Biz 68 kuşağı olarak kendimizi de çemberin dışında tutamayız:

Bizler, okul disiplinimizi, hep överek örnek gösterirdik ama, yanlış öğretmen davranışları nedeniyle yüzlerce, binlerce, gönlü kırılanlarımız, istikbali sönenlerimiz oldu.

Dayak bizde olmazsa olmazdı! İnanması zor ama, birçok öğrenci, eğitimi sırasında şiddet gördü, öğretmen tarafından darp edildi, hatta hastanelik oldu.

Bu kuşağın en az % 50 si okulda dayak yemiş; diğer % 50 si de tanık olmuş, duymuş, bilmiştir.

Benim canım gibi sevdiğim ve çok şey borçlu olduğum ilkokul öğretmenim, bile, minicik kafaları, iki eliyle kavrar, tahtaya vurur, suratlarını tokatlar, gariban arkadaşlarımın ağzı burnu birbirine karışana kadar hırpalardı. Yıllarca…

Orta okulda, elinden cetvel eksik olmayan hocalar gördük. Sirkteki hayvan terbiyecileri gibi, özel yaptırdığı sopalarla etrafta gezenler vardı! Bizi ne yerine koyarlar? Nasıl bir duygu yaratırlar, söylemeye gerek var mı?
Lisede ise, gürültü yapan, koridorda koşan, kravatsız olan, saç tıraşı uzayan her garip nasibini alırdı. Bu arada, öğrenci biraz diklenince, tekme, tokat, sille, yumruk girişen öğretmeni de, bu gözler gördü!

Bu… Nasıl bir öğretmen korkusuysa, kimse de gidip ailesine söyleyemezdi. Aksi taktirde, ’’ Sen öğretmenini mi şikayet ediyorsun?’’ diye bir temiz de evde dayak yenirdi.

O yıllarda, ’’Eti senin, kemiği benim!’’ diye okula teslim edilen biz canlar sebebiyle, her agresif davranışını kendinde hak gören, canın istediği gibi öğrenci döven, hırpalayan yüksek egolu öğretmenler yaratıldı.

Kısacası, her öğretmen kutsal ve eli öpülesi değildi!

Şimdi… Bu dayaklarla büyüyen o nesil, yani bizler; evlendik çoluk çocuğa karıştık.
Bizler, şahit olduklarımızı çocuklarımıza yaşatmamak için, çok dikkatli birer takipçi olduk. Birçok okulda dayak aynı hızda devam etmekteydi. Kimimiz, öğretmene güvenemediği ve sırf, olası dayaktan çekindiği için, çocuğunu özel okullara verdi.
İstemeden de olsa, endişelerimizi çocuklarımıza yansıttık.

Sonuçta, bizim yetiştirdiğimiz bu çocuklar, bu öğretmen takipçisi olan, sorgulayan, hesap soran, dayağı zinhar kabul etmeyen, ebeveynler oldular.

Onların çocukları, işte o bokunda boncuk olan nesidir!

Bizden sebeptir.

Kızamıyorum.