MELİS APAYDIN İDE / EGE MECLİSİ - İzmir’de bayramlarda, özel günlerde şeker çikolata denilince herkesin aklına Kemeraltı'nın şekerciler çarşısı gelir. 1905 yılına ait haritalarda bile bu bölge, şekerciler çarşısı olarak gösteriliyor. Yani bir asırdan fazladır İzmirliler, bayramlarda ve özel günlerde ağızlarının buradan aldıkları şekerlerle tatlandırıyor. Kemeraltı şekerciler çarşısının emektarı, 72 yıllık markasını günümüze taşıyan Kemal Kutucu ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 Nasıl başladı bu yolculuk?

Kemalpaşa'nın Çınarlı köyünden babam Hasan Kutucu, İkinci Dünya Savaşı'nın şiddetlendiği 1940'lı yılların başında yaşanan yoğun işsizlikte, ne iş olsa yapıyormuş. 1943'te Mezarlıkbaşı semtinde küçük bir şekerci dükkanı açmış. Ancak o yıllarda şeker yokmuş. Kuru üzüm, incir ve cevizi kıyma makinesinden geçirip leblebi tozuyla ezdikten sonra merdaneyle açmış ve küçük kağıtlara sarıp satmaya başlamış. Satışları artırmak için promosyon yapmış, sinema biletleri hediye etmiş. Beş yıl sonra Şadırvanaltı'nda Türkiye'nin ilk toptan satış yerini açmış.
 


 Siz nasıl devraldınız?

Biz üç kardeşiz. İki de kız kardeşim var. Babam yılan sokması sonucunda hayatını kaybedince iş bana düştü. İzmir Türk Koleji'nin ardından Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği'nden mezun oldum. Ancak işsizlik beni baba mesleğine yöneltti. Çocukluğumun geçtiği çikolata dükkanının başına geçtim. Bugünkü yerine taşıdım. Toptancılıktan perakendeye döndüm.

 Bunca yıl bir markayı ayakta tutabilmenin sırrı ne?

Bu işin iki sırrı var; birincisi müşteriyle ilgilenmek ikincisi kaliteli ürünü ucuza satmak. Biz ne olursa olsun kaliteden ödün vermiyoruz. Verseydik bugünlere gelmemiz mümkün değildi.

 Bayramlarda çarşıda eski coşkuyu yaşanıyor mu?

Eskiden bayramlar uzun süre hazırlanılan özel günlerimizdi. Şimdi bunları göremiyoruz. İnsanlar genelde seyahat etmeyi tercih ediyorlar. Eski tat belki kalmadı ama şeker ve çikolata hala önemini koruyor.