Tam bir bilinç yoksa bir insanda vicdan ve ahlak da olmadığından işte o zaman utanç duygusu ortadan kalkabiliyor.

Bu kayıplarda insanın yaptıklarıyla yüzleşmediği söz konusudur.

Yanlışın karşısında utanabilme ve utanç duygusu bulunmadığında vicdan da ortadan kalkmış demektir.

Vicdan sustuğunda utanç da susar.

Sonuçta geriye kalan yalnızca biat 'tır.

Utanç duygusu çocuklukta gelişmeye başlar.

Gelişimini aile, okul ve toplum içindeki eğitimle sürdürür ve zaman içinde vicdana, ahlaka ve etik değerlere bağlanır.

İyi ahlaklı olan bir insanın utanç duygusundan yoksun olması

düşünülemez.

Bu duyguyu yitirmişlerin yaptıkları son bir örnek olan 'Fan-Fon' ilişkilerini de ibretle gören toplum konuyu izlemeye devam ediyor.

Donanımlı, gerçek beyin terini kullanarak kendini eğitmiş, pırıl pırıl gençlerimiz iş bulamama psikolojisiyle baş etmeye çalışırken, yirmili yaşlarda ne eğitim aldığı hiç önemli olmayan biri yat, kat ve uçak sahibi oluyor bu ülkede.

Enteresandır...

Ona bu olanağı sağlayanlara teşekkür edercesine özel el işareti yapmayı da unutmuyor!..

Yaptığı yanlış karşısında kişi utanmıyorsa, o zaman vicdanı yoktur ya da susmuştur.

Kendisine sunulanlara ve sunan kişilere elbette biat edecektir.

Çünkü onun elinde kalanı ne yazık ki sadece budur.

Utanç duygusu olmayan ve vicdan sorunlu olanların bulunduğu toplumlarda bu örneklere, bu kişilikteki insanlara çok sık rastlanır.

Böylesi toplumların olduğu ülkelerde ise her türlü akıl dışı, ahlak dışı, hak hukuk dışı uygulamalar da doğal olarak sık görülebilmektedir.

Sonuç olarak;

Dürüst, vicdanlı, utanç duygusuyla donanımlı insanlar artık ''Doğanın Yasasında Adalet Olmadığını'' bu gibi örneklerle görmek ve yaşamak istemiyor.