Cumhurbaşkanı üzerinde 6’lı masa vesayeti mi?

6’lı masada 6 parti liderinden biri aday olursa 5 liderin, liderlerin dışında birinin aday olması durumunda 6 liderin cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanması mı söz konusu olacaktır? Aksi takdirde sorumsuz liderlerin güç sahibi olmasıyla karşı karşıya kalacağız.

POLİTİKA 11.01.2023, 08:29 Üzeyir Sever
Cumhurbaşkanı üzerinde 6’lı masa vesayeti mi?

6’lı masanın ortaklarından Gelecek Partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu, geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanı adayı kim olursa olsun, süreçler ile ilgili genel başkanların imza yetkisinin olacağını söyledi. Türkiye’nin yakın tarihinde vesayetlerin önemli bir yeri olması nedeniyle Davutoğlu’nun sözleri de vesayet tartışmasını kaçınılmaz olarak beraberinde getirdi. Gerçekten de askeri vesayetten sivil vesayete kadar başka pek çok faktörün de etkisiyle Türkiye zayıf, kırılgan ve sığ bir demokrasiye sahip. Türkiye’de güçlü bir demokrasi inşa etmek adına yola çıkan 6’lı masanın güçlendirilmiş parlamenter demokrasi sürecinde cumhurbaşkanı üzerinde bir vesayet mi oluşturmak istemektedir? 6’lı masadaki oyları % 1 ile % 25 bandındaki partilerin liderlerinin eşit olarak cumhurbaşkanının kararlarını denetleyecek, kendilerinden bağımsız karar almasını engelleyecek bir güce sahip olmaları mümkün müdür? Bu demokratik midir? Oybirliği olmazsa kararlar nasıl alınacaktır? Bu, sistemde ve geçiş sürecinde tıkanmayı ve çatışmayı beraberinde getirmez mi? Söz konusu ifadeler geçmişin sorunlu koalisyon hükümetlerini ve vesayet tartışmalarını çağrıştırmaktadır.

Olası sorunlara değinmeden önce yakın tarihimizdeki ilk vesayet tartışmasına değinelim. 1908’de İttihatçılar II. Abdülhamit’in mutlak monarşisini devirip meşruti monarşiye geçilmesini sağladılar. II. Meşrutiyet ile birlikte parlamenter demokrasi süreci başladı. II. Abdülhamit’in yerine gelen Sultan Reşat, son derece sembolik bir padişahtı. Seçimle gelen bir Meclis vardı: Meclisi Mebusan. Bir de atamayla gelen senato karşılığında Ayan Meclisi vardı. Bunların ikisine birlikte Meclisi Umumi deniyordu. Gücün yasama organı mecliste ve yürütme organı olan hükümette olması beklenirdi. Ancak yönetimi elinde tutan İttihat ve Terakki’nin Merkezi Umumi’si oldu. Dağdan gelip silahla meşruti yönetimi kabul ettiren İttihatçılar, iktidarı doğrudan ele almadılar ilk başta. Ama iktidar üzerinde bir vesayet oluşturdular. İttihat ve Terakki Cemiyeti, kendisini Cemiyet-i Mukaddese (Kutsal Cemiyet) olarak tanımlamaktaydı. Cemiyet-i Mukaddese’nin Merkezi Umumi üyeleri bile gizli idi. Bu yapı hiçbir sorumluluk sahibi olmamakla beraber bütün gücü elinden tutan sorumsuz bir organdı. Hatta Birinci Dünya Savaşı’na girilirken bile Meclis kararı alınmamış, muhtemelen az sayıda Merkezi Umumi üyesinin bilgisi dahilinde savaşa oldu bitti şeklinde girilmişti.

