Bu sözcüğün anlamı, ''Başkasının Kötülüğünü İsteyenler'' demektir.

Derin anlamını ve kötülüğü gerçekleştiren insanları ise ilk kez Mustafa Kemal Atatürk'ün nutkundan öğrenmiştik.

İçimizdeki yerli bedhahlar yanı sıra emperyalistlerin, dış güçlerin yönlendirdikleri de var bunlar arasında.

Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana iç ve dış bedhahlar hep görevde olmuşlar, hiç boş durmamışlar.

Bu hainlerin yaptıklarına birkaç örnek vermek gerekirse, ülkemiz ve ulusumuz için çok büyük bir buluş ve uygulama olan 'Köy Enstitülerini' bu ve dış bedhahlar kapattırdılar.

1960'lı yıllarda ülkemizde tereyağının zararlı olduğu hakkında kampanyayı yine bedhahlar başlattı ve halkımız sağlık

açısından zararlı olan margarinlerle tanıştı.

Atatürk'ün açtığı Sümerbank Basma Fabrikaları yumuşacık rengarenk sağlıklı ürünleriyle kadınların, biz çocukların giyimini oluşturmuştu yıllarca.

Yine iç ve dış destekli bedhahlarımızın vicdansız gayretleriyle bu güzelim kuruluşlar bir parti iktidarında teker teker kapatıldı.

Onların kötülüklerinin ve kinlerin her zaman hedefi cumhuriyetimiz ve onun kazanımlarıydı.

Konu içeriğinde o denli çok örnekler sayılabilir ki.

Şimdi de iç ve dış bedhahlar kalkmışlar cumhuriyetimizle, laiklikle, Atatürk'ün kurduğu partiyle uğraşıyorlar.

Ayarladıkları bedhahlarla bunu gerçekleştirmenin çabası içindeler.

Sözcük anlamı kötü insanlar olan bunlara halkımızın, ulusun bir şekilde artık dur demesi zamanı gelmiştir.

Ve de diyeceklerdir...