Post-Kemalist çağda bir Kemalist Şövalye: Ahmet Taner Kışlalı

Katı olan her şeyin buharlaşmasının ötesinde, katı olan her şeyin yok olduğu bir çağdayız. Buna totaliter ideolojiler de dahil. Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti reklam arası olarak görenlerin reklam arası olacağı bir dönem Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bizi bekliyor...

GÜNCEL 21.10.2021, 07:36 21.10.2021, 07:36 izmirli kız
Post-Kemalist çağda bir Kemalist Şövalye: Ahmet Taner Kışlalı

Kemalizm, temelleri ulusal bağımsızlık savaşına dayanan çağdaş bir ulus devlet kurma ideolojisidir. Bu ideolojinin teorileştirilmesi için daha 1920’li yıllardan itibaren yoğun çaba harcanmıştır. Bunlar arasında bir grup olarak Kadrocuları, bireysel olarak Mahmut Esat Bozkurt gibi isimleri saymak mümkündür. Sonraki on yıllarda bunlara Niyazi Berkes gibi önemli bir ismi eklemek gerekir. 

12 Eylül askeri darbesinin sözde Atatürkçü, özde Türk-İslam sentezine dayanan ideolojik politikalarını tamamlayan ANAP iktidarı döneminde ve sonrasında Atatürkçü aydınlara yönelik suikastlar (Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu…) Kemalist ideolojinin iktidarlar nezdinde –ve hatta devlet nezdinde- pek de itibarının kalmadığını gösteriyordu. 

1990’lı yıllar İkinci Cumhuriyet tartışmalarıyla birlikte -deyim yerindeyse- Kemalizm’in öldüğü ve Post-Kemalist bir dönemin başladığı rahatlıkla iddia edilebilir (Deyim ilk kez İlker Aytürk tarafından kullanılmıştır!). Buradaki “post” ifadesi, “sonrası” anlamında değildir. Post-Kemalist ifadesi, Kemalizm’in önemsizleştirildiği, değersizleştirildiği, itibarsızlaştırıldığı bir anlama karşılık gelmektedir. 

12 Eylül sonrası ortamda Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınlar Kemalizm’e devletin dışında sivil toplum temelli (ADD, ÇYDD…) bir içerik kazandırmaya yöneldiler. Bu içerik ilerici, demokrat ve laik bir kimlikteydi. 1990’ların kaotik ortamı içerisinde genel anlamda hem ekonomik krizler hem de siyasal krizler birbirini izlemekteydi. Merkez sağ ve merkez soldaki parçalanma (hem 12 Eylül etkisi hem de liderler arasındaki rekabet), siyasal ve ekonomik krizle birleştiğinde Refah Partisi’nin yükselişi kaçınılmaz oldu. Aynı dönem PKK terörünün de tavan yaptığı yıllardı. 1994 ekonomik krizi sonrasında 28 Şubat sürecine pupa yelken gidilirken faili meçhul aydın cinayetleri ve diğer faili meçhul olaylar, dönemin karakteristiğinin bir parçasıydı. İşte bu ortamda tam anlamıyla Kemalist aydınlara yönelik faili meçhul cinayetlerle bir sindirme hareketi başladı. Kışlalı cinayeti de bu faili belli cinayetler zincirinin bir halkasıydı. Nitekim bu sürecin sonunda Post-Kemalist bir bombardımana maruz kalındı. Kışlalı bu ortamda naif kimliği ile bir Kemalist pusula, bir Kemalist deniz feneri olarak dikkat çekmekteydi. 

Kışlalı, demokrat, ilerici Kemalist kimliği ile toplumda pozitif Kemalizm algısı yaratmaya, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e yönelik saldırılara kibar ama net bir yanıt vermeye girişmişti. Öldürülmesinden kısa bir süre önce Ben Demokrat Değilim dedi. Aslında etnik kimlik temelinde yürütülen terör örgütüne, Siyasal İslamcılara ve numaracı cumhuriyetçilere yönelik yanıt niteliğindeki bu kitabı, Nadir Nadi’nin 12 Eylül Atatürkçülüğüne yanıt niteliğindeki Ben Atatürkçü Değilim kitabından farklı değildi.

Kışlalı kitabında, demokrasinin olanaklarını demokrasiyi yıkmak için kullananların, demokrasi adına Cumhuriyet’in temellerine kazmayı vuranların “demokrat” yaftasını taşıdıkları yerde demokrat olmak istemediğini söylemekteydi. Yazılarında Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin demokrat özüne sürekli dikkat çeken Kışlalı’nın bu tavrı, Cumhuriyetin kurucu değerlerinin demokrasi adına tahrip edilmesine bir isyan niteliğindeydi. 

1990’larda Kemalist aydınlar devletten dışlanan Kemalizm’e “sivil” kimlik kazandırarak yeniden canlandırmaya büyük hizmet ettiler. Üstelik bu 12 Eylül Atatürkçülüğünün yarattığı tahribata, antipatiye rağmen gerçekleşti. Hem yurt içinde hem de yurtdışında Post-Kemalist tayfanın gördüğü destek neticesinde yaratılan siyasal iklim, Necip Fazıl’ın Sakarya şiirinde dile getirdiği “Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!” ifadesinin bile çok ötesindeydi. Kemalist aydınlar için “Öz yurdunda ötekisin, öz vatanında şehit!” denebilirdi.

Katı olan her şeyin buharlaşmasının ötesinde, katı olan her şeyin yok olduğu bir çağdayız. Buna totaliter ideolojiler de dahil. Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti reklam arası olarak görenlerin reklam arası olacağı bir dönem Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bizi bekliyor. 

28 Şubat’ın bin yıl süreceğini söyleniyordu. Beş yıl sürdü. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden geri dönüşün olmayacağı söyleniyor. Muhtemelen o da beş yıldan uzun sürmeyecek gibi görünüyor. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında hukuk devleti, demokrasi ve çağdaş bir devlet/toplum ideali kazanabilir. Bu, Atatürk’ün 1923’te önümüze koyduğu hedefti. Bunun yolu, dinsel kimliğe dayalı yapıyı tasfiye ederken yerine etnik ya da mezhepsel kimlikleri ön plana çıkaran bir yapının almamasından geçiyor. Ortak Türk ulusal kimliğinin laik ve demokratik bir toplum/devlet yapılanmasıyla ve üretime dayalı kalkınmacı bir ekonomik modelle desteklenmesi gerekiyor.   

Anti Kemalist dalganın Kemalist aydınları biçtiği 1990’lı yıllarda, genç nesillere 12 Eylülcülerden farklı bir Atatürk/Kemalizm bilinci ortaya koyan ve bu yolda diğer Kemalist aydınlar gibi hayatını ortaya koyan Kışlalı’nın anısı önünde saygıyla eğiliyorum.   

Yorumlar (0)
banner13
banner14
6
az bulutlu
banner15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11