Türkiye ekonomik olarak zor günlerden geçiyor. Her kesim sıkıntıyı farklı boyutlarda yaşıyor. Mevcut durum zorunlu tasarruf yapmayı şart koşuyor. Orta sınıf, ortadan yok olurken toplumun alt kesimde birçok aile sıkıntılı günler geçiriyor. Ülkede herkesin durumu tabii ki kötü değil. Elbet durumu çok iyi olan bir kesim var. Ve bu kesim harcamaya devam ediyor. Kapitalist sistem içerisinde olağan döngü devam ediyor. Burada asıl sorun yaşadığımız ekonomik durumun yeni yoksullar oluşturmasıdır. Yoksul kesimlerin beraberinde getirdiği içinden çıkılmaz sorunlar da can yakıyor. Son günlerde en çok konuşulan konuların başında kira artışları geliyor. Hükümetin yüzde 25'lik kira artış sınırı çok işe yaramış görünmüyor. Öyle ki, şehirlerin çok sıradan semtlerinde kiralar asgari ücretin üstüne çıkmış

ARSA ÜRETİMİ ŞART!
Büyük şehirler her anlamda tıkanmış durumda. Beton yığınları arasında nefessiz dolaşıyoruz. Bu anlamda en büyük görev yerel yönetimlere düşüyor. Planlı ve yaşanır bir kent için yeni arsa üretimi şart. Kamunun uygun koşullarda oluşturduğu arsalara kolay erişim ileriye dönük kira krizinin önünü de geçmiş olacaktır. Devlet sosyal konut projelerinde halktan yana tavır almalıdır. Dar gelirli kesimin konuta erişimi konusunda önündeki engeller kaldırılmadır. Dünyanın birçok ülkesinde örneği olduğu gibi devlet uygun fiyata kiraya vereceği sosyal konutlar yapmalıdır.

Son cümle: "Büyük kentlere yeni gelecek üniversite öğrencileri ile birlikte kiralık ev bulmak zorlaşacaktır. Barınma sorunu sadece kişilerin değil, devletin sorunudur. Devlet çözmelidir..."