli daha yüksektir. Planlı kent, güvenli kamusal alan demektir.

• Altyapı Sorunsuz İşler: Her yağmurda "Acaba evimi su basacak mı?" endişesi, plansızlığın faturasıdır. Planlı yerleşim birimlerinde altyapı, üstyapıdan önce bitirilir.

• Sosyal Alanlar Hayat Verir: Kişi başına düşen yeşil alan miktarını ancak planlı kentleşme ile dünya standartlarına çekebiliriz.

Çözüm: Arsa Üretimi ve Vizyon

Yıllarca Ege Meclisi ekranlarında konuklarımla hep şunu konuştum: Şehri kurtarmak, sadece mevcut olanı makyajlamak değildir. Geleceği okuyup doğru imar planlarıyla yeni arsa stokları oluşturmaktır. Planlı gelişen bir şehirde rant değil, yaşam kalitesi yükselir.

Unutmayalım ki bir kenti harita üzerinde düzgün planlamazsanız, o kentin sokaklarında huzuru bulamazsınız. Gelecek nesillere borcumuz; onlara "keşke" dedirtmeyecek, planlı ve kimlikli şehirler bırakmaktır.

Son cümle: "Planlı bir kentleşme, sadece kağıt üzerindeki çizgilerden ibaret değildir; o çizgiler bir toplumun trafiğini, sağlığını ve hatta huzurunu belirler."