1930’ların ortasında CHP Genel Sekreteri Recep Peker, yeni bir parti tüzük taslağı hazırlayarak İnönü aracılığı ile Atatürk’e sunduğunda parti yönetimine sorumsuz yetkiler verilmesine Atatürk şiddetle karşı çıkmıştı. Bu yetki, O’na İttihat ve Terakki’nin “merkezi umumi”sini çağrıştırmıştı. Bu konuda Hasan Rıza Soyak’a şunları söylemişti:

“… bilir misin ki İttihat ve Terakki’nin başarısızlığa uğramasının en mühim sebeplerinden biri idareyi mesullerden ziyade, gayri mesullerin eline bırakmış olmasıdır. Bu yüzden memleketin her bakımdan ne kadar büyük, ne kadar ağır ziyanlara uğradığını biliyoruz”.

Nitekim, 1936’da valilileri CHP il başkanı yaptığında parti devlete değil, devlet partiye egemen olmuştu. 1939’a kadar kısa bir süre devam eden bu uygulama ile devletin partinin tekeline geçmesi tehlikesi böylece geçiştirilmişti. Dolayısıyla Avrupa’daki totaliter partilerin uygulamalarından ve İttihat ve Terakki deneyiminden uzak duruldu ve hatta engellendi. Sorumluluk sahibi olmayanların kullandıkları yetkilerin yol açabileceği sorunlar (bir oldubittiyle Birinci Dünya Savaşı’na girmek gibi) şüphesiz günümüz Türkiye’si için de dersler taşımaktadır.

Sonuç olarak 6’lı masada 6 parti liderinden biri aday olursa 5 liderin, liderlerin dışında birinin aday olması durumunda 6 liderin cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanması mı söz konusu olacaktır? Aksi takdirde sorumsuz liderlerin güç sahibi olmasıyla karşı karşıya kalacağız. Üstelik liderlerin partilerinin aldıkları oy oranları farklı olacaktır. % 1 oyu olan partinin liderinin sistemi kilitleyici bir güce sahip olması sağlıklı olmayacaktır. Şüphesiz cumhurbaşkanı neredeyse mutlak monark gücüne sahip olacağı için liderler, seçilecek kişiyi etkilemek isteyeceklerdir. Elde edilen güç de kademeli olarak parlamento ve hükümete devredilecektir. Süreç içerisinde aksaklık çıkmaması uzlaşmaya bağlıdır. 3-5 yıllık bir süreç içerisinde güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilebildiği takdirde liderlerin cumhurbaşkanı üzerindeki etkisi sona erecektir. Liderler herhalde birer koalisyon ortağına dönecektir. Yoksa herhalde ortaya yeni bir İttihat ve Terakki’nin Merkezi Umumi’si çıkmayacaktır. Ancak hem seçim sürecinin hem de sonrasının zorlu ve uzun ince bir yol olduğunu hatırlatmak isterim.

Yorumlar (0)
banner13
banner14
banner15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 22 54
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 22 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 22 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Hatayspor 21 23
15. Ankaragücü 21 22
16. Kasımpaşa 22 22
17. Giresunspor 21 21
18. İstanbulspor 22 21
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 22 42
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Pendikspor 22 37
5. Rizespor 21 37
6. Keçiörengücü 22 37
7. Sakaryaspor 22 37
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Manisa FK 21 30
11. Göztepe 22 30
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Gençlerbirliği 22 16
18. Denizlispor 22 16
19. Yeni Malatyaspor 22 17
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 21 45
3. M. United 21 42
4. Newcastle 21 40
5. Tottenham 22 39
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Nottingham Forest 21 24
14. Leicester City 21 21
15. Wolves 21 20
16. West Ham United 21 19
17. Leeds United 20 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 20 53
2. Real Madrid 20 45
3. Real Sociedad 20 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Villarreal 20 31
6. Real Betis 20 31
7. Athletic Bilbao 20 29
8. Rayo Vallecano 19 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 20 28
11. Girona 20 24
12. Celta Vigo 20 23
13. Real Valladolid 20 23
14. Almeria 19 22
15. Espanyol 20 21
16. Sevilla 20 21
17. Valencia 20 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9