Her beş kadından biri ülkeler genelinde yaşamının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.

Bu gelişmemiş toplumlarda ve özellikle Ortadoğu ülkelerinde daha sık görülen bir durum.

Örneğin dinci bir İslam ülkesi olan Afganistan'da durum çok vahim.

Önünü bile göremeyecek giysiler içindeki kadınlar şimdi daha da zor durumda.

Okula gitmeleri, çalışmaları yasak!

Evden çıkmayıp çok sayıda doğum yapmakla görevlendirilmişler.

1950'li yılarda Afganistan Tıp Fakültesinde ders vermiş olan bir hocamız bize o ülkede gördüğü modern yaşamı ve gelişmeleri hayranlıkla anlatmıştı.

1964 yılında Afganistan'da seçme ve seçilme hakkı verilen kadın ise şimdi ne durumda?

Ülkemizde kadına şiddet gelişmiş ülkelere göre daha yüksek oranda görülüyor.

Özelikle kırsal kesimde ve de varoşlarda bu oran yüzde seksen, yüzde doksanı bulabiliyor.

Kültürel düzeyler iyi de olsa yine oralarda da şiddet var kadına.

Yeri geliyor erkekler eziyor kadını deniyor.

Ancak şu unutulmasın!..

Yalnız bu değil bir kadını ezen.

Bazı kadınlar var ki, kendi yaşamlarından sorumlu olmaktan vaz geçerek kendi kendilerini bilinçsizce ezebiliyorlar.

Kadın doğulmaz kadın olunur derken biyolojik cinsiyetle tarihsel ve toplumsal cinsiyet arasındaki önemli ayırımı anlatmak gerekiyor belki de onlara.

Aydınlanmamış ve gelişmemiş bir toplum kadınları kadın olarak yapacağı, yapabileceği yere değil onu zorlayan, hırpalayan bir yere koyuyor.

Ufkunu daraltıyor, kanatlarını kesiyor ve daha sonra da neden uçamıyor diye soruyor.

Kadınlara karşı en kibirli, en saldırgan davranışlar ya da onları hor görenler kendi yapısından kuşkuları olan erkekler oluyor çoğu kez.

Kadının öncelikle kendi kendinin farkına varması ve kendi olması için ona olanak sağlanmadığında, eğitilmediğinde ondan olumlu geri dönüşüm beklenemiyor.

Kadın da her insan gibi var olmak için kendini aşmak zorundadır.

Aşmayı başarabilmesi için tek gerçek eğitim, eğitim ve eğitimdir.

Bu olmadan onların nerelere sürüklendiğini, akıl almaz olayların içine nasıl düştüklerini izlenebilen kalitedeki TV programında görüyor ve gazetelerde okuyoruz.