12 Eylül 1980 ihtilalinde, Ata'mızın kurduğu TDK'yi önce kapattılar. Sonra kendi uzmanlarını kurumun başına getirip dil bilgisi kurallarında değişiklikler yaptılar.

İşler karıştı.

Ortaya iki adet sözlük çıktı: 12 Eylül öncesi TDK sözlüğü ve sonrası TDK sözlüğü... Kelimelerin bazılarının anlamlarını da yazılışlarını da değiştirdiler.

Evren, “Ben yeni nesli anlamıyorum.” deyince 'devrim' sözcüğünü devlet yazışmalarından kaldırıp yerine 'inkılap' koydular. Daha birçok değişiklik oldu.

Biz iki arada bir derede kalmışız.

Sonradan TDK'nin yanı sıra bir de Dil Derneği (DD) kurulunca ortalık iyice arap saçına dönmüş oldu. Çok hata yapmamız bu yüzdendir.

Halen de birçok kelimenin yazılışı TDK tarafından değiştirilmekte olduğundan; koskoca TDK'nin kendisi böyle değişken bilgi verince bizim şaşırmamız da çok normal.

Şimdi derdimiz sadece çok bilindik hataları yapmamaktır. Herkez (Herkes), Eylence (Eğlence),
Yiğen (Yeğen) vs gibi. De, Da ve Ki eklerini ayırmak gibi…

Türkçe'yi günlük çok az kelime ile konuşuyoruz. Düzgün konuşanların sayısı gittikçe azalıyor.

Doğru yazan ve konuşan parmakla gösteriliyor.

Dilimiz, millet oluşumuzun en önemli şartı.