İlginç ve belki de tuhaf bir soru
Etik ve ahlâki açmazların çoğaldığı bir yaşamda
Bir değişimin yolu neden tıkalı gibi görünüyor?
Neden çare bulunamıyor?
Kendisini belli bir konumun üstünde görenler
Yani dev aynasından bakanlar
Neden bu yaptıklarının yanlış olduğunu
Yıllardır tekrarlanan yanlışları sürdürdüklerini,
Fark etmiyorlar, onarmayı denemiyorlar?
Sorular soruları ortaya çıkarır
10 yıl, evet 10 yıl Her Şeye Rağmen Etik diyerek
Yola çıktığımız günler biraz geride kaldı
Talihsiz bir COVID süreci yüzünden bu güzel aktiviteye son verdik
Süreci bundan sonrasında izlemek durumunda kaldık
Ama olsun, yine de etik bir ses olmak
Doğrusunu ve doğruyu anlatmak için yollardaydık
Güzeldi ve verimliydi o günler
Hatırlayanlar hâlâ o günlerin özlemini aktarırlar, hatırlatırlar
Aslında sona eren etik bir aktivasyon süreci değildi
Halen etik kendi varlığını sürdürmeye kararlı gibi
Zihinlerde ve gönüllerde “etik” bir çağrışımın yankıları hissediliyor
Peki, neden etik değişim başlamadı ya da başlamıyor?
Çünkü etik değişimin kişi vicdanındaki çağrısı henüz tamamlanmadı
Çoğu kişi eskisi olmayı ve eskinin yanlışlarını sürdürmeyi bir özellik sanıyor
Oysa devir değişiyor ve eski alışkanlıklar yer değiştirmeyi gerektiriyor
“Etik değişim” mutlaka başlayacaktır
Bunu konunun bir uzmanı olarak tekrarlıyorum
Yani sadece dışarıdan temenni dene bir kişi olarak değil
Birisi bir gün doğrusu budur diyerek bunu fark edecek
Ya da belki kendiliğinden başlayacak!
Artık etik ve ahlâkı savunanların dönemi öncül olmalıdır
Ehliyet ve liyakatin, tecrübenin, akıl ve sağduyunun
Sesi bir kez daha yankılanmalıdır
Yıl 2026’dır.
Artık gerçeğin fark edilme zamanıdır
Zorlamayla, oldu bittiyle bir işin yapılmasının modası çoktan geçmiştir
Akıl neyi gösterirse, merhamet neyden yanaysa
Vicdanın kuvvetli öngörüsüyle “etik bir yaklaşımın”
Her zamankinden daha fazla bir istemle ortaya çıkması
An ve imkan meselesidir.
Yeter ki istensin! Yeter ki yaygın bir taleple kabul edilsin!