Amerika’da her 1 kasımda Halloween dedikleri Cadılar Bayramı kutlanır.
O gün, çoluk çocuk bir taraftan ölümüne korkar, korkutulur; bir taraftan da çaldığı her kapıda, şeker çikolataya boğulur.
Büyük küçük, tuhaf kostümler giyer, milletçe eğlenirler.
Bizim eski bayramlarda olan, şimdi maalesef kaybolan, kapı kapı gezen bayram çocuklarının bayram şekeri neşesi benzeridir.
Bunlar zengin millet olduğu için, şekeri çuvallarla, torbalarla ikram ederler, ya da evlerinin kapısına bırakır, çocuklar da istedikleri kadar alırlar.
Şayet kapı önlerinde, o gün için özel olarak kurgulanmış korkutucu bir atraksiyon varsa, birçoğunda bulunan kamera kayıt cihazı, korkutulan çocukları kaydeder. Sonradan izleyip eğlenirler.
Tüm Amerika’nın izlediği, beğendiği, benim de gördüğüm en yürek delici kayıt şöyleydi:
10 yaşlarında bir çocuk, bir evin kapısına yanaşıyor. Kapı önünde büyük yayvan bir torba içinde 2 parça çikolata bar görünce arkadaşına gülerek sesleniyor:
Heyy! Burada sadece iki tane kalmış! Ben bari bir tanesini alayım, diğeri başkasına kalsın!
Ve…Arkasını dönüp gidiyor.
Biraz sonra kayıtta, çocuğun tekrar kapıya geldiğini görüyoruz. Kendi torbasında, topladığı binbir çeşit şekerlemelerden, güzelim çikolatalardan avuçlayıp, kapı önüne bırakıyor. Gelen diğerleri eli boş dönmesin diye.
Kamera kaydı nette paylaşılmış. Altında yüzlerce yorum. Bazıları da, küçüğü, “ Yılın yurttaşı” olmaya aday göstermiş.
Böyle bir evlat yetiştirmek için neyi, nasıl yaptılar acaba?
Medeniyet sadece teknoloji seviyesi değil; ahlaki değerlerin yüksekliği demek.
Üstelik namaz da kılmaz bunlar. Gavurlar ve cehennemlikler!