Eski bir sporcu; ve bu günün ninesi olarak, VOLEYBOLCU KIZLARIMIZIN, Avrupa Şampiyonluğunu, gönülden kutluyorum.

Dileğimiz o ki; ülkemizde, tıpkı eskiden olduğu gibi; sporcu kızlarımızın bacaklarına değil, akıllarına, yüreklerine bakabilmeyi öğrenen, onların azim ve başarılarıyla gurur duyabilen insanlar yetişir.

…..

70 li yıllarda ciddi bir basketbol oyuncusuydum.

Şimdikiler bilmez, o tarihte DEV KIZ adı ile tanınan, Ankaralı, 2.05 boyu ile tüm Türkiye’nin tanıdığı, benim can arkadaşım basketbolcu Gül ( Gülserin) vardı. Aynı takımdaydık.

Onunla hiçbir takım boy ölçüşemediğinden, her yıl şampiyon olurduk. Nice Avrupa Şampiyon Klüpler Turnuvasına katıldık.

Türkiye Klüplerarası Şampiyonası ise çoğunlukla İzmir’de olurdu.
İzmir hem en modern, hem halkı en meraklı, hem de iyi tesisleri olan bir ildi.

Basketbol yeni yeni gelişiyordu.
O yıllarda kız basketbolunun hiç bir uluslarası iddiası yoktu.

Federasyon, kız basketboluna önem vermediğinden, Avrupa Şampiyon Klüpler Turnuvalarına, sınırımıza yakın ülkelere maça gider, gelenleri de Ankara, istanbul ve İzmir’de ağırlardık.

Hepsi profesyonel olmuş, dalyan gibi, 1.80 lik Macar, Bulgar, Yugoslav kızlar arasında, biz 1.65m lik çömez amatörler, çılgınca mücadele verir ama her defasında maçları yenilgi ile kapatırdık.
Ama…Hiç vazgeçmedik.

İzmir spora çok düşkündü. Basın Türkiye şampiyonası tarihlerinde sayfa sayfa haber yapar, salon ağzına kadar dolardı.

Kadın sporunun tanınmasında ve yaygınlaşmasında, İzmir’in rolü çok büyüktür.

70 li yıllarda, Yozgat gibi, Ödemiş gibi, Antalya gibi illerde bile maçlara mayo kesiminde şortlarla çıkmış, sporu sevdirmek gibi bir misyon yüklenmiş kişilerdik.
Kız sporunun bu günlere gelmesindeki ilk harcı koyan yüreklilerdik.

Kızlarımızın başarısına herkesten çok sevinmemiz bu sebeptendir.