Son günlerde kamuoyunda mülkiyet ve imar konularıyla ilgili art arda yeni düzenlemelerin duyulması, vatandaşlarımızın kafasında "Acaba yeni bir imar affı mı çıkıyor?" sorusunu ister istemez akıllara getiriyor. Ancak 2026 yılında yürürlüğe giren iki önemli düzenleme, sıfırdan bir genel imar affı niteliği taşımıyor. Tam aksine, geçmişten gelen spesifik bazı hukuki düğümleri çözmeyi amaçlıyor.

Peki, bu düzenlemeler tam olarak neyi kapsıyor? Gelin, vatandaşlarımızın en çok merak ettiği bu iki konuyu karmaşık hukuk dilinden arındırarak sade bir şekilde ele alalım.

1. Orman Kadastrosu ile Tapu Çelişkisine Çözüm

Yıllardır çözülemeyen en büyük sorunlardan biri, elinde tapusu olan bazı taşınmazların daha sonra yapılan orman kadastrosu çalışmalarıyla "devlet ormanı" sınırları içinde kalmasıydı. İşte 6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenen Ek 22. Madde, bu iki kayıt arasındaki uyuşmazlığı gidermek için özel bir yol açtı.

Bu düzenlemenin temel amacı, gerekli incelemeler sonucunda tapusu geçerli bulunan vatandaşlarımızın haklarını korumak. Şartların uygun olması durumunda, tapu üzerindeki orman şerhinin kaldırılması ve vatandaşın tapusunun geçerli kabul edilmesi mümkün hale geliyor.

Ancak burada kritik bir detay var: Her tapulu arazi otomatik olarak bu kapsamda değerlendirilmeyecek. Arazinin tapusunun nasıl oluştuğu, orman sınırına ne zaman ve nasıl alındığı, geçmişteki kadastro tutanakları ve mahkeme kararları tek tek incelenecek. Yani süreç, her taşınmazın kendi özelinde titizlikle incelenmesini gerektiriyor.

2. Hazineye Geçen Yerler İçin Geri Alma Şansı ve Süre Sınırı

Geçmişte açılan tapu iptal davaları sonucunda mülkiyeti Hazine adına tescil edilmiş ancak henüz fiilen orman olarak kullanılmayan bazı taşınmazlar için de eski maliklere belirli şartlarla başvuru hakkı tanındı.

İzmir Demek; Kurtuluş, Demokrasi ve Kardeşlik Demektir
İzmir Demek; Kurtuluş, Demokrasi ve Kardeşlik Demektir
İçeriği Görüntüle

• 20 Haziran 2028 Tarihine Dikkat: Hazine adına tescil edilmiş bu taşınmazlar için başvuru süresi, kanunun yürürlüğe girdiği 20.06.2026 tarihinden itibaren iki yıl olarak belirlendi. Buna göre son başvuru tarihi 20.06.2028'dir.

• Bedelsiz İade Değil: Eski maliklerin bu yerleri geri alması tamamen bedelsiz bir işlem değil. Geçmişte Hazine tarafından ödenmiş bir bedel varsa bunun iadesi gerekiyor; üstelik kanun, ödenecek tutarın arazinin güncel rayiç değerinden az olamayacağını hükme bağlıyor. Bu nedenle, yüksek piyasa değerine ulaşmış taşınmazlar için bu maliyetin mutlaka hesaba katılması gerekir.

Ayrıca mera alanları, turizm bölgeleri, yanan orman sahaları, Boğaziçi Kanunu kapsamındaki yerler ve geometrisi belli olmayan bazı parseller bu düzenlemenin dışında, yani istisna kapsamında tutulmuştur.

3. "Yeni İmar Affı" Söylentilerinin Aslı Ne?

Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen "yeni bir imar affı çıkıyor" algısı gerçeği yansıtmıyor. 2018 yılında çıkarılan İmar Barışı (Geçici 16. Madde) kapsamında yeni Yapı Kayıt Belgesi başvurusu alma süresi çoktan kapanmıştı.

2026 yılında yapılan düzenleme sıfırdan bir af getirmiyor; aksine, daha önce (2018'de) Yapı Kayıt Belgesi almış olan ancak Hazine mülkiyetindeki taşınmazların satış işlemlerini tamamlayamamış veya taksitlerini ödeyememiş vatandaşlarımıza ek süre tanıyor. Bu kapsamdaki hak sahiplerine tanınan son başvuru ve ödeme süresi 31.12.2026 tarihine kadar uzatıldı.

Özetle

2026 yılındaki bu iki düzenlemeyi birbirine karıştırmamak büyük önem taşıyor:

1. Ek 22 Madde: Orman kadastrosu ile tapu çakışmalarından kaynaklı mülkiyet uyuşmazlıklarına çözüm arıyor.

2. İmar Barışı Düzenlemesi: Yeni bir af değil; geçmişte belgesini almış kişilerin Hazine arazisi satın alma süreçlerindeki süre uzatımını kapsıyor.

Son cümle: “Taşınmazı olan vatandaşlarımızın hak kaybı yaşamaması için, özellikle tapu ve kadastro geçmişlerini uzman gözüyle inceleterek hareket etmesinde büyük fayda var.”